Gül Endüstrisi ve Sürdürülebilir Gelecek

Gül Posasının Döngüsel Ekonomide Değerlendirilmesi

Rosa damascena Distilasyon Posasının Fenolik Bileşiklerden Pektine, Komposttan Biyokömüre Katma Değerli Bir Kaynağa Dönüşümü

Gül Posasının Döngüsel Ekonomide Değerlendirilmesi

Rosa damascena Distilasyonundan Kalan Biyokütle Gerçekten Bir Atık mı?

Gül çiçeğinin yolculuğu distilasyonla sona ermez. Rosa damascena çiçekleri distilasyona alındığında gül yağı, gül suyu veya gül distilatı elde edilir; ancak işlemin sonunda önemli miktarda bitkisel materyal de geride kalır. Genellikle gül posası, distilasyon artığı veya distilasyon biyokütlesi olarak adlandırılan bu materyal, uzun yıllar boyunca üretimin düşük değerli bir yan ürünü olarak görülmüştür.

Oysa günümüzde döngüsel ekonomi yaklaşımı farklı bir soru soruyor:

Distilasyon sonrasında gül çiçeğinde hâlâ değerlendirilebilecek neler kalmaktadır?

Bilimsel araştırmalar bu soruya oldukça dikkat çekici yanıtlar vermektedir. Distilasyon sonrasında kalan Rosa damascena biyokütlesi; fenolik bileşikler, polisakkaritler, pektik maddeler ve lifli bitki bileşenleri bakımından değerlendirme potansiyeline sahiptir.

Bu nedenle gül posasına yalnızca bertaraf edilmesi gereken bir üretim artığı olarak değil, yeni hammaddelerin elde edilebileceği ikincil bir biyolojik kaynak olarak bakmak gerekir.


Döngüsel Ekonomi Nedir?

Geleneksel üretim modeli çoğunlukla doğrusal bir yapı izler:

Hammadde → üretim → ürün → atık

Döngüsel ekonomi ise mümkün olduğunca farklı bir sistem kurmayı amaçlar:

Hammadde → üretim → ürün → yan ürünlerin yeniden değerlendirilmesi → yeni hammadde veya ürün

Bu yaklaşımda amaç yalnızca atık miktarını azaltmak değildir. Bir üretim sürecinde ortaya çıkan materyalin mümkün olan en yüksek ekonomik ve işlevsel değerle yeniden sisteme kazandırılması hedeflenir.

Gül endüstrisine uygulandığında bunun anlamı açıktır:

Gül distilasyonundan sonra geriye kalan materyal doğrudan atılmak yerine önce kimyasal ve fonksiyonel açıdan değerlendirilebilir, ardından uygun kullanım alanlarına ayrılabilir.


Gül Posasında Distilasyondan Sonra Ne Kalır?

Distilasyon özellikle uçucu bileşiklerin ayrılmasına dayanan bir işlemdir. Ancak Rosa damascena çiçeğinin bütün kimyasal bileşenleri uçucu değildir.

Bu nedenle distilasyon tamamlandığında çiçeğin kimyasal içeriğinin tamamı distilata veya uçucu yağa geçmiş olmaz.

Bilimsel araştırmalarda Rosa damascena distilasyon yan ürünlerinde ve artık biyokütlesinde çeşitli fenolik bileşiklerin ve flavonoidlerin bulunabildiği gösterilmiştir.

Araştırmalarda bildirilen bileşikler arasında, kullanılan materyal ve ekstraksiyon yöntemine bağlı olarak:

  • galik asit,

  • kateşin türevleri,

  • rutin,

  • kuersetin ve türevleri,

  • kaempferol türevleri,

  • ellagik asit,

  • protokateşik asit

gibi fenolik maddeler bulunmaktadır.

Bunun yanında gül posası önemli miktarda bitkisel hücre duvarı materyali ve polisakkarit de içermektedir.

Bu özellikler gül posasının farklı endüstriler için araştırılabilecek bir biyohammadde olduğunu göstermektedir.

