Gül Ürünleri ve Üretim Yöntemleri

Yağı Alınmamış Gül Suyu (Gül Distilatı) Nedir?

Rosa damascena çiçeklerinden, gül yağı ayrıştırılmadan üretilen gül distilatının özellikleri, geleneksel gül suyundan farkı ve INCI adı

Yağı Alınmamış Gül Suyu (Gül Distilatı) Nedir?

Yağı Alınmamış Gül Distilatı Nedir? Rosa Damascena Flower Distillate ve INCI Adının Bilimsel Anlamı

Akita'nın 2003 yılında geliştirdiği yağı alınmamış gül distilatının üretim yöntemi, uluslararası kozmetik bileşenleri terminolojisine kazandırılması ve GC–MS analizleriyle incelenen kimyasal özellikleri.

Bir kozmetik ürününün içerik listesine baktığınızda şu isimle karşılaşabilirsiniz:

Rosa Damascena Flower Distillate

Bu isim ne anlama geliyor? Neden yaygın olarak kullanılan Rosa Damascena Flower Water (gül suyu) yerine Rosa Damascena Flower Distillate (gül çiçeği distilatı) adı kullanılıyor? İki isim arasındaki fark yalnızca terminolojiyle mi, yoksa üretim yöntemleriyle de mi ilgili?

Bu soruların yanıtları, Akita'nın 2003 yılında geliştirdiği Yağı Alınmamış Gül Suyu (Non-De-Oiled Rose Water) üretim yaklaşımıyla yakından ilişkilidir.

Geleneksel gül yağı üretiminde, damıtma sırasında oluşan yağ fazı ayrı bir ürün olarak toplanabilir. Akita'nın geliştirdiği yöntemde ise üretim, gül yağını ayrıştırmaya değil, gül distilatının kendisini elde etmeye odaklanır.

Akita, geliştirdiği bu botanik hammaddenin uluslararası kozmetik bileşenleri sisteminde uygun bir isimle tanımlanması amacıyla INCI başvurusunda bulunmuştur.

18 Ocak 2026 tarihinde Rosa Damascena Flower Distillate INCI adının kabul edilmesi, Akita'nın yıllara dayanan üretim çalışmaları açısından önemli bir kilometre taşı olmuştur.

Böylece Akita, geliştirdiği yağı alınmamış gül distilatının uluslararası kozmetik bileşenleri adlandırma literatüründe tanımlanmasına yönelik sürece öncülük etmiştir.

Ancak INCI adlandırması, üretim yöntemi ve kimyasal analiz birbirinden farklı konulardır.

Bir INCI adı bileşenin standart ismini belirtirken, GC–MS gibi analitik yöntemler bileşenin kimyasal profili hakkında bilgi sağlar. Üretim kayıtları ise hammaddenin nasıl elde edildiğini açıklar.

Bu yazıda, yağı alınmamış gül distilatının üretim özelliklerini, Akita'nın INCI adlandırmasına katkısını ve gül distilatının kimyasal bileşimini anlamamıza yardımcı olan GC–MS analizlerini bilimsel açıdan inceleyeceğiz.


Distilat Nedir? Gül Suyundan Farklı Bir Ürün müdür?

Distilat, bir maddenin damıtılması sırasında oluşan buharın soğutularak yeniden sıvı hâlde toplanmasıyla elde edilen üründür.

Rosa damascena çiçekleri suyla birlikte damıtma sistemine alındığında, ısıtma sırasında oluşan su buharı çiçeklerdeki bazı uçucu aromatik bileşenleri beraberinde taşır.

Bu buhar soğutma sistemine ulaştığında yeniden sıvıya dönüşür.

Elde edilen aromatik sıvıya gül distilatı denir.

Damıtma sırasında gül çiçeğinde bulunan bütün kimyasal maddeler aynı oranda taşınmaz. Bazı uçucu bileşenler distilata geçerken uçucu olmayan birçok madde kazan içinde kalan suda veya bitkisel materyalde bulunmaya devam eder.

Bu nedenle gül distilatı, gül çiçeğinin bütün kimyasal içeriğini aynı oranlarda taşıyan bir sıvı değildir.

Damıtma sırasında taşınabilen ve yoğunlaşma sonucunda toplanan bileşenleri içeren ayrı bir üründür.

Gül Suyu ile Gül Distilatı Aynı Anlama mı Gelir?

