Modern yaşamda stres çoğu zaman yalnızca “gergin hissetmek” olarak düşünülür. Oysa stres; algı, duygu durumu, uyku, kalp atım hızı, kan basıncı ve günlük performans gibi birçok sistemi etkileyebilen karmaşık bir fizyolojik ve psikolojik süreçtir.
Bu nedenle kokuların ve aromatik bitkilerin stres üzerindeki olası etkileri uzun zamandır bilimsel araştırmaların ilgi alanındadır. Bu bitkiler arasında Isparta gülü olarak da bilinen Rosa damascena Mill. dikkat çekici bir yere sahiptir.
Bugün Rosa damascena üzerine yalnızca laboratuvar ve hayvan araştırmaları değil; sağlıklı gönüllüler, sağlık çalışanları, öğrenciler, doğum yapan kadınlar, kalp hastaları ve farklı klinik gruplarda yürütülmüş randomize kontrollü insan çalışmaları da bulunmaktadır.
Peki bu çalışmalar gerçekten ne söylüyor?
Gül Akademisi Bilim Notu
Rosa damascena çalışmalarında “stres”, “anksiyete” ve “rahatlama” aynı şey değildir. Bazı araştırmalar DASS-21 gibi stres ölçeklerini, bazıları State-Trait Anxiety Inventory gibi anksiyete ölçeklerini, bazıları ise kan basıncı ve nabız gibi fizyolojik parametreleri değerlendirmiştir. Sonuçlar bu ayrım gözetilerek yorumlanmalıdır.
1. Stres ve anksiyete neden birlikte araştırılıyor?
Stres ve anksiyete birbirleriyle ilişkili olmakla birlikte bilimsel olarak farklı kavramlardır.
Stres, kişinin karşılaştığı fiziksel veya psikolojik bir talebe verdiği yanıtı ifade eder.
Anksiyete ise endişe, tehdit algısı, huzursuzluk ve geleceğe yönelik kaygı gibi duygusal süreçleri içerir.
Özellikle klinik araştırmalarda bir ameliyat, anjiyografi, sınav, doğum veya yoğun çalışma ortamı kişide hem stres hem de geçici anksiyete oluşturabilir.
Bu nedenle Rosa damascena araştırmalarının önemli bir bölümü günlük kronik stresi değil, belirli bir stresli durum sırasında ortaya çıkan psikolojik yanıtı incelemektedir.
Bu ayrım oldukça önemlidir.
2. İnsan çalışmalarının genel sonucu ne?
Bu konuda şimdiye kadar yayımlanmış çalışmaların tek tek değerlendirilmesinin ötesinde, araştırmaları birlikte analiz eden sistematik derlemeler ve meta-analizler bulunmaktadır.
2021 sistematik derleme ve meta-analizi
2021 yılında yayımlanan bir sistematik derleme ve meta-analizde, Rosa damascena ile yetişkinlerde anksiyete, depresyon ve stres üzerine yapılmış 32 randomize kontrollü araştırma değerlendirilmiştir.
Toplu analizde Rosa damascena uygulamalarının:
durumsal anksiyetenin,
stres skorlarının
ve bazı çalışmalarda depresif belirti skorlarının
azalmasıyla ilişkili olduğu bildirilmiştir.
Stres için hesaplanan standartlaştırılmış ortalama fark SMD −1,33 olarak raporlanmıştır. Araştırmacılar sonuçları umut verici olarak değerlendirmekle birlikte çalışmalar arasındaki yöntem farklılıklarının dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır.
3. 2025 meta-analizi ne gösterdi?
Bu alandaki en kapsamlı güncel değerlendirmelerden biri 2025 yılında yayımlandı.
Araştırmacılar Rosa damascena aromaterapisinin;
anksiyete,
stres,
depresif belirtiler,
uyku kalitesi
ve anksiyeteyle ilişkili bazı hemodinamik parametreler
üzerindeki etkisini inceleyen 28 randomize kontrollü çalışmayı birlikte analiz etti.
Sonuçlar özellikle stres açısından dikkat çekiciydi.
Rosa damascena aromaterapisi alan gruplarda stres belirtileri kontrol gruplarına göre anlamlı derecede daha düşük bulundu:
SMD = −0,76
%95 güven aralığı: −1,07 ile −0,44
p < 0,001
Üstelik stres analizindeki çalışmalar arasındaki heterojenlik, anksiyete ve uyku sonuçlarına kıyasla daha düşüktü.
Aynı meta-analizde genel anksiyete için de anlamlı bir azalma saptandı. Ancak araştırmacılar özellikle bazı anksiyete sonuçlarında çalışmalar arasında yüksek farklılık ve olası yayın yanlılığı bulunduğunu belirtti.