Ancak burada önemli bir bilimsel sınır vardır:

Bir bileşiğin gül posasında bulunması, posanın doğrudan kozmetik, gıda veya sağlık ürünü olarak kullanılabileceği anlamına gelmez.

Her kullanım alanı için ayrıca ekstraksiyon, standardizasyon, güvenlik ve mevzuat değerlendirmesi gerekir.


1. Gül Posasından Fenolik Bileşiklerin Geri Kazanılması

Gül posasının yüksek katma değerli kullanım alanlarından biri, distilasyon sonrasında kalan fenolik bileşiklerin geri kazanılmasıdır.

Rosa damascena distilasyon yan ürünleri üzerinde gerçekleştirilen araştırmalar, bu materyallerden polifenol bakımından zengin ekstraktların elde edilebildiğini göstermektedir.

Bu noktada klasik ekstraksiyon yöntemlerinin yanında daha yeni teknolojiler de araştırılmaktadır.

Örneğin;

su-etanol ekstraksiyonu, ultrason destekli ekstraksiyon ve doğal derin ötektik çözücüler (NADES) gibi yöntemler bitkisel yan ürünlerden değerli bileşiklerin geri kazanılması amacıyla kullanılabilmektedir.

NADES sistemlerinin Rosa damascena distilasyon artıklarının değerlendirilmesinde araştırılması özellikle dikkat çekicidir.

Bu yaklaşımın temel amacı posayı doğrudan bir ürüne dönüştürmek değil, içerisindeki belirli molekül gruplarını kontrollü ve standardize edilmiş bir hammaddeye dönüştürmektir.

Nerelerde kullanılabilir?

Yeterli bilimsel ve güvenlik çalışmaları yapıldığı takdirde elde edilen standardize ekstraktların gelecekte;

  • kozmetik hammaddeleri,

  • fonksiyonel materyaller,

  • doğal antioksidan kaynakları

gibi alanlarda araştırılması mümkündür.

Ancak laboratuvar ortamında antioksidan aktivite gösterilmesi ile bir kozmetik veya gıda bileşeninin güvenli ve etkili olduğunun kanıtlanması birbirinden farklı aşamalardır.

Bu ayrım özellikle korunmalıdır.


2. Gül Posasından Pektin ve Polisakkarit Elde Edilebilir mi?

Gül distilasyon artıklarının en ilginç değerlendirme alanlarından biri pektik polisakkaritlerin geri kazanılmasıdır.

Pektin, bitkilerin hücre duvarlarında bulunan doğal bir polisakkarittir. Gıda endüstrisinde jel oluşturucu, kıvam düzenleyici ve stabilizatör olarak yaygın biçimde kullanılmaktadır. Polisakkaritlerin kozmetik ve farklı biyomalzeme uygulamalarında da kullanım alanları bulunmaktadır.

Rosa damascena distilasyon atıkları üzerinde yapılan araştırmalar, bu materyalin pektik polisakkaritlerin elde edilmesi açısından değerlendirilebileceğini göstermiştir.

Bazı deneysel çalışmalarda kullanılan yönteme bağlı olarak yaklaşık %10'un üzerinde pektik ekstrakt/polisakkarit verimleri bildirilmiştir.

Ancak bu rakamların belirli deney koşullarına ait olduğunun altını çizmek gerekir.

Bir araştırmada elde edilen verim;

  • gül çeşidi,

  • distilasyon yöntemi,

  • hammaddenin nemi,

  • ekstraksiyon sıcaklığı,

  • pH,

  • süre

gibi birçok faktöre bağlıdır.

Bu nedenle literatürde bildirilen verimler, Isparta'daki veya belirli bir üreticinin gül posası için doğrudan beklenen sonuç olarak kabul edilmemelidir.

Bunun belirlenmesinin yolu doğrudan o üretim prosesinden çıkan posanın analiz edilmesidir.


3. Gül Posasının Kompost Olarak Değerlendirilmesi

Gül posasının bugün uygulanabilirliği en yüksek kullanım alanlarından biri kompost üretimidir.

Üstelik bu konu Isparta açısından yalnızca teorik değildir.

