Gül posası, yanlış yönetildiğinde çevresel bir yüke; uygun şekilde işlendiğinde ise kompost, toprak iyileştirici, biyoçar, biyogaz ve değerli bileşik kaynağına dönüşebilir.
Gül çiçekleri distilasyon kazanına girdiğinde gül yağı ve gül suyu gibi değerli ürünler elde edilir. İşlem tamamlandığında ise kazanda ıslanmış ve yumuşamış gül çiçekleri kalır. Bu bitkisel materyale gül posası denir.
Gül posası uzun yıllar boyunca yalnızca üretim sonunda ortaya çıkan bir atık olarak görülmüştür. Oysa bilimsel araştırmalar, posanın içinde hâlâ organik madde, bitki besin elementleri ve bazı fenolik bileşikler bulunabildiğini göstermektedir.
Bu durumda önemli bir soru ortaya çıkar:
Gül posası gerçekten değersiz bir atık mıdır, yoksa doğru yöntemlerle yeniden kullanılabilecek bir kaynak mıdır?
Kısa cevap şudur:
Gül posası kontrolsüz biçimde bırakıldığında çevresel bir yüke dönüşebilir. Ancak uygun şekilde toplanır, işlenir, analiz edilir ve doğru alanda kullanılırsa değerli bir biyokütle kaynağı olabilir.
1. Gül posası nasıl oluşur?
Rosa damascena çiçekleri gül yağı üretiminde çoğunlukla su veya su buharı distilasyonuyla işlenir. Kazandaki su ısıtıldığında, gül çiçeklerinde bulunan bazı uçucu bileşikler su buharıyla birlikte taşınır. Buhar soğutulduğunda yeniden sıvıya dönüşür; gül yağı ve aromatik su elde edilir.
Ancak distilasyon, gül çiçeğini tamamen yok etmez. İşlem sonunda kazanda:
- Gül yaprakları ve diğer çiçek parçaları
- Yüksek miktarda su
- Selüloz, hemiselüloz ve lignin
- Uçucu olmayan bitkisel maddeler
- Çeşitli mineral elementler
- Bazı fenolik bileşikler
kalabilir.
Kazanda kalan bu katı ve yarı katı bitkisel materyal gül posası olarak adlandırılır.
Önemli kavram ayrımı
Gül işleme sürecinde ortaya çıkan her kalıntı aynı değildir:
| Materyal | Tanımı |
|---|---|
| Gül posası | Distilasyon sonrasında kazanda kalan katı bitkisel materyal |
| Posa suyu | Islak posanın bünyesinde bulunan veya sıkılmasıyla ayrılan sıvı |
| Distilasyon atık suyu | Üretim sürecinde oluşan ve ürüne dönüştürülmeyen sıvı kalıntı |
| Gül suyu | Distilasyon sırasında elde edilen aromatik ürün |
| Yağ altı suyu | Gül yağının altında kalan, uçucu bileşenler taşıyan distilasyon suyu |
Bu kavramların birbirine karıştırılması, bilimsel sonuçların yanlış yorumlanmasına neden olabilir. Örneğin katı gül posası üzerinde yapılan bir araştırmanın sonucu, doğrudan gül suyuna uygulanamaz.
2. Gül posasına neden “atık” denir?
Bir üretim sürecinde asıl amaçlanan ürünlerin dışında kalan maddeler genellikle “üretim artığı” veya “atık” olarak adlandırılır. Gül yağı fabrikalarında ekonomik değeri yüksek ana ürün gül yağıdır. Gül suyu da değerlendirilebilen bir distilasyon ürünüdür. Kazanda kalan gül posası ise uzun süre düzenli bir kullanım alanı bulamamıştır.
Gül posasının değerlendirilmesini zorlaştıran başlıca özelliklerden biri yüksek su içeriğidir. Baydar ve arkadaşlarının araştırmasında yaş gül posasının ortalama %91,7 oranında su içerdiği belirlenmiştir. Bu nedenle posa:
- Ağırdır ve taşınması güçtür.
