Gül yağı, binlerce kilogram taze Rosa damascena çiçeğinin dikkatle işlenmesiyle elde edilen çok değerli bir uçucu yağdır. Üretim; güllerin sabah erken saatlerde toplanmasıyla başlar, su ve buharla gerçekleştirilen distilasyonla devam eder. Distilasyon sırasında gülün uçucu bileşenleri buharla taşınır, soğutularak yeniden sıvıya dönüştürülür ve Florentin kabında toplanır.
Ancak süreç burada sona ermez. İlk distilasyonda elde edilen birinci yağın ardından, aromatik bileşenler içermeye devam eden yağ altı suyu yeniden distile edilir. Böylece ikinci yağ elde edilir. İki yağın belirlenen oranlarda harmanlanması, süzülmesi, dinlendirilmesi ve analiz edilmesiyle ticari gül yağı hazırlanır.
Bu yazıda geleneksel imbik sisteminden modern fabrika üretimine kadar gül yağının yolculuğunu adım adım inceleyeceğiz.
Gül Akademisi Notu
Bu yazıda anlatılan yöntemin temel amacı, uçucu gül yağını ayrı bir ürün olarak elde etmektir. Yağı ayrılmadan üretilen gül distilatı farklı bir üretim hedefi ve farklı bir distilasyon yaklaşımıdır.
Gül yağı üretiminde neden Rosa damascena kullanılır?
Dünyada güzel kokulu birçok gül türü bulunur. Ancak uçucu yağ üretiminde en fazla değerlendirilen türlerden biri Rosa damascena Mill., yani yağ gülü veya Isparta gülüdür.
Rosa damascena’nın tercih edilmesinin başlıca nedenleri şunlardır:
- Çiçeklerinde çok sayıda uçucu ve yarı uçucu aromatik bileşen bulunması
- Sitronellol, geraniol ve nerol gibi gül kokusuyla ilişkilendirilen bileşenleri taşıması
- Parfüm ve kozmetik sektöründe tanınan karakteristik bir koku profiline sahip olması
- Isparta ve Göller Yöresi’nin iklim ve toprak koşullarına uyum sağlaması
- Yüzyılı aşkın süredir bölgede yetiştirilmesi ve işlenmesi
Gül yağının kokusu tek bir maddeden oluşmaz. Yağın içinde farklı oranlarda bulunan çok sayıda bileşen birlikte çalışarak karmaşık koku profilini meydana getirir.
Güller neden sabah erken saatlerde toplanır?
Gül yağı üretimi fabrikada değil, gül bahçesinde başlar. Çiçeklerin toplandığı saat, bekletilme süresi ve fabrikaya ulaşma biçimi yağın verimini ve kimyasal bileşimini etkileyebilir.
Rosa damascena çiçekleri genellikle sabahın erken saatlerinde, hava henüz serinken toplanır. Sıcaklık yükseldikçe çiçekteki bazı uçucu bileşenlerin kaybı artabilir. Toplanan güllerin sıkıştırılmadan, havalanabilecek şekilde taşınması ve mümkün olduğunca kısa sürede distilasyona alınması önemlidir.
Uzun süre bekletilen veya uygun olmayan koşullarda yığılan güllerde:
- Isınma başlayabilir.
- Fermantasyon görülebilir.
- Çiçeğin kokusu değişebilir.
- Bazı uçucu bileşenler kaybolabilir.
- Gül yağının kimyasal profili etkilenebilir.
Hasat saatinin önemini daha ayrıntılı öğrenmek için “Gül Çiçekleri Neden Gün Doğmadan Toplanır?” ve “Gül Hasadı Nasıl Yapılır?” başlıklı Gül Akademisi yazılarına bağlantı verilebilir.
Biliyor musunuz?
Gül çiçekleri distilasyondan önce uzun süre bekletilirse yalnızca yağ verimi değil, elde edilen yağın bileşen dengesi de değişebilir.
Distilasyon nedir?