Isparta'da gerçekleştirilen bilimsel araştırmalarda gül yağı işleme atıklarının farklı organik materyallerle birlikte aerobik kompostlanması incelenmiştir. Sonuçlar, gül işleme artıklarının uygun proses koşullarında kompost hammaddesi olarak değerlendirilebileceğini göstermektedir.

Ancak burada önemli bir ayrım vardır:

Taze gül posasını toprağa dökmek ile kontrollü kompost üretmek aynı işlem değildir.

Bilimsel bir kompostlama sürecinde;

  • karbon/azot oranı,

  • nem,

  • sıcaklık,

  • oksijenlenme,

  • pH,

  • mikrobiyolojik dönüşüm,

  • kompostun olgunlaşması

kontrol edilmelidir.

Olgunlaşmamış organik materyalin doğrudan toprağa uygulanması yerine, stabil ve olgun bir kompost elde edilmesi daha kontrollü bir yaklaşımdır.


4. Gül Posası Yeniden Gül Bahçesine Dönebilir mi?

Döngüsel ekonominin gül üretimindeki en anlamlı örneklerinden biri burada ortaya çıkmaktadır.

Şöyle bir sistem düşünülebilir:

Isparta toprağı

Rosa damascena

gül çiçeği

distilasyon

gül ürünleri + gül posası

gül posasının kontrollü kompostlanması

organik toprak düzenleyici

gül bahçesi

Böylece bitkinin yetiştiği topraktan alınan organik materyalin bir bölümü uygun işlemlerden sonra yeniden tarımsal sisteme kazandırılabilir.

Fakat bunun gerçekten sürdürülebilir olup olmadığını göstermek için yalnızca kompost üretmek yeterli değildir.

Uzun dönemli tarla araştırmalarında;

toprak organik maddesi, pH, besin elementleri, mikrobiyal özellikler, bitki gelişimi, çiçek verimi ve mümkünse çiçeğin kimyasal/uçucu bileşen profili

birlikte izlenmelidir.

Böyle bir araştırma Isparta gülcülüğü açısından son derece değerli olabilir.


5. Vermikompost Üretimi

Gül posasının değerlendirilebileceği bir başka yöntem vermikompost, yani solucanların da yer aldığı biyolojik dönüşüm sistemleridir.

Gül işleme artıklarının farklı organik materyallerle birlikte vermikompost üretiminde kullanılmasına yönelik araştırmalar bulunmaktadır.

Ancak taze distilasyon posasının doğrudan solucanlara verilmesi yerine materyalin özelliklerinin belirlenmesi ve gerektiğinde ön kompostlama yapılması daha kontrollü bir yaklaşım olacaktır.

Uygun bir sistemde:

gül posası → ön işlem/ön kompostlama → vermikompostlama → olgun organik materyal

şeklinde bir süreç araştırılabilir.


6. Gül Posasının Hayvan Beslenmesinde Kullanılması

Distile Rosa damascena biyokütlesinin hayvan beslenmesinde değerlendirilmesi de bilimsel literatürde araştırılan alanlardan biridir.

Bazı deneysel çalışmalarda distile gül materyalinin farklı hayvan rasyonlarına eklenmesinin etkileri incelenmiştir.

Ancak bu alan henüz kompost veya bitkisel ekstraksiyon kadar doğrudan uygulanabilecek bir çözüm olarak görülmemelidir.

Hayvan yemi söz konusu olduğunda;

  • besin değeri,

  • sindirilebilirlik,

  • güvenlik,

  • antinutrisyonel bileşenler,

  • kalıntılar,

  • uygun kullanım oranı

belirlenmeli ve yem mevzuatı dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle hayvan yemi, gül posası için potansiyel bir araştırma alanıdır, fakat kontrolsüz biçimde önerilebilecek bir kullanım değildir.


7. Gül Posasından Enerji Üretilebilir mi?

Bitkisel biyokütle enerji üretiminde de değerlendirilebilir.

Rosa damascena işleme artıklarının hidrotermal gazifikasyonu üzerine yapılmış araştırmalar bulunmaktadır. Bu çalışmalar gül işleme artıklarından belirli koşullarda hidrojen, metan ve diğer gaz ürünlerinin elde edilebileceğini göstermektedir.