Bu sonuç ne anlama geliyor?
Mevcut insan araştırmaları, Rosa damascena aromaterapisinin belirli koşullarda algılanan stres ve özellikle geçici anksiyetenin azaltılmasına yardımcı olabileceği yönünde tutarlı bir bilimsel sinyal göstermektedir.
Ancak bu sonuç, gül kokusunun her bireyde veya her stres türünde aynı etkiyi göstereceği anlamına gelmez.
4. Koroner anjiyografi öncesinde yapılan çalışma
Stres açısından doğrudan ölçüm yapan önemli insan araştırmalarından biri koroner anjiyografi uygulanacak hastalarda gerçekleştirildi.
Çalışmaya 98 hasta katıldı.
Katılımcılar randomize olarak iki gruba ayrıldı. Müdahale grubundaki hastalar anjiyografi öncesinde %40 konsantrasyonda Rosa damascena içeren beş damlayı 20 dakika boyunca inhale etti. Kontrol grubunda ise distile su kullanıldı.
Araştırmacılar müdahale öncesinde ve sonrasında:
stres,
anksiyete,
kalp hızı,
sistolik ve diyastolik kan basıncı,
ortalama arter basıncı
ve oksijen satürasyonu
gibi parametreleri değerlendirdi.
Psikolojik değerlendirme için DASS-21 ölçeği kullanıldı.
Araştırmacılar Rosa damascena inhalasyonunun stres ve anksiyete şiddetinin azalması ve bazı hemodinamik parametrelerde değişikliklerle ilişkili olduğunu bildirdi.
Bu çalışma önemlidir çünkü yalnızca “kendimi daha iyi hissediyorum” şeklindeki öznel değerlendirmelere değil, aynı zamanda fizyolojik parametrelere de bakmıştır.
Ancak tek bir klinik araştırmanın bütün toplum için kesin sonuç oluşturmayacağı unutulmamalıdır.
5. Sağlıklı insanlarda gül yağı gerçekten rahatlatıcı bir yanıt oluşturabilir mi?
Bu soruyu araştıran ilginç çalışmalardan biri 2009 yılında sağlıklı gönüllülerle gerçekleştirildi.
Araştırmaya 40 sağlıklı kişi katıldı.
Araştırmacılar burada özellikle kokunun psikolojik beklenti etkisini azaltmak amacıyla ilginç bir yöntem kullandı: Katılımcıların kokuyu soluması engellendi ve gül yağı deriden uygulandı.
Araştırmada:
kan basıncı,
solunum hızı,
nabız,
oksijen satürasyonu,
cilt sıcaklığı
gibi otonom sinir sistemiyle ilişkili parametreler izlendi.
Gül yağı uygulanan kişilerde solunum hızı ve sistolik kan basıncı dahil bazı otonom uyarılma göstergelerinde azalma görüldü.
Katılımcılar aynı zamanda kendilerini kontrol grubuna göre:
daha sakin,
daha rahat
ve daha az uyanık/alarma geçmiş
olarak değerlendirdi.
Araştırmacılar bulguların gül yağının insanlarda rahatlatıcı bir etkiye işaret edebileceği sonucuna vardı.
Bu çalışma ayrıca önemli bir bilimsel soruyu gündeme getiriyor:
Gülün etkisinin tamamı yalnızca kokunun bilinçli olarak algılanmasından mı kaynaklanıyor?
Bu sorunun kesin yanıtı henüz verilmiş değildir.
6. Yoğun stres altında çalışan sağlık personelinde ne bulundu?
COVID-19 döneminde ameliyathane çalışanları üzerinde yürütülen randomize kontrollü bir araştırma bu açıdan özellikle dikkat çekicidir.
Çalışmaya 80 ameliyathane çalışanı katıldı.
Katılımcılar Rosa damascena ve plasebo olmak üzere iki gruba ayrıldı.
İlk seansta müdahale grubundaki kişiler iki damla gül yağını 10 dakika boyunca inhale etti. Daha sonra gül yağı içeren materyal 30 gece boyunca yastıklarının yanında kullanıldı.
Araştırmacılar:
durumsal anksiyete
ve uyku kalitesini
değerlendirdi.
Çalışmanın sonunda Rosa damascena grubunda durumsal anksiyetenin azalması ve uyku kalitesinin iyileşmesi kontrol grubuna göre anlamlı bulundu.