Günlük kullanımda damıtılmış gül suyuna gül distilatı da denilebilir.

Ancak “gül suyu” ifadesi tek başına üretim yönteminin bütün ayrıntılarını açıklamaz.

Bir gül suyu:

  • Damıtma sonucunda doğrudan elde edilmiş olabilir.

  • Gül yağı ayrıldıktan sonra kalan aromatik su fazı olabilir.

  • Başlangıçtan itibaren gül suyu elde etmek amacıyla üretilmiş olabilir.

  • Farklı damıtma süreleri veya üretim sistemleri kullanılarak hazırlanmış olabilir.

Bu nedenle iki ürünün aynı genel adla tanımlanması, kimyasal bileşimlerinin ve üretim geçmişlerinin tamamen aynı olduğunu göstermez.

Gül Akademisi Notu

Gül distilatı, gül yapraklarının suda bekletilmesiyle elde edilen bir demleme değildir.

Gül çiçeklerinin damıtılması sırasında oluşan aromatik buharın soğutularak yeniden sıvı hâlde toplanmasıyla elde edilir.

Ancak her gül distilatının üretim koşulları ve kimyasal bileşimi aynı olmak zorunda değildir.


Yağı Alınmamış Gül Distilatı Nedir?

Yağı alınmamış gül distilatı, Rosa damascena çiçeklerinin damıtılması sırasında oluşan uçucu yağ fraksiyonunun ayrı bir ürün elde etmek amacıyla uzaklaştırılmadığı bir üretim yöntemiyle elde edilir.

Akita'nın teknik üretim açıklamalarına göre bu yöntem, tek ve uzun süreli distilasyon esasına dayanır.

Buradaki önemli nokta, damıtmanın başlangıcından itibaren hedeflenen ürünün gül yağı değil, gül distilatının kendisi olmasıdır.

Akita'nın Üretim Yöntemi Nasıl Uygulanır?

Akita'nın tanımladığı üretim yaklaşımında:

  1. Taze Rosa damascena çiçekleri suyla birlikte damıtma sistemine alınır.

  2. Distilasyon, tek ve uzun süreli bir işlem olarak gerçekleştirilir.

  3. Damıtma süresi, basınç ve soğutma koşulları üretim yöntemine göre kontrol edilir.

  4. Elde edilen distilata, yağ fraksiyonunu uzaklaştırmak amacıyla dekantasyon veya santrifüj uygulanmaz.

  5. Uçucu yağ fraksiyonu ayrı bir ürün olarak toplanmaz.

  6. İkinci bir distilasyon işlemi uygulanmaz.

  7. Ürüne sonradan gül yağı, etanol, çözücü, koruyucu veya başka bir katkı maddesi eklenmez.

  8. Distilat, üretim sürecinin amaçlanan son ürünü olarak değerlendirilir.

Bu üretim yaklaşımında gül distilatı, gül yağı üretiminden sonra geriye kalan ikincil bir ürün olarak görülmez.

Distilat, üretimin başlangıcından itibaren elde edilmesi hedeflenen asıl üründür.

“Yağı Alınmamış” İfadesi Ne Anlama Gelir?

Bu ifade, hazır gül suyuna sonradan gül yağı eklenmesi anlamına gelmez.

Yağı alınmamış üretim yaklaşımında uçucu yağ fraksiyonu, ayrı bir ürün olarak elde edilmek amacıyla distilattan uzaklaştırılmaz.

Ancak burada bilimsel açıdan önemli bir ayrım vardır:

Gül yağının ayrılmaması, yağın tamamının su içerisinde çözündüğü anlamına gelmez.

Damıtma sırasında taşınan aromatik bileşenler, fiziksel ve kimyasal özelliklerine bağlı olarak:

  • Su fazında çözünmüş hâlde,

  • Sıvı içerisinde dağılmış çok küçük yağ damlacıkları biçiminde,

  • Uygun koşullarda ayrılabilir yağ fazının bir bölümünde

bulunabilir.

Bu nedenle yağı alınmamış bir gül distilatının kimyasal bileşimi ve fiziksel kararlılığı, yalnızca üretim yöntemiyle açıklanamaz.

Bu özelliklerin uygun analitik yöntemlerle de değerlendirilmesi gerekir.

Yağı Alınmamış Gül Distilatı ile Suya Sonradan Gül Yağı Eklemek Aynı Şey midir?

