Kalite, Güvenlik ve Analiz Yöntemleri

Kozmetik Ürünlerde Etkinlik Testleri Nasıl Yapılır?

Kozmetik ürünlerin nemlendirme, elastikiyet, ince çizgi görünümü ve cilt tonu gibi iddiaları hangi bilimsel yöntemlerle değerlendirilir? İn vitro çalışmalardan insan üzerinde yapılan enstrümantal ölçümlere kadar kozmetik etkinlik testlerinin temel yöntemleri.

Kozmetik Ürünlerde Etkinlik Testleri Nasıl Yapılır?

Bir kozmetik ürünün üzerinde “nemlendirir”, “cilt elastikiyetini destekler”, “ince çizgilerin görünümünü azaltmaya yardımcı olur” veya “cilt tonunun daha eşit görünmesini destekler” gibi ifadeler gördüğümüzde önemli bir soru ortaya çıkar:

Bu etkinin gerçekten oluştuğu nasıl gösterilir?

Kozmetik biliminde bu sorunun yanıtı etkinlik testleri ve daha geniş anlamıyla iddia kanıtlama (claim substantiation) çalışmalarında aranır.

Etkinlik testleri, bir kozmetik ürünün vaat edilen performansının bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesini amaçlar. Kullanılacak yöntem ise ürünün türüne ve ileri sürülen iddiaya göre değişir.

Akademi Notu

Bir ürünün güvenli olması ile etkili olması aynı şey değildir.

Güvenlik testleri: Ürünün kullanım koşullarında istenmeyen etkilere yol açma riskini değerlendirir.
Etkinlik testleri: Ürünün vaat edilen kozmetik etkiyi sağlayıp sağlamadığını araştırır.


1. Etkinlik testi neden yapılır?

Kozmetik ürünlerde tüketiciye sunulan iddiaların bilimsel bir dayanağa sahip olması gerekir.

Örneğin bir ürün için:

  • “24 saat nemlendirme sağlar”,

  • “cilt elastikiyetini artırmaya yardımcı olur”,

  • “ince çizgilerin görünümünü azaltır”,

  • “cilt tonunun daha eşit görünmesini destekler”

deniliyorsa, kullanılacak test yöntemi bu iddiayı gerçekten değerlendirebilecek nitelikte olmalıdır.

Avrupa Birliği'nin kozmetik iddialarına ilişkin 655/2013 sayılı düzenlemesi, açık veya örtülü kozmetik iddiaların yeterli ve doğrulanabilir kanıtlarla desteklenmesini ister. Kullanılan çalışmaların iddia edilen faydayla ilgili, iyi tasarlanmış, geçerli, güvenilir ve tekrarlanabilir yöntemlere dayanması beklenir.

Bu nedenle bilimsel yaklaşım:

Önce iddiayı belirlemek → sonra bu iddiayı ölçebilecek yöntemi seçmek

şeklindedir.


2. Kozmetik etkinlik testlerinin temel türleri

Kozmetik ürünlerde etkinlik tek bir yöntemle ölçülmez. Cosmetics Europe'un etkinlik değerlendirme rehberinde de insan üzerinde yapılan değerlendirmeler, enstrümantal ölçümler, profesyonel değerlendirmeler, ex vivo ve in vitro çalışmalar gibi farklı yaklaşımlar tanımlanmaktadır.

Başlıca yöntemler

Test yaklaşımıNe değerlendirilebilir?
İn vitro testlerHücresel veya biyolojik mekanizmalar
Ex vivo testlerİzole doku, saç teli veya biyolojik materyal üzerindeki etkiler
Enstrümantal insan çalışmalarıNem, elastikiyet, renk, yüzey özellikleri vb.
Uzman değerlendirmesiGörsel veya dokunsal değişimler
Tüketici/kullanıcı değerlendirmesiKullanıcının ürünü ve etkisini nasıl algıladığı

Bu yöntemler birbirinin alternatifi olmak zorunda değildir. İyi tasarlanmış bir etkinlik çalışmasında birden fazla yöntem birlikte kullanılabilir.