Bu araştırma doğrudan “kronik stres tedavisi” çalışması değildir; ancak yoğun iş yükü ve pandemi koşullarında çalışan bir toplulukta gerçekleştirilmiş olması nedeniyle stres araştırmaları açısından değerlidir.
7. Sınav stresi sırasında Rosa damascena
Stresin en kolay gözlemlenebildiği ortamlardan biri sınavlardır.
Yakın tarihli çok merkezli, randomize, plasebo kontrollü bir araştırmada ameliyathane bölümü öğrencilerinin uygulamalı sınav öncesi yaşadıkları anksiyete incelendi.
Çalışmaya 52 öğrenci katıldı.
Öğrenciler sınav öncesinde 15 dakika boyunca iki damla:
Rosa damascena esansiyel yağı
veya plasebo
inhale etti.
Anksiyete sınavdan önce, aromaterapiden sonra ve sınav tamamlandıktan sonra standart Spielberger ölçeğiyle değerlendirildi.
Araştırma Rosa damascena inhalasyonunun akut sınav anksiyetesi üzerine olası etkisine ilişkin yeni insan verileri sağlamıştır.
Bu tür araştırmalar özellikle önemlidir; çünkü gül aromasının yalnızca hastalık ortamlarında değil, günlük hayatta karşılaşılan geçici stres durumlarında da araştırılmaya başlandığını göstermektedir.
8. Doğum sırasında anksiyete üzerine çalışmalar
Rosa damascena aromaterapisinin en fazla araştırıldığı alanlardan biri de doğum sürecidir.
2018 yılında yayımlanan randomize kontrollü bir araştırmada 110 ilk doğumunu yapacak kadın değerlendirildi.
Katılımcılara doğumun ilk evresinde Rosa damascena aromaterapisi veya kontrol uygulaması yapıldı.
Araştırmada gül aromaterapisi uygulanan gruptaki kadınların hem ağrı hem de anksiyete skorları kontrol grubuna kıyasla daha düşük bulundu.
2024 yılında yayımlanan başka bir randomize çalışmada ise 76 katılımcının verileri değerlendirildi.
Gül aromaterapisi alan grupta 60 ve 120 dakika sonrasında ağrı ve anksiyete skorları plasebo ve kontrol gruplarına göre daha düşük bulundu.
Burada yine dikkat edilmesi gereken nokta şudur:
Bu çalışmalar doğumla ilişkili akut anksiyeteyi incelemektedir. Sonuçların genel anksiyete bozukluklarının tedavisine doğrudan aktarılması bilimsel açıdan doğru olmaz.
9. Rosa damascena'nın ağızdan kullanımı üzerine de insan araştırmaları var mı?
Evet.
Araştırmalar yalnızca koklama veya aromaterapi ile sınırlı değildir.
2025 yılında yayımlanan üçlü kör, randomize kontrollü bir araştırmada 82 menopoz sonrası kadın, sekiz hafta boyunca günde iki kez 500 mg Rosa damascena ekstraktı veya plasebo aldı.
DASS-21 kullanılarak yapılan değerlendirmede müdahale grubunda:
depresyon,
anksiyete
ve stres
skorlarında plaseboya kıyasla belirgin azalmalar bildirildi.
Stres skoru ortalama 19,0'dan 7,6'ya düşerken, plasebo grubunda 15,9'dan 17,6'ya yükseldi.
Bu sonuç oldukça ilgi çekicidir.
Ancak burada kullanılan yöntem gül yağının koklanması değil standardize edilmiş oral ekstrakt uygulamasıdır. Dolayısıyla aromaterapi sonuçlarıyla doğrudan aynı müdahale gibi değerlendirilmemelidir.
10. Bütün araştırmalar olumlu sonuç mu veriyor?
Hayır.
Bilimsel bir değerlendirmede yalnızca olumlu sonuçları seçmek doğru olmaz.
Örneğin 2026 yılında Filistinli üniversite öğrencileri üzerinde gerçekleştirilen randomize kontrollü bir PMS araştırmasında üç ay boyunca Rosa damascena aromaterapisi uygulandı.
Gül grubunda psikolojik belirtilerde zaman içinde iyileşmeler görülmesine rağmen, bazı sonuçlarda gül yağı plaseboya karşı anlamlı bir üstünlük göstermedi. Özellikle stres skorundaki iyileşme her iki grupta da görüldü.
Bu çalışma son derece değerlidir.
Çünkü aromaterapi araştırmalarındaki önemli bir bilimsel soruyu ortaya koymaktadır:
Etkinin ne kadarı Rosa damascena'ya, ne kadarı koklama ritüeline, dinlenmeye, beklentiye veya plasebo yanıtına bağlıdır?