- Geniş depolama alanı gerektirir.
- Uzun süre ıslak bırakıldığında hızla ayrışabilir.
- Fermantasyon, koku ve sızıntı suyu oluşturabilir.
- Kısa süren gül sezonunda büyük miktarlarda ortaya çıkar.
Dolayısıyla gül posası yanlış yönetildiğinde yalnızca ekonomik olarak kullanılmayan bir materyal değil, aynı zamanda çevresel bir sorun hâline gelebilir.
3. “Doğal” olması çevreye zararsız olduğu anlamına gelir mi?
Gül posası bitkisel ve doğal kökenlidir. Ancak bir maddenin doğal olması, çevreye istenilen miktarda bırakılabileceği anlamına gelmez.
Büyük miktarda yaş posa aynı yerde biriktiğinde mikroorganizmalar organik maddeleri parçalamaya başlar. Bu süreçte:
- Kötü koku oluşabilir.
- Böceklenme görülebilir.
- Sızıntı suları toprağa veya yüzey sularına ulaşabilir.
- Ayrışma sırasında ortamda bulunan oksijen tüketilebilir.
- Su ve toprak üzerinde yüksek organik yük oluşabilir.
Bu nedenle temel çevre kuralı şudur:
Organik bir materyal, doğada parçalanabilir olsa bile kontrolsüz bırakıldığında çevresel yük oluşturabilir.
Gül posasının ne şekilde toplandığı, ne kadar bekletildiği ve hangi işlemden geçirildiği bu nedenle önemlidir.
4. Gül yağı alındıktan sonra posada ne kalır?
Gül distilasyonunun temel amacı, çiçekteki su buharıyla taşınabilen uçucu bileşenlerin bir bölümünü ayırmaktır. Ancak gül çiçeğinde yalnızca uçucu yağ bulunmaz.
Distilasyon sonrasında posada şu maddelerin bir bölümü kalabilir:
Organik yapısal maddeler
- Selüloz
- Hemiselüloz
- Lignin
- Diğer bitkisel lifler
Bunlar bitki hücrelerinin yapısını oluşturur ve büyük ölçüde su buharıyla taşınmaz.
Bitki besin elementleri
Gül çiçeğinin yapısında bulunan azot, fosfor, potasyum, kalsiyum ve magnezyum gibi elementlerin bir bölümü posada kalabilir.
Fenolik bileşikler
Fenolik maddeler, bitkilerin renk, savunma ve çevresel koşullara uyum sistemlerinde görev alan geniş bir bileşik grubudur. Bu maddelerin hepsi uçucu değildir. Bu nedenle distilasyon sonrasında katı materyalde bazı fenolik bileşikler bulunabilir.
Çok düşük düzeyde kalan aromatik maddeler
Uçucu maddelerin önemli bir bölümü distilasyonla ayrılmış olsa da işlemin süresine, sıcaklığına ve yöntemine bağlı olarak posada bazı aromatik bileşenlerin izleri kalabilir.
Dolayısıyla:
Gül yağı ayrıldıktan sonra gül çiçeğinin bütün değeri ortadan kalkmaz. Distilasyon, çiçekte bulunan her maddeyi değil, özellikle su buharıyla taşınabilen bileşenlerin bir bölümünü ayırır.
5. Gül posasının mineral içeriği
Hasan Baydar, Sabri Erbaş, Arif Şanlı ve Nimet Kara tarafından yayımlanan araştırmada kurutulmuş gül posasının element içeriği incelenmiştir.
Kuru posada belirlenen başlıca makro besin elementleri şunlardır:
| Element | Kuru posada belirlenen miktar |
|---|---|
| Azot | %3,497 |
| Kalsiyum | %1,544 |
| Potasyum | %0,335 |
| Magnezyum | %0,258 |
| Fosfor | %0,251 |
Araştırmada ayrıca demir, mangan, çinko, bakır ve bor gibi mikro elementler de tespit edilmiştir.