3. İn vitro etkinlik testleri

İn vitro, canlı organizmanın dışında, kontrollü laboratuvar ortamında gerçekleştirilen çalışmaları ifade eder.

Örneğin araştırmacılar hücre kültürlerinde veya uygun biyolojik modellerde bir ürünün ya da bileşenin belirli biyolojik süreçlerle ilişkisini inceleyebilir.

Kozmetik araştırmalarda bunlar arasında:

  • hücre canlılığı,

  • hücre proliferasyonu,

  • oksidatif stresle ilişkili göstergeler,

  • melanin oluşumuyla ilişkili mekanizmalar,

  • kolajen veya elastin metabolizmasıyla ilişkili biyobelirteçler

gibi parametreler bulunabilir.

İn vitro çalışmalar özellikle etki mekanizmasını araştırmak ve ürün geliştirme aşamasında aday formülleri karşılaştırmak açısından değerlidir. Cosmetics Europe da bu çalışmaların ürün geliştirmede tarama amacıyla veya bir bileşenin etki mekanizmasını açıklamak için kullanılabileceğini belirtmektedir.

Ancak burada önemli bir bilimsel sınır vardır:

Hücre üzerinde gözlenen bir etki, aynı etkinin insan cildinde aynı büyüklükte gerçekleştiğini tek başına kanıtlamaz.

Bu nedenle in vitro sonuçların nasıl ifade edildiği büyük önem taşır.


4. İnsan üzerinde yapılan enstrümantal etkinlik testleri

Bir kozmetik ürünün gerçek kullanım koşullarındaki performansını değerlendirmek için gönüllüler üzerinde kontrollü çalışmalar yapılabilir.

Burada değerlendirme yalnızca kişinin “cildim daha iyi hissediliyor” demesine dayanmaz. Cilt özellikleri uygun cihazlarla ölçülebilir.

Nem ölçümü

Nemlendirici ürünlerde en sık araştırılan parametrelerden biri cildin hidrasyon düzeyidir.

Bu amaçla Corneometer® gibi cihazlardan yararlanılabilir.

Örneğin çalışma başlangıcında cilt nemi ölçülür. Ürün belirlenen süre ve kullanım protokolü doğrultusunda uygulanır ve daha sonra ölçüm tekrarlanır.

Başlangıç değerleri ile sonraki değerler karşılaştırılarak değişim analiz edilir.


5. Transepidermal su kaybı – TEWL

Cilt bariyerinin değerlendirilmesinde kullanılan önemli parametrelerden biri Transepidermal Water Loss (TEWL), yani transepidermal su kaybıdır.

Bu ölçüm, suyun deri yüzeyinden çevreye geçişiyle ilişkili bir parametredir ve uygun çalışma tasarımlarında cilt bariyer fonksiyonunun değerlendirilmesine katkı sağlayabilir.

Ancak:

Cilt nemi ölçümü ile TEWL aynı ölçüm değildir.

Biri cildin hidrasyon durumuyla, diğeri ise cilt yüzeyinden gerçekleşen su kaybıyla ilişkilidir.


6. Elastikiyet ve mekanik özellikler nasıl ölçülür?

Yaşlanma karşıtı kozmetiklerin değerlendirilmesinde cildin mekanik özellikleri incelenebilir.

Bu amaçla Cutometer® gibi cihazlardan yararlanılabilir.

Cilde kontrollü bir vakum uygulanır ve cildin deformasyonu ile eski durumuna dönme davranışı ölçülür.

Bu yöntemle farklı mekanik parametreler üzerinden cildin:

  • elastik davranışı,

  • deformasyonu,

  • toparlanma özellikleri

değerlendirilebilir.

Cosmetics Europe rehberi de hidrasyonun yanı sıra cildin mekanik özelliklerinin enstrümantal yöntemlerle değerlendirilebileceğini belirtmektedir.