Distilasyon, bir karışımın uçucu bileşenlerini buharlaştırma ve oluşan buharı yeniden soğutarak sıvıya dönüştürme işlemidir.
Gül yağı üretiminde temel olarak şu olay gerçekleşir:
- Gül çiçekleri suyla birlikte ısıtılır veya sıcak buharla temas ettirilir.
- Isı, çiçekteki uçucu bileşenlerin serbest kalmasına yardımcı olur.
- Oluşan su buharı, uçucu aromatik bileşenleri beraberinde taşır.
- Buhar karışımı soğutucuya ulaşır.
- Soğuyan buhar yeniden sıvı hâle gelir.
- Elde edilen distilat, Florentin kabına aktarılır.
- Ayrılabilen uçucu yağ fazı toplanır.
Burada su buharının önemli bir görevi vardır. Uçucu bileşenlerin doğrudan çok yüksek sıcaklıklara maruz bırakılmadan taşınmasına yardımcı olur.
Gül yağı üretimi adım adım nasıl yapılır?
1. Çiçeklerin kabulü ve kontrolü
Fabrikaya getirilen güller tartılır ve genel kalite açısından kontrol edilir. Çiçeklerin çok fazla beklememiş, yabancı maddeyle karışmamış ve aşırı ısınmamış olması istenir.
Çiçekler mümkün olduğunca aynı gün işlenir. Üretim hemen yapılamayacaksa bekletme koşullarının dikkatle yönetilmesi gerekir.
Bu aşamaya “Gül Çiçekleri Nasıl Saklanır?” başlıklı yazıdan iç bağlantı verilebilir.
2. Distilasyon kazanının doldurulması
Geleneksel su distilasyonunda gül çiçekleri belirli miktarda suyla birlikte kazana yerleştirilir. Kullanılan çiçek ve su oranı; kazanın hacmine, tesisin teknolojisine ve üreticinin uyguladığı yönteme göre değişebilir.
Kazan aşırı doldurulmamalıdır. Su ve buharın çiçekler arasında dengeli hareket edebilmesi gerekir.
3. Kazanın ısıtılması
Geleneksel imbiklerde ısı doğrudan ocağın altından sağlanabilir. Fabrika sistemlerinde ise ayrı bir buhar kazanında üretilen buhar, distilasyon kazanının içindeki veya altındaki borulardan geçirilerek karışımı ısıtabilir.
Su ısındıkça buhar oluşur. Buhar, gül yapraklarıyla temas eder ve uçucu bileşenlerin sistem içinde taşınmasına yardımcı olur.
4. Uçucu bileşenlerin buharla taşınması
Gül çiçeğinden ayrılan uçucu bileşenler su buharıyla birlikte kazanın üst bölümüne yükselir. Ardından bağlantı borusundan soğutucu sisteme doğru ilerler.
Bu aşamada:
- Isıtmanın hızı
- Buharın düzenli verilmesi
- İşlem süresi
- Kazandaki basınç
- Çiçek-su oranı
gibi değişkenler ürünün verimini ve bileşim profilini etkileyebilir.
5. Buharın soğutulması
Gülün uçucu bileşenlerini taşıyan sıcak buhar, kondenser adı verilen soğutucu bölüme girer. Kondenserde dolaşan soğuk su, sıcak buharın ısısını düşürür.
Buhar soğuduğunda yeniden sıvıya dönüşür. Bu sıvıya distilat denir. Distilat, büyük ölçüde su içerir; bunun yanında çözünmüş ve ayrılabilir durumda bulunan aromatik bileşenleri de taşır.
6. Distilatın Florentin kabına aktarılması
Soğutucudan çıkan distilat, Florentin kabı adı verilen ayırma düzeneğine gönderilir. Bu kabın görevi, birbirine tamamen karışmayan su ve uçucu yağ fazlarının ayrılmasına yardımcı olmaktır.