Bu sonuçlar gül posasının, özellikle organik madde ve azot bakımından dikkate değer bir bitkisel materyal olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte bu değerler tek bir araştırmada incelenen örneklere aittir. Bütün fabrikalardan ve bütün üretim yıllarından çıkan posaların aynı bileşime sahip olduğu düşünülmemelidir.
Posanın içeriği şu etkenlere göre değişebilir:
- Gülün yetiştiği toprak
- Kullanılan gübreler
- Tarımsal mücadele uygulamaları
- Hasat zamanı
- Distilasyon yöntemi ve süresi
- Kullanılan su miktarı
- Posanın bekletilme ve kurutulma koşulları
Bu nedenle pratik kullanım öncesinde temsil edici numuneler alınarak analiz yapılması gerekir. Baydar ve arkadaşları, 2019
6. Gül posası ağır metal içerir mi?
Bitkiler yetiştikleri topraktan yalnızca yararlı besin elementlerini değil, toprakta bulunan başka elementleri de alabilir. Bu nedenle gül posasının çevresel ve tarımsal kullanımında ağır metal analizleri önemlidir.
Baydar ve arkadaşlarının araştırmasında alüminyum, kalay, nikel ve kurşun gibi elementler de incelenmiştir. Araştırmacılar, analiz edilen posa örneğinde belirlenen ağır metal miktarlarının çalışmada esas alınan sınırların altında kaldığını bildirmiştir.
Ancak bu sonuç şöyle yorumlanmalıdır:
Araştırmada incelenen örnek uygun sonuç vermiştir; bu durum bütün gül posalarının analiz yapılmadan güvenli kabul edilebileceği anlamına gelmez.
Toprağın özellikleri, tarımsal girdiler ve üretim koşulları değişebileceği için özellikle ticari gübre, kompost, yem, gıda veya kozmetik hammaddesi geliştirilirken her materyalin güncel mevzuata göre ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
7. Gül posası organik gübre midir?
Gül posası yüksek oranda organik madde ve çeşitli bitki besin elementleri içerdiği için organik gübre veya toprak iyileştirici üretiminde kullanılabilecek bir ham madde olabilir.
Ancak distilasyon kazanından çıkarılan yaş posa doğrudan:
- Olgun kompost,
- Standardize edilmiş organik gübre,
- Güvenliği doğrulanmış toprak düzenleyici
olarak kabul edilmemelidir.
Bir materyalin ticari organik gübre olarak değerlendirilebilmesi için yalnızca azot veya organik madde içermesi yeterli değildir. Kullanım amacına bağlı olarak:
- Nem oranı
- Organik madde miktarı
- Karbon/azot oranı
- pH değeri
- Tuzluluk
- Bitki besin elementleri
- Ağır metaller
- Mikrobiyolojik özellikler
- Bitki gelişimini baskılayabilecek maddeler
incelenmelidir.
Ayrıca ürünün ilgili gübre ve atık yönetimi mevzuatına uygun olması gerekir.
Gül Akademisi Notu
“Organik maddeden oluşuyor” ve “organik gübredir” aynı anlama gelmez.
Gül posası organik kökenli bir materyaldir; fakat kullanıma hazır ve standardize edilmiş bir organik gübreye dönüşmesi için uygun işlemlerden geçirilmesi gerekebilir.
8. Ham gül posası doğrudan toprağa verilebilir mi?
Gül posasının besin maddesi içermesi, ham hâlde ve ölçüsüz biçimde toprağa verilmesinin her zaman yararlı olacağı anlamına gelmez.
Taze posa toprakta ayrışırken mikroorganizmalar hızla çalışmaya başlar. Bu sırada:
- Topraktaki oksijen dengesi değişebilir.
- Geçici fermantasyon ürünleri oluşabilir.
- Toprağın pH ve tuzluluk dengesi etkilenebilir.
- Bazı tohumlarda çimlenme ve çıkış sorunları görülebilir.
- Çok kalın posa tabakaları hava ve su hareketini engelleyebilir.