Bu sorunun cevabı henüz tamamen bilinmemektedir.
11. Gül kokusu stres yanıtını nasıl etkiliyor olabilir?
Burada bilimsel sonuçlarla olası mekanizmaları birbirinden ayırmak gerekir.
Koku molekülleri burundaki olfaktör reseptörler tarafından algılandıktan sonra sinyaller beynin koku işleme sistemlerine ulaşır. Bu sistemlerin duygu, hafıza ve davranışla ilişkili sinir ağlarıyla güçlü bağlantıları bulunmaktadır.
Dolayısıyla hoş veya anlam taşıyan bir kokunun:
duygusal değerlendirme,
dikkat,
uyarılmışlık düzeyi,
gevşeme algısı
ve otonom sinir sistemi yanıtlarını
etkilemesi biyolojik olarak mümkündür.
Ancak günümüzdeki insan çalışmalarından hareketle:
“Rosa damascena doğrudan şu beyin bölgesini aktive ederek stresi azaltır”
veya
“Gül yağı kortizolü kesin olarak düşürür”
şeklinde genelleme yapmak için yeterli klinik kanıt bulunmamaktadır.
Bu ayrım Gül Akademisi açısından özellikle önemlidir.
Kanıtlanan ile varsayılanı ayıralım
İnsan çalışmalarında stres ve anksiyete ölçeklerinde değişiklikler gösterilmiştir.
Bazı araştırmalarda kan basıncı ve solunum gibi fizyolojik değişiklikler de gözlenmiştir.
Ancak bu sonuçların altında yatan nörobiyolojik mekanizmalar henüz tam olarak açıklanmış değildir.
12. “Durumsal anksiyete” bulgusu neden özellikle önemli?
Meta-analizlerde Rosa damascena için en belirgin sonuçlardan biri state anxiety — durumsal anksiyete üzerindedir.
Durumsal anksiyete;
sınava girmek,
tıbbi işlem beklemek,
ameliyat öncesi dönem,
doğum,
yoğun çalışma ortamı
gibi belirli bir olay karşısında ortaya çıkan geçici kaygıdır.
Bunun karşısında trait anxiety — sürekli/özellik anksiyetesi, kişinin daha kalıcı anksiyete eğilimini ifade eder.
2025 meta-analizinde Rosa damascena durumsal anksiyete açısından anlamlı sonuç verirken, sürekli anksiyete açısından sonuç istatistiksel olarak kesin değildi.
Bu bulgu bize önemli bir ipucu vermektedir:
Rosa damascena'nın araştırılması gereken en ilginç alanlarından biri, günlük yaşamda belirli stres durumları sırasında kullanılan kısa süreli koku ritüelleri olabilir.
13. Bilimsel kanıtların sınırları nelerdir?
Mevcut literatür umut verici olsa da önemli sınırlamalar bulunmaktadır.
Çalışmaların çoğu belirli coğrafyalarda yapılmıştır
2025 meta-analizindeki 28 araştırmanın 24'ü İran'da gerçekleştirilmiştir.
Bu nedenle sonuçların farklı kültürlere ve toplumlara ne ölçüde genellenebileceğinin araştırılması gerekmektedir.
Aromaterapi çalışmalarını tamamen körlemek zordur
Gülün kendine özgü kokusu nedeniyle katılımcının gerçek ürünü aldığını anlaması mümkündür.
Bu durum beklenti etkisi oluşturabilir.
Kullanılan ürünler aynı değildir
Araştırmalarda:
gül esansiyel yağı,
essence olarak tanımlanan ürünler,
farklı konsantrasyonlar,
ekstraktlar,
farklı inhalasyon süreleri
kullanılmıştır.
Bu nedenle “Rosa damascena” ifadesi altında yer alan her müdahaleyi kimyasal olarak aynı ürün kabul etmek doğru değildir.
Ölçüm yöntemleri farklıdır
Bazı çalışmalar DASS-21, bazıları STAI, bazıları görsel anksiyete ölçekleri kullanmıştır.
Dolayısıyla çalışmaların sonuçlarını bire bir karşılaştırmak her zaman mümkün değildir.
Yayın yanlılığı ihtimali vardır
2025 meta-analizinde özellikle durumsal anksiyete sonuçlarında yayın yanlılığı saptanmıştır.
Bu durum olumlu etkilerin gerçek büyüklüğünün literatürde olduğundan büyük görünmesine yol açabilir.
14. O halde bilim bize bugün ne söyleyebilir?
Mevcut kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde şu sonuca ulaşmak mümkündür:
Rosa damascena aromaterapisi, özellikle akut stres veya geçici kaygının bulunduğu bazı durumlarda rahatlama ve daha düşük anksiyete/stres skorlarıyla ilişkili görünmektedir.