7. Kırışıklık ve cilt yüzeyi nasıl değerlendirilir?

Bir ürün “ince çizgilerin görünümünü azaltmaya yardımcı olur” iddiası taşıyorsa değerlendirme buna uygun yöntemlerle yapılmalıdır.

Örneğin:

  • yüksek çözünürlüklü görüntüleme,

  • üç boyutlu cilt yüzeyi analizi,

  • profilometri,

  • standardize klinik fotoğraflama

kullanılabilir.

Bu sistemlerde kırışıklıkların:

  • sayısı,

  • uzunluğu,

  • derinliği,

  • yüzey alanı

gibi özellikleri ölçülebilir.

Çalışmanın başlangıcındaki görüntüler ile belirli kullanım sürelerinden sonraki görüntüler karşılaştırılır.

Böylece yalnızca görsel izlenime değil, ölçülebilir verilere dayanan bir değerlendirme yapılabilir.


8. Cilt tonu ve pigmentasyon nasıl ölçülür?

Cilt tonu veya pigmentasyon görünümü üzerine geliştirilen ürünlerde kolorimetrik ölçümler ve görüntü analizleri kullanılabilir.

Bu sistemler cilt rengindeki değişimleri sayısal verilere dönüştürmeye yardımcı olur.

Cosmetics Europe rehberinde de kolorimetrik testler etkinlik değerlendirmesinde kullanılabilecek enstrümantal yöntemler arasında gösterilmektedir.

Bu tür çalışmalar özellikle “cilt tonunun daha eşit görünmesine yardımcı olur” gibi kozmetik iddiaların değerlendirilmesinde kullanılabilir.


9. Uzman değerlendirmesi

Her kozmetik etki yalnızca cihazla ölçülmez.

Dermatologlar veya uygun nitelikteki profesyoneller tarafından standardize edilmiş ölçekler kullanılarak değerlendirme yapılabilir.

Örneğin:

  • cilt kuruluğunun görünümü,

  • pullanma,

  • pürüzlülük,

  • ince çizgilerin görünümü,

  • genel cilt görünümü

önceden tanımlanmış değerlendirme kriterleri kullanılarak puanlanabilir.

Bilimsel açıdan önemli olan, değerlendirmenin rastgele bir kişisel görüş olmaması; önceden belirlenmiş protokole ve değerlendirme ölçeğine dayanmasıdır.


10. Tüketici kullanım testleri

Kozmetik ürünlerin etkisinin bir başka boyutu da kullanıcının ürünü nasıl algıladığıdır.

Gönüllülere belirli bir süre ürün kullandırıldıktan sonra:

“Cildiniz daha nemli hissediliyor mu?”

“Cildiniz daha yumuşak görünüyor mu?”

“Ürünün kullanımından memnun kaldınız mı?”

gibi sorular yöneltilebilir.

Sonuç örneğin:

“Katılımcıların %87'si cildinin daha yumuşak hissedildiğini bildirdi.”

şeklinde ifade edilebilir.

Burada kullanılan dil çok önemlidir.

Bu sonuç:

“Ürün cilt yumuşaklığını %87 artırdı.”

anlamına gelmez.

İlk ifade kullanıcıların algısını, ikinci ifade ise ölçülmüş nicel bir değişimi anlatır. İkisi bilimsel olarak aynı değildir.


11. İyi bir etkinlik çalışması nasıl tasarlanır?

Etkinlik testinin bilimsel değeri yalnızca kullanılan cihaza bağlı değildir.

Çalışmanın tamamı doğru tasarlanmalıdır.

Örneğin araştırmacılar şu soruları değerlendirmelidir:

Kimler çalışmaya katılıyor?

Yaş, cilt tipi ve araştırılan özellik açısından uygun gönüllüler seçilmelidir.

Kaç kişi çalışmaya katılıyor?

Örneklem büyüklüğünün araştırılan etkiyi değerlendirmeye yeterli olması gerekir.