Baydar ve arkadaşları, önceki araştırmalara dayanarak ham gül posasının bazı kültür bitkilerinde çimlenme ve çıkış sorunları oluşturabileceğine dikkat çekmiş ve kompostlaştırılmış kullanımın daha uygun olabileceğini belirtmiştir.
Bu nedenle ham posanın doğrudan kullanımında:
- Uygulama miktarı,
- Toprak türü,
- Yetiştirilecek bitki,
- Posanın yaşı ve bileşimi,
- Toprağa karıştırılma zamanı
dikkate alınmalıdır.
9. Kompostlaştırma neden önemlidir?
Kompostlaştırma, organik maddelerin kontrollü koşullarda mikroorganizmalar tarafından parçalanarak daha kararlı bir materyale dönüşmesidir.
Bu işlem sırasında gül posası:
- Uygun bir alanda toplanır.
- Fazla suyu azaltılır.
- Gerektiğinde kuru ve karbon bakımından zengin maddelerle karıştırılır.
- Nem, hava ve sıcaklık izlenir.
- Belirli aralıklarla karıştırılarak havalandırılır.
- Yeterli süre olgunlaşmaya bırakılır.
- Kullanım amacına göre analiz edilir.
Gül posası azot bakımından zengin olabildiği için kuru yaprak, saman, budama artığı veya benzeri karbon kaynaklarıyla dengelenebilir. Ancak uygulanacak karışım oranı sabit bir ev reçetesi olarak görülmemelidir. Posanın güncel nem ve karbon/azot değerine göre hesaplanmalıdır.
İyi yönetilen kompostlaştırma:
- Yaş posanın hacmini azaltabilir.
- Koku sorununu kontrol etmeye yardımcı olabilir.
- Organik maddeyi daha kararlı hâle getirebilir.
- Tarımsal kullanımını kolaylaştırabilir.
- Ham posanın bitkiler üzerindeki olumsuz etkilerini azaltabilir.
10. Gül posasında antioksidan bileşikler bulunabilir mi?
Distilasyon sonucunda uçucu bileşenlerin bir kısmı ayrılır. Ancak uçucu olmayan bazı fenolik maddeler katı gül materyalinde kalabilir.
Gül materyalleri üzerinde yapılan araştırmalarda ekstraksiyonla elde edilen örneklerin:
- Toplam fenolik madde miktarı
- Antiradikal aktivitesi
- Laboratuvar ortamındaki antioksidan kapasitesi
ölçülmüştür.
Bu sonuçlar, gül posasının fenolik bileşiklerin geri kazanılması açısından araştırılabilecek bir kaynak olduğunu gösterir. Fakat burada iki önemli sınırlama vardır.
Birinci sınırlama: Ekstrakt ile ham posa aynı değildir
Laboratuvarda posa üzerinde su, alkol veya başka bir çözücü kullanılarak ekstraksiyon yapılabilir. Elde edilen yoğunlaştırılmış ekstraktın bileşimi ham posadan farklıdır.
İkinci sınırlama: Laboratuvar testi insan üzerindeki etkiyi kanıtlamaz
DPPH, ABTS ve benzeri yöntemler bir örneğin belirli kimyasal koşullarda serbest radikallerle tepkime kapasitesini ölçer. Bu testler:
- Posanın yenildiğinde aynı etkiyi göstereceğini,
- Cilde uygulandığında yaşlanmayı önleyeceğini,
- Bir hastalığı tedavi edeceğini
kanıtlamaz.
Bilimsel açıdan doğru ifade şudur:
Gül posası, geri kazanılabilecek fenolik bileşikler ve laboratuvar ortamında ölçülebilen antioksidan potansiyel bakımından araştırılmaktadır.
11. Gül posası başka nasıl değerlendirilebilir?
Gül posasının kullanım alanları yalnızca kompostla sınırlı değildir. Bilimsel çalışmalar farklı değerlendirme yollarını araştırmaktadır.