Bu sonuç;
randomize kontrollü insan araştırmaları,
sistematik derlemeler
ve meta-analizlerle
desteklenmektedir.
Ancak bilim henüz:
“Gül kokusu stresi kesin olarak tedavi eder.”
dememektedir.
Daha doğru ifade şudur:
Rosa damascena'nın stres ve özellikle durumsal anksiyete üzerindeki potansiyel etkilerine ilişkin insan çalışmalarında umut verici ve giderek büyüyen bir kanıt tabanı bulunmaktadır.
15. Bundan sonra hangi araştırmalar yapılmalı?
Belki de konunun en heyecan verici kısmı budur.
Gelecekte yapılacak araştırmalarda aynı anda;
algılanan stres ölçekleri,
durumsal anksiyete,
kalp hızı değişkenliği (HRV),
kan basıncı,
uyku,
elektrodermal aktivite,
EEG gibi nörofizyolojik ölçümler
ve gerektiğinde stresle ilişkili biyobelirteçler
birlikte değerlendirilebilir.
Ayrıca kullanılan Rosa damascena ürününün;
botanik kökeni,
üretim yöntemi,
kimyasal profili,
konsantrasyonu
ve uygulama süresi
ayrıntılı şekilde raporlanmalıdır.
Böylece gelecekte yalnızca “gül kokusu işe yarıyor mu?” sorusu değil;
“Hangi Rosa damascena ürünü, hangi konsantrasyonda, hangi uygulama biçimiyle, hangi kişilerde ve hangi stres türünde nasıl bir yanıt oluşturuyor?”
sorusu araştırılabilir.
Gül Akademisi Sonuç
Rosa damascena yüzyıllardır hoş kokusu ve kültürel anlamı nedeniyle insan yaşamının bir parçasıdır. Modern bilim ise bugün bu deneyimi daha ölçülebilir sorularla incelemeye başlamıştır.
İnsan araştırmaları özellikle stres, durumsal anksiyete, rahatlama ve uyku alanlarında dikkate değer sonuçlar ortaya koymaktadır.
Fakat Gül Akademisi açısından asıl değer, güle olağanüstü özellikler yüklemek değil; geleneksel deneyim ile bilimsel araştırmanın nerede buluştuğunu doğru biçimde gösterebilmektir.
Bugünkü veriler bize şunu söylemektedir:
Gül kokusunun insanın stres deneyimi üzerindeki etkisi yalnızca geleneksel bir anlatı değildir; araştırılmaya değer ve insan klinik çalışmalarında ölçülebilir sonuçların elde edildiği gerçek bir bilimsel araştırma alanıdır.
Ancak bu alan hâlâ gelişmektedir.
Ve belki de bundan sonraki en önemli soru şudur:
Bir Rosa damascena koklama ritüeli, günlük yaşamın stresli anlarında kişinin psikolojik ve fizyolojik durumunu ölçülebilir biçimde değiştirebilir mi?
Bu soruya verilecek daha güçlü cevaplar, gelecekte iyi tasarlanmış insan araştırmalarından gelecektir.
Seçilmiş Bilimsel Kaynaklar
Bikmoradi A, Roshanaei G, Moradkhani S, Fatahi A. Impact of inhalation aromatherapy with Damask Rose (Rosa damascena) on stress, anxiety and hemodynamic parameters of patients undergoing coronary angiography. Journal of Complementary and Integrative Medicine. DOI: 10.1515/jcim-2020-0415.
Hongratanaworakit T. Relaxing effect of rose oil on humans. Natural Product Communications. 2009;4(2):291–296. PMID: 19370942.
Mahdood B, Imani B, Khazaei S. Effects of inhalation aromatherapy with Rosa damascena on state anxiety and sleep quality of operating room personnel during the COVID-19 pandemic. Journal of PeriAnesthesia Nursing. 2022;37(4):493–500.
Hamdamian S, et al. Effects of aromatherapy with Rosa damascena on nulliparous women's pain and anxiety during the first stage of labor. Randomized clinical trial.
Systematic review and dose-response meta-analysis, 2021.Rosa damascena for treating adults' anxiety, depression and stress. PMID: 34405933.
Systematic review and meta-analysis, 2025. The effects of Rosa damascena aromatherapy on mood and sleep. Twenty-eight randomized controlled trials included.
Randomized controlled trial, 2025. Oral Rosa damascena extract on depression, anxiety and stress in menopausal women. PMID: 40628163.