Ancak “gül yağı her zaman doğrudan suyun üzerinde toplanır” şeklindeki açıklama fazla basittir. Fazların davranışını şu faktörler etkileyebilir:
- Uçucu yağın yoğunluğu
- Distilatın sıcaklığı
- Yağ bileşenlerinin suda çözünürlüğü
- Damlacıkların büyüklüğü
- Emülsiyon oluşumu
- Florentin kabının tasarımı
- Sistemdeki akış hızı
Gül yağının bazı bileşenleri ayrı bir yağ fazında toplanırken, özellikle suya daha fazla ilgi gösteren bileşenlerin bir bölümü distilasyon suyunda kalabilir. Bu nedenle yağ altı suyu tamamen kokusuz veya uçucu bileşenlerden arınmış değildir.
Florentin kabı nedir?
Florentin kabı, distilasyonla birlikte gelen sıvı içindeki ayrılabilir uçucu yağ fazını sudan ayırmak için kullanılan özel bir kaptır.
Düzenek genel olarak şu işleri yapar:
- Distilatın daha sakin bir ortamda beklemesini sağlar.
- Yağ damlacıklarının birleşmesine yardımcı olur.
- Yağ ve su fazlarının yoğunluk farkına göre ayrılmasını kolaylaştırır.
- Ayrılan yağın kontrollü biçimde toplanmasını sağlar.
- Altta veya ayrı çıkışta kalan aromatik suyun başka bir tanka aktarılmasına olanak verir.
Florentin kabının yapısı her uçucu yağ için aynı olmayabilir. Çünkü farklı bitkilerden elde edilen uçucu yağların yoğunluğu ve su içindeki davranışı değişebilir.
Kısaca Bilgi
Florentin kabı gül yağını oluşturmaz. Distilasyon sırasında taşınmış olan ve sudan ayrılabilen uçucu yağ fazının toplanmasını kolaylaştırır.
Birinci yağ nedir?
Gül çiçeklerinin suyla birlikte gerçekleştirilen ilk distilasyonundan sonra Florentin kabında toplanan uçucu yağ, üretim literatüründe genellikle:
- Birinci yağ
- Birinci distilasyon yağı
- Çiçek yağı
olarak adlandırılır.
Birinci yağ doğrudan gül çiçeklerinin bulunduğu ilk distilasyon kazanından gelir. Bazı araştırmalarda bu yağın uzun zincirli hidrokarbonlar bakımından ikinci yağa göre daha yüksek oranlara sahip olabildiği gösterilmiştir.
Birinci yağın rengi, görünümü ve kimyasal bileşimi; kullanılan çiçeğe, hasat zamanına, bekletme koşullarına ve distilasyon parametrelerine göre değişebilir.
İkinci yağ nedir?
Birinci yağ Florentin kabında ayrıldıktan sonra geriye kalan aromatik suya yağ altı suyu denir. Bu suyun içinde hâlâ çözünmüş veya çok küçük damlacıklar hâlinde bulunan uçucu bileşenler olabilir.
Yağ altı suyu ayrı bir kazana alınarak yeniden distile edildiğinde ikinci bir uçucu yağ fraksiyonu elde edilebilir. Bu fraksiyon genellikle:
- İkinci yağ
- İkinci distilasyon yağı
- Su yağı
olarak adlandırılır.
Bu yeniden distilasyon kazanına bazı işletmelerde kohobasyon kazanı veya Veronika kazanı denir.
Kohobasyonun temel amacı, ilk ayırma işleminden sonra suda kalan uçucu bileşenlerin bir bölümünü geri kazanmaktır. İkinci yağ, yalnızca birinci yağın tekrarı değildir. Çünkü suda çözünme eğilimi daha yüksek olan bazı aromatik bileşenler ikinci distilasyon fraksiyonunda farklı oranlarda bulunabilir.
Gül Akademisi Notu
“İkinci yağ” üretimden arta kalan düşük değerli bir yağ anlamına gelmez. Birinci ve ikinci yağın kimyasal bileşimleri farklıdır ve ticari gül yağının dengeli profilinin oluşturulmasında ikisinin de rolü olabilir.