Biyoçar üretimi
Biyoçar, bitkisel materyalin oksijenin sınırlı olduğu kontrollü bir ortamda ısıtılmasıyla elde edilen karbon bakımından zengin bir üründür.
Gül posasından elde edilen biyoçarın özellikle kumlu toprakların bazı fiziksel özellikleri üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Ancak biyoçar üretimi, posanın açık alanda yakılması anlamına gelmez. Sıcaklığın ve gaz çıkışının kontrol edildiği teknik bir işlem gerektirir. Gül posası biyoçarı araştırması
Biyogaz üretimi
Organik maddeler oksijensiz ortamda mikroorganizmalar tarafından parçalandığında metan içeren biyogaz meydana gelebilir. Gül posasının da uygun tesislerde biyogaz hammaddesi olarak değerlendirilebileceği araştırılmıştır.
Ancak üretim verimi:
- Posanın kuru madde oranına,
- Parçalanabilir organik madde içeriğine,
- İşlem sıcaklığına,
- Bekleme süresine,
- Sistemdeki mikroorganizmalara
bağlıdır.
Doğal boya
Posada kalan renk ve fenolik maddeler tekstil boyamacılığında değerlendirilebilir. Gül posası kullanılarak yün ipliklerin doğal yöntemlerle boyanması üzerine araştırmalar bulunmaktadır.
Elde edilen rengin tonu ve dayanıklılığı; kullanılan ekstraksiyon yöntemine, mordan maddesine, sıcaklığa, süreye ve kumaşın yapısına göre değişir.
Hayvan altlığı
Kurutulmuş gül posası, bir araştırmada etlik piliç yetiştiriciliğinde altlık materyali olarak incelenmiştir. Çalışmada bazı mikrobiyal sayımların azaldığı ve hayvan performansının olumsuz etkilenmediği bildirilmiştir. Ancak bu araştırma posanın hayvanlara yem olarak verilmesini değil, zemin altlığı olarak kullanılmasını ele almıştır. Aktan ve Sağdıç, 2004
Fenolik bileşiklerin geri kazanılması
Güncel araştırmalar, gül endüstrisi kalıntılarındaki fenolik bileşiklerin uygun ekstraksiyon ve saflaştırma yöntemleriyle geri kazanılmasını incelemektedir.
Bu alan bilimsel ve ekonomik açıdan umut vericidir; ancak elde edilen her ekstrakt doğrudan gıda veya kozmetik hammaddesi sayılamaz. Kullanım amacına göre saflık, kalıntı, mikrobiyoloji, toksikoloji, stabilite ve mevzuat değerlendirmeleri gerekir.
12. Gül posası gıda, yem veya kozmetikte kullanılabilir mi?
Bu konuda çok dikkatli konuşulmalıdır.
Bir bitkisel materyalin doğal olması veya antioksidan potansiyel taşıması, doğrudan yenilebilir ya da kozmetik kullanımına uygun olduğu anlamına gelmez.
Bu tür uygulamalarda şu sorular cevaplanmalıdır:
- Güller hangi tarımsal uygulamalarla yetiştirilmiştir?
- Pestisit kalıntısı bulunuyor mu?
- Posa nasıl toplanmış ve saklanmıştır?
- Mikrobiyolojik güvenliği sağlanmış mıdır?
- Ekstraksiyonda hangi çözücüler kullanılmıştır?
- Ağır metal ve istenmeyen bileşik analizleri yapılmış mıdır?
- Kullanım miktarı güvenli midir?
- İlgili gıda, yem veya kozmetik mevzuatına uygun mudur?
Bu nedenle gül posasının evde hazırlanarak yenilmesi, içeceklere katılması veya doğrudan cilde uygulanması bilimsel araştırmalara dayanılarak önerilemez.
Doğru yaklaşım, gül posasını yeni ürünlerin geliştirilebileceği bir araştırma hammaddesi olarak değerlendirmektir.
13. Her gül posası aynı mıdır?
Hayır. Bilimsel bir araştırmada incelenen gül posası örneği, bütün gül posalarını temsil etmeyebilir.