Ürün ne kadar süre kullanılıyor?

Nemlendirme gibi bazı etkiler kısa sürede değerlendirilebilirken, bazı görünüm değişikliklerinin değerlendirilmesi daha uzun kullanım gerektirebilir.

Kontrol veya karşılaştırma grubu var mı?

Çalışmanın amacına göre başlangıç değerleri, ürün uygulanmayan alan, plasebo veya referans ürün kullanılabilir.

Çevresel koşullar kontrol ediliyor mu?

Özellikle cilt nemi gibi ölçümlerde sıcaklık ve bağıl nem gibi çevresel faktörler sonuçları etkileyebilir.

Bu nedenle kontrollü ölçüm ortamı önemlidir.


12. İstatistik neden önemlidir?

Bir cihazın iki farklı sayı vermesi tek başına ürünün etkili olduğunu göstermez.

Araştırmacılar gözlenen değişimin:

  • büyüklüğünü,

  • bireyler arasındaki değişkenliği,

  • istatistiksel anlamlılığını,

  • biyolojik veya kozmetik açıdan anlamını

birlikte değerlendirmelidir.

Cosmetics Europe rehberinde etkinlik çalışmalarının raporlanmasında katılımcı sayısı, merkezi eğilim ve dağılım ölçütleri, yüzdeler, kullanılan değerlendirme yöntemi ve sonuçların yorumlanması gibi bilgilerin yer almasının önemi vurgulanmaktadır.

Bu nedenle:

İstatistiksel anlamlılık ile tüketici açısından anlamlı kozmetik etki aynı kavram değildir.

Çok küçük bir değişim istatistiksel olarak anlamlı olabilir; fakat gerçek hayatta fark edilir düzeyde olmayabilir.


13. Bileşen araştırması ile bitmiş ürün testi aynı şey midir?

Kozmetik sektöründeki en önemli ayrımlardan biri budur.

Bir formülde bulunan bileşenin bilimsel literatürde belirli bir özelliğinin gösterilmiş olması, bitmiş kozmetik ürünün otomatik olarak aynı etkiye sahip olduğunu kanıtlamaz.

Örneğin bir bitki ekstraktı için hücre kültüründe antioksidan aktivite gösterilmiş olabilir.

Ancak bitmiş kremde:

  • kullanılan konsantrasyon,

  • diğer bileşenlerle etkileşim,

  • formülasyon yapısı,

  • stabilite,

  • cilde uygulanma biçimi

sonucu değiştirebilir.

AB kozmetik iddia kriterleri de bir bileşenin özelliklerinin, yeterli kanıt olmadan bitmiş ürünün özelliğiymiş gibi sunulmaması gerektiğini açıkça belirtmektedir.

Bu nedenle bilimsel kanıt hiyerarşisinde şu ayrım korunmalıdır:

Bileşen hakkında literatür ≠ Bitmiş ürün üzerinde etkinlik testi


14. Etkinlik testi ile güvenlik testi arasındaki fark

Bu iki alanın birbirinden ayrılması özellikle önemlidir.

Güvenlik değerlendirmesiEtkinlik değerlendirmesi
Ürünün güvenli kullanımını araştırırÜrünün vaat edilen performansını araştırır
İrritasyon değerlendirilebilirNem artışı değerlendirilebilir
Göz toleransı değerlendirilebilirElastikiyet değerlendirilebilir
Mikrobiyolojik güvenlik incelenebilirİnce çizgi görünümü incelenebilir
Stabilite güvenli formülün korunmasına katkı sağlarKozmetik faydanın ölçülmesine odaklanır

Bir ürün güvenli olabilir ancak belirli bir etkinlik iddiasını destekleyen veriye sahip olmayabilir.

Aynı şekilde etkinlik göstermesi de güvenlik değerlendirmesinin yerine geçmez.


15. “Klinik olarak test edilmiştir” ne anlama gelir?

Tüketicilerin özellikle dikkat etmesi gereken ifadelerden biri budur.