Birinci yağ ile ikinci yağ arasındaki farklar
| Özellik | Birinci yağ | İkinci yağ |
|---|---|---|
| Elde edildiği aşama | Gül çiçeklerinin ilk distilasyonu | Yağ altı suyunun yeniden distilasyonu |
| Diğer adı | Çiçek yağı | Su yağı |
| Kaynağı | Gül, su ve buharın bulunduğu ilk kazan | İlk distilasyondan kalan aromatik su |
| Üretim kabı | Çiçek distilasyon kazanı | Kohobasyon veya Veronika kazanı |
| Bileşim eğilimi | Bazı uzun zincirli hidrokarbonları daha yüksek oranda taşıyabilir | Suyla ilişkili monoterpen alkoller bakımından farklı bir profil gösterebilir |
| Kullanımı | Belirli oranlarda ikinci yağla harmanlanabilir | Belirli oranlarda birinci yağla harmanlanabilir |
Bu farklılıklar değişmez bir reçete değildir. Çiçeğin durumu, ekipman ve üretim koşulları sonuçları değiştirebilir.
Birinci ve ikinci yağ neden birleştirilir?
Birinci ve ikinci distilasyon yağları farklı kimyasal profillere sahip olabilir. Bu nedenle üreticiler, hedeflenen koku ve kalite özelliklerine göre iki fraksiyonu belirli oranlarda karıştırabilir.
Bu işleme harmanlama veya paçal yapma denir.
Baydar ve Göktürk Baydar’ın incelediği fabrika uygulamasında birinci ve ikinci yağların genel olarak yüzde 25 birinci yağ ve yüzde 75 ikinci yağ oranında paçal edilebildiği belirtilmiştir. Ancak bu oranı bütün üreticiler ve bütün üretim partileri için geçerli, değişmez bir formül olarak görmek doğru değildir.
Uygun harman oranı şu etkenlere göre değişebilir:
- Her iki yağın GC/MS analiz sonucu
- Yağın kokusal değerlendirmesi
- Uzun zincirli hidrokarbon oranı
- Monoterpen alkol dengesi
- İstenen kalite standardı
- Müşteri veya sektör şartnamesi
Geleneksel imbikte gül yağı nasıl üretilir?
İmbik, distilasyon yapmak için kullanılan geleneksel bir düzenektir. Bakırdan veya distilasyona uygun başka malzemelerden yapılabilir.
Temel bir imbik sistemi şu parçalardan oluşur:
- Gül ve suyun konduğu kazan
- Kazanın kapağı
- Buharı taşıyan bağlantı borusu
- Soğutucu bölüm
- Distilatın toplandığı kap
- Yağ ve suyun ayrılmasını sağlayan düzenek
Geleneksel üretimde kazan alttan ısıtılır. Oluşan buhar gülün uçucu bileşenlerini taşır, borudan soğutucuya ulaşır ve yeniden sıvıya dönüşür.
İmbik üretimi küçük ölçekli ve tarihsel açıdan değerli bir yöntemdir. Bununla birlikte ateşin gücünün, soğutmanın ve akışın üretim boyunca dengeli tutulması deneyim gerektirir.
Fabrika sistemi nasıl çalışır?
Fabrika tipi üretim, geleneksel distilasyonun temel prensibini daha büyük ve kontrol edilebilir sistemlerle uygular.
Bir fabrika sistemi genel olarak şu bölümlerden oluşabilir:
- Büyük hacimli distilasyon kazanları
- Buhar üretim kazanı
- Buhar boruları ve kontrol vanaları
- Basınç ve sıcaklık göstergeleri
- Kondenser
- Distilat toplama tankı
- Florentin kabı
- Kohobasyon kazanı
- Yağ toplama ve dinlendirme kapları
- Laboratuvar ve kalite kontrol bölümü
Baydar ve Göktürk Baydar’ın araştırmasında incelenen Başmakçı Gül Kooperatifi uygulamasında 3 ton hacimli bakır kazanlara 500 kilogram çiçek ile 1,5 ton su konulduğu; distilasyonun yaklaşık 1,5 saat ve 1,5 bar buhar basıncıyla yürütüldüğü bildirilmiştir. Bunlar belirli bir tesise ve araştırmaya ait örnek değerlerdir; her fabrika aynı miktar ve parametreleri kullanmaz. Araştırmayı inceleyin.