Hayır.

Hazır gül suyuna sonradan gül yağı eklenmesi, damıtma sırasında oluşan aromatik bileşen dağılımını kendiliğinden yeniden oluşturmaz.

Gül yağı suyla tamamen karışmaz. Sonradan eklenen yağ yüzeyde birikebilir veya küçük damlacıklar hâlinde dağılabilir.

Bu nedenle doğrudan damıtmayla elde edilen bir distilat ile suya sonradan gül yağı eklenerek hazırlanan bir formülasyon aynı üretim geçmişine sahip değildir.

Bununla birlikte iki ürün arasındaki kesin kimyasal farklılıkların ortaya konması için karşılaştırmalı analizler gerekir.


Gül Yağı Odaklı Damıtma ile Akita'nın Üretim Yaklaşımı Arasındaki Fark

Gül çiçeklerinden hem gül yağı hem de aromatik su elde edilebilir.

Ancak üretim sisteminin amacı ve uygulanan işlemler, son ürünün özelliklerini etkileyebilir.

Gül yağı odaklı geleneksel damıtma sistemlerinde, yeterli miktarda oluşan yağ fazı ayrılarak ayrı bir ürün olarak toplanır.

Geriye kalan aromatik su fazı ise gül suyu olarak değerlendirilebilir.

Bazı üretimlerde, suda kalan uçucu bileşenlerin bir bölümünü yeniden kazanmak amacıyla kohobasyon adı verilen yeniden damıtma veya sisteme geri döndürme işlemleri uygulanabilir.

Ancak geleneksel gül suyu üretiminin tamamı gül yağı elde etmeye yönelik değildir. Doğrudan gül suyu üretimini hedefleyen farklı yöntemler de bulunmaktadır.

Akita'nın yaklaşımında üretim, baştan itibaren yağı ayrılmamış distilatı elde etmek üzere düzenlenir.

Gül yağı odaklı damıtmaAkita'nın yağı alınmamış distilat yaklaşımı
Temel hedeflerden biri gül yağı elde etmektir.Temel hedef gül distilatının kendisidir.
Oluşan ayrılabilir yağ fazı toplanabilir.Uçucu yağ fraksiyonu ayrı bir ürün olarak uzaklaştırılmaz.
Gül yağı ve gül suyu farklı ürünler olarak değerlendirilebilir.Distilat, amaçlanan son ürün olarak değerlendirilir.
Bazı yöntemlerde ikinci damıtma veya kohobasyon uygulanabilir.Tanımlanan yöntemde tek ve uzun süreli distilasyon uygulanır.
Üretim koşulları yağ verimini artırmak amacıyla düzenlenebilir.Üretim koşulları hedeflenen distilat özelliklerine göre düzenlenir.

Bu farklılıklar bilimsel olarak önemlidir. Ancak yağın ayrılmamış olması, tek başına bir ürünün başka bir üründen daha güvenli, kaliteli veya etkili olduğunu kanıtlamaz.

Bu tür karşılaştırmaların uygun analitik ve gerektiğinde biyolojik testlerle desteklenmesi gerekir.


INCI Nedir? Kozmetik Bileşenlerinin Uluslararası Adlandırılması

INCI, İngilizce International Nomenclature of Cosmetic Ingredients ifadesinin kısaltmasıdır.

Türkçede Uluslararası Kozmetik Bileşenleri Adlandırma Sistemi olarak açıklanabilir.

Bu sistem, kozmetik ürünlerinde kullanılan bileşenlerin farklı ülkelerde standart isimlerle tanımlanmasını sağlar.

INCI adları, International Nomenclature Committee tarafından geliştirilir ve Personal Care Products Council (PCPC) tarafından yayımlanan International Cosmetic Ingredient Dictionary and Handbook içerisinde yer alır.

Kanada'da da kozmetik bileşenlerin etiketlenmesi ve bildirilmesinde INCI terminolojisi kullanılmaktadır.

INCI Sistemi Neden Önemlidir?

Kozmetik sektöründe aynı bileşen farklı ülkelerde farklı ticari isimlerle sunulabilir.

Bu durum, ürün içeriklerinin karşılaştırılmasını ve bileşenlerin tanımlanmasını zorlaştırabilir.

INCI sistemi, uluslararası ölçekte ortak bir adlandırma dili sağlar.

Böylece:

  • Kozmetik bileşenleri standart isimlerle tanımlanabilir.