Teknik olarak bu önemli bir sonuçtur.

Fakat döngüsel ekonomi açısından farklı bir soru sorulmalıdır:

Değerli kimyasal bileşenler içeren bir biyokütleyi doğrudan enerji hammaddesi olarak kullanmak en doğru seçenek midir?

Her zaman değil.

Eğer posadan önce yüksek değerli fenolik veya polisakkarit fraksiyonları elde edilebiliyorsa, doğrudan enerji üretimi materyalin ekonomik değerini erken aşamada kaybetmek anlamına gelebilir.

Bu nedenle enerji üretimi daha çok diğer değerli fraksiyonlar alındıktan sonra kalan düşük değerli biyokütle için düşünülmelidir.


8. Gül Posasından Biyokömür Üretimi

Bitkisel biyokütlenin oksijenin sınırlı olduğu koşullarda ısıtılmasıyla biyokömür (biochar) üretilebilir.

Gül posası da lignoselülozik yapısı nedeniyle bu açıdan araştırılabilecek materyaller arasındadır.

Biyokömür;

  • toprak düzenleme,

  • karbonun daha uzun süreli tutulması,

  • su ve besin maddelerinin tutulmasına yönelik uygulamalar,

  • adsorpsiyon sistemleri

gibi alanlarda araştırılmaktadır.

Ancak gül posası özelindeki uygulamaların ekonomik ve çevresel avantajları proses bazında gösterilmelidir.

Özellikle kurutma gereksinimi önemlidir. Distilasyondan çıkan yaş posanın kurutulması ciddi enerji gerektiriyorsa, prosesin çevresel avantajı azalabilir.

Dolayısıyla yalnızca “atığı biochar yapıyoruz” demek yeterli değildir.

Enerji ve yaşam döngüsü hesabının da yapılması gerekir.


9. Gül Posasının Atık Su Arıtımında Kullanılması

Gül posası konusunda daha az bilinen fakat bilimsel açıdan ilginç alanlardan biri biyosorbent olarak kullanılmasıdır.

Distilasyon sonrası Rosa damascena biyokütlesinin kurşun ve kadmiyum gibi bazı ağır metal iyonlarını ve belirli kirleticileri adsorbe etme kapasitesi deneysel çalışmalarda incelenmiştir.

Bu yaklaşım:

gül posası → biyosorbent → su arıtma materyali

şeklinde yeni bir kullanım alanı ortaya çıkarabilir.

Ancak burada döngüsel ekonomi açısından önemli bir problem vardır.

Ağır metalleri adsorbe eden materyal ortadan kaybolmaz; kirletici yalnızca sudan katı materyale aktarılmış olur.

Bu nedenle kullanılmış adsorbanın güvenli biçimde bertaraf edilmesi veya yeniden kazanılması gerekir.

Dolayısıyla biyosorbent uygulamaları umut verici olmakla birlikte sistemin tamamının çevresel etkisi değerlendirilmelidir.


Gül Posası Doğrudan Kozmetik Hammaddesi Olabilir mi?

Bu konuda özellikle dikkatli olunmalıdır.

Gül posasında fenolik bileşiklerin bulunması, posanın öğütülerek doğrudan bir kozmetik ürüne eklenebileceği anlamına gelmez.

Kozmetik hammadde geliştirilmek isteniyorsa;

  • kimyasal kompozisyon,

  • mikrobiyolojik güvenlik,

  • pestisit kalıntıları,

  • ağır metaller,

  • partikül özellikleri,

  • stabilite,

  • toksikolojik değerlendirme

gibi parametreler incelenmelidir.

Bu nedenle bilimsel açıdan daha güçlü yaklaşım, posanın kendisini doğrudan kullanmak yerine standardize edilmiş ekstrakt veya saflaştırılmış polisakkarit fraksiyonu geliştirmektir.


En Doğru Yaklaşım: Gül Biyorafinerisi

Bütün bu çalışmalar birlikte değerlendirildiğinde gül posasının geleceği için en güçlü modelin biyorafineri yaklaşımı olduğu görülmektedir.