Geleneksel imbik ve fabrika sisteminin karşılaştırılması
| Özellik | Geleneksel imbik | Fabrika sistemi |
|---|---|---|
| Üretim ölçeği | Genellikle küçük | Orta veya büyük |
| Isıtma | Çoğunlukla alttan ve doğrudan | Kontrollü buhar sistemi kullanılabilir |
| Kapasite | Sınırlı | Daha yüksek |
| Sıcaklık ve basınç kontrolü | Ustanın deneyimine daha bağımlı | Ölçüm ve kontrol cihazlarıyla izlenebilir |
| Parti standardizasyonu | Daha değişken olabilir | Daha kontrollü yürütülebilir |
| Soğutma sistemi | Basit düzenekler kullanılabilir | Endüstriyel kondenserler kullanılır |
| İkinci yağ üretimi | Düzeneğe göre değişebilir | Ayrı kohobasyon kazanında yapılabilir |
| Temel prensip | Su/buhar distilasyonu | Su/buhar distilasyonu |
Fabrika sistemi geleneksel yöntemin temel prensibini değiştirmez; sürecin kapasitesini ve kontrol edilebilirliğini artırır.
Distilasyon süresi, ısı ve basınç neden önemlidir?
Gül yağı üretiminde “daha fazla ısı veya daha uzun süre her zaman daha fazla ve daha iyi yağ verir” düşüncesi doğru değildir.
Isı çok hızlı yükselirse
- Kazandaki hareket aşırı artabilir.
- Köpürme veya düzensiz akış oluşabilir.
- Bitki parçaları sisteme taşınabilir.
- Distilatın berraklığı ve ayırma işlemi etkilenebilir.
Distilasyon çok kısa sürerse
- Uçucu bileşenlerin bir bölümü yeterince geri kazanılamayabilir.
- Yağ verimi düşük kalabilir.
- Elde edilen fraksiyonun bileşim dengesi değişebilir.
Distilasyon gereğinden uzun sürerse
- Enerji ve su tüketimi artabilir.
- Daha ağır ve geç taşınan bileşenlerin oranı değişebilir.
- Yağın koku ve kimyasal profili etkilenebilir.
Bu nedenle süre, ısı, buhar akışı ve basınç birlikte yönetilmelidir. Doğru değerler kazanın büyüklüğüne, gül-su oranına ve kullanılan teknolojiye göre belirlenir.
Ne kadar gülden ne kadar yağ elde edilir?
Rosa damascena çiçeklerindeki uçucu yağ oranı oldukça düşüktür. Baydar ve Göktürk Baydar’ın aktardığı üretim değerlerinde yaklaşık 3–3,5 ton taze gül çiçeğinden 1 kilogram gül yağı elde edilebildiği belirtilmiştir.
Ancak bu oran sabit değildir. Verim şu etkenlere göre değişebilir:
- Yetiştirme bölgesi
- Yılın iklim koşulları
- Bahçenin rakımı
- Hasat tarihi
- Çiçeğin toplandığı saat
- Çiçeğin distilasyona kadar bekleme süresi
- Çiçeğin fermantasyon durumu
- Kazandaki gül ve su oranı
- Distilasyon süresi
- Buhar ve soğutma koşulları
- Florentin kabının ayırma verimi
- Kohobasyon uygulaması
Biliyor musunuz?
Bir kilogram gül yağı için milyonlarca gül yaprağının işlenmesi gerekebilir. Gül yağının değerli olmasının başlıca nedenlerinden biri, çiçekteki uçucu yağ oranının çok düşük olmasıdır.
Üretilen gül yağı nasıl hazırlanır ve kontrol edilir?