  • Üreticiler ve formülasyon uzmanları ortak terminoloji kullanabilir.

  • Bilimsel ve teknik belgeler arasında tutarlılık sağlanabilir.

  • Düzenleyici kurumlar ve sektör uzmanları içerikleri daha kolay tanımlayabilir.

  • Tüketiciler ürün etiketlerini daha bilinçli okuyabilir.

Ancak burada önemli bir ayrım bulunmaktadır.

Bir bileşene INCI adı verilmesi, o bileşenin güvenliğinin, etkinliğinin veya kalitesinin resmî olarak onaylandığı anlamına gelmez.

INCI sistemi, öncelikle kozmetik bileşenlerinin uluslararası düzeyde tanımlanmasını amaçlar.


Rosa Damascena Flower Distillate INCI Adı Ne Anlama Gelir?

Akita'nın yağı alınmamış gül distilatı için kullanılan INCI adı:

Rosa Damascena Flower Distillate

Bu adın her bölümü, bileşenin kimliği hakkında belirli bir bilgi verir.

Rosa Damascena

Bileşenin elde edildiği botanik kaynağı belirtir.

Rosa damascena, özellikle Isparta bölgesinde gül yağı ve gül suyu üretimi amacıyla yetiştirilen aromatik güldür.

Flower

Kullanılan bitki bölümünün çiçek olduğunu belirtir.

Bu ifade, bileşenin yaprak, kök, meyve veya tohumdan değil, gül çiçeklerinden elde edildiğini gösterir.

Distillate

Bileşenin distilasyon sonucunda elde edildiğini ifade eder.

Distilat terimi, buharlaşma ve yoğunlaşma aşamalarından oluşan bir damıtma süreciyle elde edilen ürünü tanımlar.

Bu nedenle Rosa Damascena Flower Distillate adının temel anlamı, Rosa damascena çiçeklerinin damıtılmasıyla elde edilen botanik distilattır.

Ancak bu ad, damıtmanın bütün teknik ayrıntılarını tek başına göstermez.

Örneğin yalnızca INCI adına bakarak üretimin kaç saat sürdüğü, hangi basınç koşullarının uygulandığı veya yağ fazının ayrılıp ayrılmadığı kesin olarak belirlenemez.


Neden Rosa Damascena Flower Water Değil de Rosa Damascena Flower Distillate?

Bu soru, Akita'nın geliştirdiği hammaddenin bilimsel kimliğini anlamak açısından önemlidir.

Kozmetik sektöründe Rosa Damascena Flower Water adı, Rosa damascena çiçeklerinden elde edilen gül suyu bileşenini tanımlamak için kullanılmaktadır.

Bu tür gül suları da damıtmayla elde edilebilir.

Dolayısıyla Flower Water ifadesi, ürünün damıtılmadığı anlamına gelmez.

Rosa Damascena Flower Distillate ise Akita'nın geliştirdiği hammadde için INCI başvurusunda bulunduğu ve kabul edildiğini bildirdiği addır.

Bu ad, hammaddenin botanik kaynağını ve distilat niteliğini uluslararası kozmetik bileşenleri terminolojisi içerisinde tanımlar.

Ancak Flower Distillate ifadesinin kendisi, bileşenin mutlaka yağı alınmamış olduğunu kanıtlayan bir teknik tanım değildir.

Akita'nın üretim yaklaşımını açıklayan ayrıntılar:

  • Üretim yöntemi,

  • Teknik veri sayfaları,

  • Hammadde spesifikasyonları,

  • Üretim ve parti kayıtları,

  • Kimyasal analiz sonuçları

ile birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle INCI adı ve üretim yöntemi birbirini tamamlayan, ancak aynı bilgiyi vermeyen iki ayrı tanımlama unsurudur.


Akita'nın Uluslararası Kozmetik Bileşenleri Literatürüne Katkısı

Akita'nın bu alandaki çalışmaları iki önemli aşamada değerlendirilebilir.

2003: Yağı Alınmamış Gül Distilatının Geliştirilmesi

Akita'nın üretim geçmişine göre 2003 yılında geliştirilen yağı alınmamış gül suyu yaklaşımı, gül yağını ayrı bir ürün olarak elde etmeye odaklanan üretim anlayışından farklı bir hedef benimsemiştir.