“Klinik olarak test edilmiştir” ifadesi tek başına etkinliğin büyüklüğünü anlatmaz.

Bilimsel açıdan asıl sorular şunlardır:

Ne test edildi?
Hangi yöntem kullanıldı?
Kaç kişi katıldı?
Ne kadar süre kullanıldı?
Hangi parametre ölçüldü?
Sonuç neydi?

Dolayısıyla iyi hazırlanmış bilimsel iletişim yalnızca “test edildi” demekle yetinmez; mümkün olduğunda testin neyi gösterdiğini açıklar.


16. Bir kozmetik ürünün bilimsel dosyasında neler bulunabilir?

Güçlü bir ürün değerlendirmesi farklı kanıt katmanlarından oluşabilir:

Formülasyon bilgisi

Hammadde ve bileşen literatürü

Fiziksel-kimyasal analizler

Stabilite ve mikrobiyolojik değerlendirme

Güvenlik/tolerans çalışmaları

İn vitro veya ex vivo araştırmalar

İnsan üzerinde enstrümantal etkinlik çalışmaları

Uzman ve tüketici değerlendirmeleri

Bunların tamamının her kozmetik ürün için yapılması gerektiği anlamı çıkarılmamalıdır. Gerekli kanıt düzeyi, ürünün niteliğine ve ileri sürülen iddianın gücüne göre belirlenir.


Etkinlik testlerinde en önemli bilimsel ilke

Kozmetik biliminde doğru soru:

“Bu ürün test edildi mi?”

değil,

“Bu ürün için ileri sürülen bu iddiayı desteklemek amacıyla hangi yöntem kullanıldı ve sonuç ne gösterdi?”

olmalıdır.

Çünkü bilimsel kanıt yalnızca bir laboratuvar raporunun bulunması değildir.

İddia ile test yönteminin birbiriyle uyumlu olmasıdır.

Bir ürün nemlendirme iddiası taşıyorsa nemlendirme değerlendirilmelidir. Elastikiyet iddiası varsa buna uygun mekanik parametreler ölçülmelidir. Cilt tonu iddiası varsa renk veya pigmentasyon değişimini değerlendirebilecek yöntemler kullanılmalıdır.

Bu yaklaşım hem bilimsel araştırmanın hem de sorumlu kozmetik iletişimin temelidir.


Gül Akademisi'nden Sonuç

Modern kozmetik bilimi artık yalnızca “bu bitki yüzyıllardır kullanılıyor” veya “bu bileşenin faydaları biliniyor” yaklaşımıyla sınırlı değildir.

Geleneksel bilgi ve bileşen araştırmaları değerli başlangıç noktalarıdır. Ancak bitmiş bir kozmetik ürünün belirli bir performans iddiası söz konusu olduğunda, bu iddianın ürünle ve iddia edilen etkiyle ilişkili bilimsel kanıtlarla desteklenmesi gerekir.

İn vitro çalışmalar mekanizmaları anlamamıza yardımcı olur. Enstrümantal çalışmalar ölçülebilir değişimleri ortaya koyabilir. Uzman değerlendirmeleri klinik görünümü inceleyebilir. Tüketici çalışmaları ise kullanıcının deneyimini gösterir.

Bu kanıtların her biri farklı bir soruya cevap verir.

Bilimsel açıdan güçlü kozmetik değerlendirmesinin temelinde de tam olarak bu ayrım vardır:

Doğru iddia, doğru test yöntemi ve doğru yorum.

Kaynaklar

  1. Cosmetics Europe. Guidelines for the Evaluation of the Efficacy of Cosmetic Products, Revised Version, May 2008.

  2. European Commission. Commission Regulation (EU) No 655/2013 laying down common criteria for the justification of claims used in relation to cosmetic products.

Bizden haberdar olmak, kampanyaları en önce öğrenmek için
WhatsApp destek ekibimize danışabilirsiniz.
Merhaba, nasıl yardımcı olabiliriz?