Biyorafineri, biyolojik bir hammaddenin yalnızca tek bir ürün için kullanılmasını değil, farklı bileşenlerinin mümkün olan en yüksek değerle ardışık olarak değerlendirilmesini ifade eder.

Gül için model şöyle kurulabilir:

Rosa damascena çiçeği

Distilasyon

Gül yağı / gül suyu / gül distilatı

Distilasyon posası

Fenolik bileşiklerin geri kazanılması

Pektik polisakkaritlerin değerlendirilmesi

Kalan lifli biyokütle

Kompost / vermikompost / biyokömür / uygun enerji uygulamaları

Tarımsal sisteme geri dönüş

Buradaki temel prensip son derece önemlidir:

Önce yüksek değerli bileşikler, sonra materyal, en son enerji.

Bu sıralama, döngüsel ekonominin yalnızca atık azaltma değil aynı zamanda kaynağın ekonomik değerini mümkün olduğunca uzun süre koruma prensibiyle uyumludur.


Isparta İçin Nasıl Bir Bilimsel Çalışma Yapılabilir?

Isparta'daki gül endüstrisi açısından ilk yapılması gereken çalışma, belirli bir üretim prosesinden çıkan gül posasının ayrıntılı karakterizasyonudur.

Örneğin araştırma programında şu analizler yer alabilir:

Temel biyokütle analizi

Nem, kül, protein, yağ, toplam karbon ve azot, pH, selüloz, hemiselüloz ve lignin.

Fitokimyasal analiz

Toplam fenolik madde, toplam flavonoid ve uygun kromatografik yöntemlerle bireysel bileşiklerin belirlenmesi.

Güvenlik

Mikrobiyolojik analizler, ağır metal ve pestisit kalıntılarının değerlendirilmesi.

Fonksiyonel araştırmalar

DPPH, ABTS veya FRAP gibi yöntemlerle antioksidan kapasitenin araştırılması.

Fraksiyonlama araştırması

Fenolik ekstraktların, pektik polisakkaritlerin ve kalan lifli biyokütlenin ayrı ayrı değerlendirilmesi.

Böylece “gül posası değerlidir” şeklindeki genel bir ifade yerine, hangi bileşenin ne kadar bulunduğunu ve hangi uygulamanın gerçekten ekonomik olabileceğini gösteren ölçülebilir bir veri seti oluşturulabilir.


Her Gül Posası Aynı Kabul Edilmemelidir

Burada gül endüstrisi açısından son derece önemli bir bilimsel nokta bulunmaktadır.

Distilasyon sonrası biyokütlenin kompozisyonu kullanılan prosese bağlı olabilir.

Geleneksel gül yağı üretiminden kalan posa ile farklı distilasyon koşullarından elde edilen posanın kimyasal profillerinin aynı olduğu varsayılmamalıdır.

Akita'nın yağı ayrılmadan elde edilen Rosa damascena distilatı üretiminden kalan biyokütle açısından da aynı prensip geçerlidir.

Bu nedenle ilginç bir araştırma konusu şudur:

Yağı ayrılmadan gerçekleştirilen Rosa damascena distilasyonundan kalan biyokütle ile geleneksel gül yağı distilasyonundan kalan biyokütlenin karşılaştırılması

Araştırmada;

  • fenolik profil,

  • toplam fenolik madde,

  • flavonoidler,

  • pektik polisakkaritler,

  • lif kompozisyonu,

  • kalan uçucu bileşenler,

  • antioksidan kapasite

karşılaştırılabilir.

Böyle bir çalışma, farklı üretim yöntemlerinin yalnızca elde edilen distilat veya yağ üzerindeki değil, geride kalan biyokütle üzerindeki etkisini de ortaya koyabilir.

Sonuç görülmeden iki posadan birinin diğerinden daha değerli olduğu iddia edilmemelidir. Bilimsel açıdan doğru yaklaşım önce ölçmek, ardından karşılaştırmaktır.


Gül Posası İçin Hangi Uygulamalar Öncelikli Olmalıdır?

Bilimsel kanıtlar ve uygulanabilirlik birlikte değerlendirildiğinde tek bir kullanım alanı seçmek yerine kademeli bir yaklaşım daha anlamlı görünmektedir.