1. Harmanlama
Birinci ve ikinci yağ, yapılan analizlere ve hedeflenen ürün özelliklerine göre belirlenen oranlarda birleştirilebilir.
2. Süzme
Yağın içinde bulunabilecek çok küçük su damlacıkları veya istenmeyen fiziksel parçacıklar uygun yöntemlerle uzaklaştırılır.
3. Dinlendirme
Yeni üretilen yağ, bileşiminin ve kokusunun dengelenmesi için uygun kaplarda belirli bir süre dinlendirilebilir. Tarihsel kaynaklarda güneşte dinlendirme uygulamalarından söz edilse de modern üretimde ışık, oksijen ve sıcaklığın oksidasyon üzerindeki etkileri dikkate alınmalıdır.
4. Saklama
Gül yağı genellikle:
- Işıktan korunmuş,
- Sıcaklığı kontrol edilen,
- Ağzı sıkıca kapatılmış,
- Yağla uyumlu ve temiz kaplarda
saklanır. Kabın içinde gereksiz hava boşluğunun azaltılması oksijenle teması sınırlandırmaya yardımcı olabilir.
5. Kalite kontrolü
Gül yağında yalnızca koku değerlendirmesi yapılmaz. Ürünün kimyasal ve fiziksel özellikleri de incelenebilir.
Başlıca kontroller şunlardır:
- GC/MS ile kimyasal bileşim
- Yoğunluk
- Kırılma indisi
- Optik çevirme
- Donma veya kristalleşme davranışı
- Renk ve görünüm
- Koku değerlendirmesi
- Kalıntı ve saflık kontrolleri
- İlgili standartlara uygunluk
Gül yağının karakteristik bileşimi; sitronellol, geraniol, nerol, linalool, uzun zincirli hidrokarbonlar ve düşük miktarda bulunmasına rağmen kokuda etkili olabilen başka bileşenlerden oluşur.
Gül yağı üretiminde sık karıştırılan kavramlar
Distilasyon ile solvent ekstraksiyonu aynı yöntem değildir
Gül yağı, su veya buhar distilasyonuyla elde edilen uçucu yağdır. Gül çiçeklerinin uygun bir çözücüyle ekstrakte edilmesi ise önce gül konkreti, ardından etanol gibi işlemlerle gül absolüsü elde edilmesinde kullanılan farklı bir yöntemdir.
Bu ürünlerin üretim teknikleri, bileşimleri ve kokusal özellikleri birbirinden farklıdır.
Gül yağı ile gül suyu aynı ürün değildir
Gül yağı, distilasyon sırasında oluşan ve ayrı bir faz hâlinde toplanabilen uçucu yağdır. Gül suyu ise distilasyonun su fazıdır ve su içinde çözünmüş aromatik bileşenler taşıyabilir.
İkinci yağ, ikinci kalite yağ demek değildir
İkinci yağ adı, kalitesinin düşük olduğunu değil, yağ altı suyunun ikinci kez distile edilmesiyle elde edildiğini ifade eder.
Gül yağı yalnızca yüzeyde görülen bir tabaka olarak açıklanamaz
Yağın bir bölümü ayrı faz oluşturabilir; bazı bileşenler ise suda çözünmüş veya çok küçük damlacıklar hâlinde kalabilir. İkinci distilasyonun uygulanmasının nedenlerinden biri budur.
Her fabrika aynı reçeteyi kullanmaz
Kazan kapasitesi, gül-su oranı, süre, basınç, soğutma ve kohobasyon koşulları işletmeden işletmeye değişebilir. Tek bir tesiste kullanılan değerleri bütün gül yağı üretimine genellemek doğru değildir.
Gül yağının kalitesini hangi etkenler belirler?
Kaliteli gül yağı yalnızca distilasyon kazanında oluşmaz. Kalite, bahçeden depolamaya kadar uzanan bir zincirin sonucudur.