Posanın bileşimini etkileyebilecek başlıca faktörler şunlardır:
- Gül türü ve çeşidi
- Yetiştirme bölgesi
- Toprak ve iklim
- Tarımsal uygulamalar
- Çiçeklerin hasat zamanı
- Hasat sonrası bekleme süresi
- Su veya buhar distilasyonu kullanılması
- Kazana eklenen su miktarı
- Distilasyon sıcaklığı ve süresi
- Posanın sıkılıp sıkılmaması
- Kurutma yöntemi
- Depolama süresi
Bu nedenle “gül posası şu kadar antioksidan içerir” veya “her gül posası güvenlidir” şeklinde genellemeler yapılmamalıdır.
Bilimsel olarak daha doğru ifade şudur:
Gül posasının özellikleri üretim koşullarına göre değişebilir; kullanılacağı alana uygunluğu temsil edici numuneler üzerinde yapılacak analizlerle belirlenmelidir.
14. Atıktan kaynağa: Döngüsel gül üretimi
Döngüsel üretim, bir süreçte ortaya çıkan materyallerin mümkün olduğunca yeniden değerlendirilmesini amaçlar. Böylece üretim artıkları başka bir sürecin hammaddesine dönüşebilir.
Gül endüstrisinde döngüsel üretim yaklaşımı şu yararları sağlayabilir:
- Fabrikalarda biriken posa miktarını azaltmak
- Kontrolsüz boşaltmanın önüne geçmek
- Toprağa organik madde kazandırmak
- Kompost, biyoçar veya biyogaz üretmek
- Posada kalan bazı bileşikleri geri kazanmak
- Üretici ve bölge için yeni ekonomik değer oluşturmak
- Gül üretiminin çevresel etkilerini azaltmak
Ancak bir kullanım alanının laboratuvarda mümkün olduğunun gösterilmesi, onun ekonomik ve endüstriyel ölçekte hemen uygulanabileceği anlamına gelmez.
Yeni bir değerlendirme yöntemi geliştirilirken:
- Teknik uygulanabilirlik,
- Ürün güvenliği,
- Enerji ve su tüketimi,
- Ekonomik maliyet,
- Çevresel etki,
- Mevzuata uygunluk
birlikte değerlendirilmelidir.
Doğru Bilinen Yanlışlar
“Gül yağı alındıktan sonra posada hiçbir değer kalmaz.”
Yanlış. Distilasyon özellikle uçucu bileşenlerin bir bölümünü ayırır. Posada lif, organik madde, mineral elementler ve bazı uçucu olmayan bileşikler kalabilir.
“Gül posası doğal olduğu için çevreye bırakılabilir.”
Yanlış. Büyük miktarda organik materyal kontrolsüz bırakıldığında koku, sızıntı suyu ve organik kirlilik oluşturabilir.
“Gül posası doğrudan organik gübredir.”
Eksik bir ifadedir. Gül posası, organik gübre veya toprak iyileştirici üretiminde kullanılabilecek bir hammaddedir. Ham posa ile olgun ve analiz edilmiş kompost aynı değildir.
“Antioksidan aktivitesi varsa doğrudan yenilebilir veya cilde uygulanabilir.”
Yanlış. Laboratuvar ortamında belirlenen antioksidan kapasite, insanlarda güvenli ve etkili kullanım anlamına gelmez.
“Bütün fabrikalardan çıkan gül posaları aynıdır.”
Yanlış. Posanın bileşimi yetiştirme, distilasyon, bekletme ve kurutma koşullarına göre değişebilir.
Sık Sorulan Sorular
Gül posası çöpe atılmalı mıdır?
Öncelik, posanın kontrolsüz biçimde çevreye bırakılması yerine uygun toplama ve işleme sistemleriyle değerlendirilmesidir. Kullanım olanağı yoksa ilgili atık yönetimi kurallarına göre uzaklaştırılmalıdır.