Yüksek katma değerli araştırmalar:
Fenolik ekstraktlar ve pektik polisakkaritler.

Bugün uygulanabilir döngüsel çözüm:
Kontrollü kompostlama ve uygun koşullarda vermikompostlama.

İleri Ar-Ge alanları:
Biyokömür, biyosorbent ve diğer biyomalzemeler.

Son değer basamağı:
Ekonomik ve çevresel açıdan uygun olması halinde enerji geri kazanımı.

Bu sistemde kompostlama diğer seçeneklerin rakibi değildir.

Aksine, yüksek değerli bileşenler ayrıldıktan sonra geriye kalan biyokütlenin değerlendirilmesiyle döngünün son halkalarından biri olabilir.


Atık Değil, İkincil Bir Biyolojik Kaynak

Rosa damascena distilasyonundan sonra geriye kalan gül posasına yalnızca bertaraf edilmesi gereken bir atık olarak bakmak günümüzde yeterli değildir.

Bilimsel araştırmalar bu biyokütlenin fenolik bileşikler, pektik polisakkaritler ve lifli materyal açısından değerlendirme potansiyeli taşıdığını göstermektedir.

Ancak döngüsel ekonominin gerçek başarısı, posadan mümkün olan her şeyi üretmeye çalışmak değildir.

Başarı;

bilimsel olarak doğrulanmış, ekonomik olarak uygulanabilir ve çevresel açıdan gerçekten anlamlı kullanım yollarını belirlemektir.

Bu nedenle gül posasının geleceği tek bir üründe değil, kademeli bir sistemde görülebilir:

değerli molekülleri geri kazanmak, kalan biyokütleyi değerlendirmek ve mümkün olan kısmını yeniden tarımsal döngüye kazandırmak.

Böyle bir yaklaşım, Isparta'da yüzyıllardır devam eden gül yetiştiriciliğini modern döngüsel ekonomi ve biyoteknoloji anlayışıyla buluşturabilir.

Gül çiçeğinin ekonomik yolculuğu böylece distilasyon kazanında sona ermez.

Bir sonraki üretim döngüsünün hammaddesine dönüşerek devam eder.

Kaynaklar

  • Onursal, E. & Ekinci, K. Co-composting of rose processing waste with different organic materials. Rosa damascena işleme artıklarının kontrollü kompostlanmasına ilişkin Isparta merkezli çalışma.

  • Valcheva-Kuzmanova ve çalışma arkadaşları. Rosa damascena distilasyon yan ürünlerindeki fenolik bileşiklerin geri kazanılması ve fonksiyonel özellikleri üzerine çalışmalar.

  • Food Hydrocolloids kapsamında yayımlanan çalışmalar. Rosa damascena endüstriyel artıklarından pektik polisakkaritlerin izolasyonu ve karakterizasyonu.

  • Rosa damascena distilasyon artıklarından fenolik bileşiklerin geri kazanılmasında NADES ve yeni ekstraksiyon teknolojilerini değerlendiren güncel araştırmalar.

  • Rosa damascena işleme artıklarının hidrotermal gazifikasyonunu inceleyen enerji geri kazanımı araştırmaları.

  • Distilasyon sonrası Rosa damascena biyokütlesinin ağır metal ve kirletici adsorpsiyonunda biyosorbent olarak kullanımını inceleyen çalışmalar.

  • Rosa damascena endüstrisi yan ürünlerinin gıda, yem ve diğer katma değerli uygulamalarda değerlendirilmesini ele alan güncel bilimsel derlemeler.

Bilimsel not: Literatürde bildirilen bileşim ve verimler belirli gül materyallerine ve deneysel proseslere aittir. Bunlar Akita'nın distilasyon posasına doğrudan atfedilemez. Akita prosesinden çıkan biyokütlenin özelliklerinin ayrıca analiz edilmesi gerekir.

Bizden haberdar olmak, kampanyaları en önce öğrenmek için
WhatsApp destek ekibimize danışabilirsiniz.
Merhaba, nasıl yardımcı olabiliriz?