Başlıca etkenler şunlardır:
- Kullanılan Rosa damascena çiçeklerinin özellikleri
- Yetiştirme bölgesinin iklim ve toprak yapısı
- Hasat tarihi ve saati
- Çiçeklerin taşınma biçimi
- Distilasyona kadar geçen süre
- Kazandaki çiçek ve su oranı
- Isı, süre ve buhar basıncı
- Soğutma sıcaklığı ve hızı
- Florentin kabının ayırma verimliliği
- Kohobasyon işlemi
- Birinci ve ikinci yağın harman oranı
- Süzme, dinlendirme ve saklama koşulları
Bu nedenle gül yağı, yalnızca “gülün kaynatılmasıyla” elde edilen basit bir ürün değildir. Tarım bilgisi, distilasyon teknolojisi, ustalık ve laboratuvar kontrolü birlikte gereklidir.
Bölüm özeti
- Gül yağı üretimi için çoğunlukla Rosa damascena çiçekleri kullanılır.
- Çiçekler sabah erken saatlerde toplanır ve mümkün olduğunca kısa sürede işlenir.
- Geleneksel üretimin temelinde su ve buharla gerçekleştirilen distilasyon bulunur.
- Uçucu bileşenleri taşıyan buhar kondenserde soğutularak distilata dönüştürülür.
- Florentin kabı, ayrılabilen yağ fazının sudan toplanmasına yardımcı olur.
- İlk distilasyonda elde edilen yağ “birinci yağ” veya “çiçek yağı” olarak adlandırılır.
- Yağ altı suyunun yeniden distilasyonundan “ikinci yağ” veya “su yağı” elde edilir.
- Birinci ve ikinci yağ, analiz sonuçlarına göre belirli oranlarda harmanlanabilir.
- Gül yağı ile gül konkreti ve gül absolüsü farklı yöntemlerle üretilen farklı ürünlerdir.
- Üretim parametreleri her tesiste aynı değildir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Gül yağı hangi gülden yapılır?
Gül yağı farklı kokulu güllerden üretilebilse de Türkiye’deki geleneksel üretimde en yaygın kullanılan tür Rosa damascena Mill., yani Isparta gülüdür.
2. Gül yağı üretiminde güller kaynatılır mı?
Su distilasyonunda güller suyla birlikte ısıtılır. Ancak işlem yalnızca “kaynatma” olarak düşünülmemelidir. Oluşan buharın taşınması, soğutulması ve yağ fazının ayrılması sürecin temel parçalarıdır.
3. Florentin kabı ne işe yarar?
Florentin kabı, kondenserden gelen distilat içindeki ayrılabilir uçucu yağ fazının su fazından toplanmasına yardımcı olur.
4. Birinci gül yağı nedir?
Gül çiçeklerinin bulunduğu ilk distilasyon kazanından gelen distilatın Florentin kabında ayrılmasıyla elde edilen yağdır. Çiçek yağı olarak da adlandırılır.
5. İkinci gül yağı nasıl üretilir?
Birinci yağ ayrıldıktan sonra kalan yağ altı suyu kohobasyon kazanında yeniden distile edilir. Bu işlemle elde edilen yağ, ikinci yağ veya su yağı olarak adlandırılır.
6. İkinci yağ daha düşük kaliteli midir?
Hayır. “İkinci” kelimesi kalite derecesini değil, üretim aşamasını belirtir. İkinci yağın bileşimi birinci yağdan farklı olabilir ve ticari gül yağı harmanında önemli bir rol oynayabilir.
7. Birinci ve ikinci yağ mutlaka karıştırılır mı?
Geleneksel fabrika üretiminde bu iki fraksiyon belirlenen oranlarda harmanlanabilir. Ancak karışım oranı her üretici ve her üretim partisi için aynı değildir.
8. Bir kilogram gül yağı için kaç kilogram gül gerekir?
Literatürde yaklaşık 3–3,5 ton taze gül çiçeğinden 1 kilogram gül yağı elde edilebildiği bildirilmektedir. Gerçek miktar çiçeğin ve üretim sürecinin özelliklerine göre değişebilir.