Gül posası bahçede kullanılabilir mi?
Uygun şekilde olgunlaştırılmış ve kullanım amacına göre değerlendirilmiş kompost bahçecilikte kullanılabilir. Taze posanın doğrudan ve yüksek miktarda kullanılması önerilmez.
Gül posasından yeniden gül yağı çıkarılabilir mi?
Distilasyon sonrasında ekonomik değeri yüksek uçucu yağın önemli bölümü ayrılmış olur. Posada çok düşük miktarda aromatik madde kalabilse de tekrar işlem yapılmasının teknik ve ekonomik verimi ayrıca araştırılmalıdır.
Gül posası hayvan yemi midir?
Kendiliğinden hayvan yemi sayılmaz. Yem olarak kullanılabilmesi için besin içeriği, sindirilebilirlik, istenmeyen maddeler, güvenli kullanım miktarı ve yem mevzuatı bakımından incelenmesi gerekir.
Gül posası kozmetik hammaddesi olabilir mi?
Uygun ekstraksiyon, saflaştırma, standardizasyon ve güvenlik çalışmalarından sonra geliştirilecek bazı bileşenler kozmetik araştırmalarına konu olabilir. Ham posanın doğrudan cilde uygulanması aynı şey değildir.
Bölüm Özeti
Gül posası, gül çiçeklerinin distilasyonundan sonra kazanda kalan, su oranı yüksek bitkisel materyaldir. Değerlendirilmeden yığıldığında veya çevreye bırakıldığında koku, sızıntı ve organik yük gibi sorunlara yol açabilir. Bu yönüyle bir üretim atığıdır.
Ancak gül posası bütünüyle değersiz değildir. İçinde:
- Yüksek miktarda organik madde,
- Bitkisel lifler,
- Azot, fosfor, potasyum ve diğer elementler,
- Geri kazanılması araştırılan bazı fenolik bileşikler
bulunabilir.
Bilimsel çalışmalar gül posasının kompost, toprak iyileştirici, biyoçar, biyogaz, doğal boya ve bazı bitkisel bileşiklerin kaynağı olarak değerlendirilebileceğini göstermektedir. Fakat her kullanım alanı ayrı işlem, analiz, güvenlik değerlendirmesi ve mevzuat uygunluğu gerektirir.
Bu nedenle “Gül posası atık mıdır?” sorusuna verilebilecek en doğru cevap şudur:
Gül posası, yanlış yönetildiğinde atık ve çevresel yük; doğru yöntemlerle işlendiğinde ise yeniden değer kazanabilecek bir biyokütle kaynağıdır.
Başlıca bilimsel kaynaklar
- Baydar, H., Erbaş, S., Şanlı, A. ve Kara, N. (2019). Yağ Gülünün Damıtma Atığı Olan Posanın Element İçeriği ve Değerlendirme Olanakları Üzerine Bir Araştırma.
- Baydar, H. ve Göktürk Baydar, N. (2017). Yağ Gülünde Distilasyon Ürünlerinin Uçucu Yağ ve Fenolik Madde İçerikleri ile Antiradikal ve Antioksidan Aktiviteleri.
- Göktürk Baydar, N. ve Baydar, H. (2013). Phenolic Compounds, Antiradical Activity and Antioxidant Capacity of Oil-Bearing Rose Extracts.
- Erdal, İ. ve Aydemir, O. (2003). Gül Posasının Doğrudan ve Zenginleştirilmiş Formunun Tarımda Kullanılabilme Olanakları.
- Onursal, E. (2006). Gül İşleme Atıklarının Kompostlaştırılmasında Optimum C/N Oranlarının Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma.
- Aktan, S. ve Sağdıç, O. (2004). Dried Rose Dreg: An Alternative Litter Material in Broiler Production.
- Elma ve Gül Posası Biyoçarlarının Kumlu Toprağın Bazı Fiziksel Özellikleri Üzerine Etkileri.
- Utilization of Agro-Industrial Residues from the Rosa damascena Mill. Oil Industry.