9. Gül yağı ile gül absolüsü aynı mıdır?
Hayır. Gül yağı distilasyonla, gül absolüsü ise solvent ekstraksiyonu ve sonraki arıtma aşamalarıyla elde edilir.
10. Gül yağı üretildikten sonra kalan su değerlendirilebilir mi?
Evet. Distilasyonun su fazı geleneksel olarak gül suyu adıyla değerlendirilebilir. Ancak ürünün bileşimi, birinci yağın ayrılması ve kohobasyon gibi işlemlere göre değişebilir.
Aynı gül, farklı üretim hedefleri
Geleneksel gül yağı üretiminde temel amaç, uçucu gül yağını ayrı bir ürün olarak elde etmektir. Bu nedenle distilasyon sonunda yağ fazı ayrılır; yağ altı suyunda kalan uçucu bileşenlerin bir bölümü de ikinci distilasyonla geri kazanılabilir.
Yağı alınmamış gül distilatı yaklaşımında ise üretim hedefi farklıdır. Distilasyon süresi, işlemin tek aşamada yürütülmesi ve diğer üretim parametreleri; gülün distilasyonla taşınan bileşenlerini ayrıştırmadan tek bir ürün içinde korumak amacıyla planlanır.
Bu iki yöntem birbirinin “iyi” veya “kötü” biçimi değildir. Aynı Rosa damascena çiçeğine iki farklı ürün hedefiyle yaklaşan iki ayrı distilasyon anlayışıdır.
Gül yağının ayrıldığı geleneksel üretim ile Akita’nın yağı alınmamış gül distilatı yaklaşımı arasındaki farkı öğrenmek için “Geleneksel Gül Suyu ile Yağı Alınmamış Gül Distilatı Arasındaki Farklar” başlıklı Gül Akademisi yazısını okuyabilirsiniz.
Gül yağının kokusu yalnızca hangi bileşenleri içerdiğine değil, bu moleküllerin üç boyutlu yapısına da bağlıdır. Aynı moleküler formüle sahip bazı bileşikler, uzaydaki farklı yönelimleri nedeniyle burnumuz tarafından farklı algılanabilir. Bu konuyu daha ayrıntılı öğrenmek için Gül Yağının Görünmeyen Sırrı: Kiral Moleküler Yapı başlıklı Akita Gül Akademisi yazımızı okuyabilirsiniz.
Kaynakça — APA 7
Baydar, H. (2009). Tıbbi ve aromatik bitkiler bilimi ve teknolojisi (Genişletilmiş 3. baskı, ss. 305–332). Süleyman Demirel Üniversitesi.
Baydar, H., Erbaş, S., Kineci, S., & Kazaz, S. (2007). Yağ gülünde (Rosa damascena Mill.) damıtma suyuna katılan Tween-20’nin taze ve fermente olmuş çiçeklerin gül yağı verimi ve kalitesi üzerine etkisi. Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 2(1), 15–20.
Baydar, H., & Göktürk Baydar, N. (2010). Organik ve konvensiyonel gül (Rosa damascena Mill.) yağlarının koku kalitesinin karşılaştırılması. Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 5(2), 9–14. Makale bağlantısı
Baydar, H., Schulz, H., Krüger, H., Erbaş, S., & Kineci, S. (2008). Influences of fermentation time, hydrodistillation time and fractions on essential oil composition of Damask rose (Rosa damascena Mill.). Journal of Essential Oil Bearing Plants, 11(3), 224–232.
Bayrak, A., & Akgül, A. (1994). Volatile oil composition of Turkish rose (Rosa damascena). Journal of the Science of Food and Agriculture, 64(4), 441–448.
Göktürk Baydar, N., & Baydar, H. (2005). The effects of harvest date, fermentation duration and Tween 20 treatment on essential oil content and composition of industrial oil rose (Rosa damascena Mill.). Industrial Crops and Products, 21(2), 251–255.
T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, Meyvecilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü. (2022). Yağ gülü yetiştiriciliği: Rosa damascena. Belge bağlantısı