Bu yöntemde esas amaç, Rosa damascena çiçeklerinin damıtılmasıyla elde edilen aromatik distilatın kendisini üretmektir.

Üretim süreci, ayrılabilir yağ fraksiyonunu ayrı bir ürün olarak uzaklaştırmadan distilat elde etmek üzere düzenlenmiştir.

Bu yaklaşım, Akita'nın uzun yıllar boyunca geliştirdiği üretim deneyiminin temel unsurlarından biri olmuştur.

2025–2026: INCI Adlandırma Süreci

Bir botanik hammaddenin ticari olarak üretilmesi ile uluslararası kozmetik bileşenleri terminolojisinde tanımlanması farklı süreçlerdir.

Akita, geliştirdiği hammaddenin teknik kimliğini kozmetik sektöründe standart bir isimle ifade etmek amacıyla INCI başvurusunda bulunmuştur.

INCI adı: Rosa Damascena Flower Distillate

INCI başvuru numarası: 2025-14613

Akita'nın bildirdiği kabul tarihi: 18 Ocak 2026

Bu gelişme, 2003 yılında geliştirilen üretim yaklaşımının uluslararası kozmetik bileşenleri adlandırma sistemi içerisinde tanımlanmasına yönelik önemli bir aşama olmuştur.

Akita böylece, geliştirdiği yağı alınmamış gül distilatının Rosa Damascena Flower Distillate adıyla uluslararası kozmetik bileşenleri adlandırma literatürüne kazandırılmasına öncülük etmiştir.

Bu katkının doğru anlaşılması önemlidir.

Burada söz konusu olan gelişme, gül distilasyonunun veya gül suyunun ilk kez keşfedilmesi değildir.

Gül suyu ve gül yağı üretiminin çok uzun bir geçmişi vardır.

Akita'nın katkısı, kendi geliştirdiği üretim yaklaşımıyla elde ettiği botanik hammaddenin kimliğini uluslararası kozmetik bileşenleri adlandırma sistemi içerisinde tanımlamaya yönelik girişimidir.

Aynı şekilde, INCI adının kabul edilmesi:

  • Üretim yöntemine otomatik olarak patent hakkı vermez.

  • INCI adının yalnızca bir şirket tarafından kullanılabileceği anlamına gelmez.

  • Ürünün güvenliğini veya etkinliğini onaylamaz.

  • Hammaddenin bütün kimyasal özelliklerinin birbirinden farklı ürünlerde aynı olduğunu göstermez.

INCI adları, uluslararası kozmetik sektöründe ortak kullanılmak üzere geliştirilen standart bileşen isimleridir.

Akita'nın katkısının önemi, üretim inovasyonunu bilimsel karakterizasyon ve uluslararası hammadde terminolojisiyle ilişkilendirmesinde bulunmaktadır.


GC–MS Nedir? Gül Distilatının Kimyasal Bileşimi Nasıl İncelenir?

Bir gül distilatının kendine özgü bir kokusu olabilir.

Ancak yalnızca kokusuna bakarak içinde hangi kimyasal bileşenlerin bulunduğunu veya bu bileşenlerin hangi oranlarda ölçüldüğünü kesin olarak belirlemek mümkün değildir.

Bu nedenle aromatik bitki ürünlerinin bilimsel karakterizasyonunda analitik cihazlardan yararlanılır.

Bunlardan biri GC–MS yöntemidir.

GC–MS, İngilizce Gas Chromatography–Mass Spectrometry ifadesinin kısaltmasıdır.

Türkçesi Gaz Kromatografisi–Kütle Spektrometrisidir.

Bu yöntem, uygun analiz koşullarında uçucu ve bazı yarı uçucu kimyasal bileşenlerin ayrılmasına ve tanımlanmasına yardımcı olur.

GC–MS Cihazı Nasıl Çalışır?

GC–MS, iki farklı analitik sistemin birlikte çalışmasıyla sonuç üretir.

1. Gaz Kromatografisi (GC): Kimyasal bileşenleri birbirinden ayırır.

Gül distilatından alınan bir numune, uygun şekilde hazırlandıktan sonra cihazın analiz sistemine verilir.

Numunedeki analiz edilebilen maddeler, özel bir kromatografi kolonundan geçirilir.

Farklı moleküller kolonla farklı düzeylerde etkileşime girer.

Bu nedenle maddeler kolondan farklı zamanlarda çıkarak birbirlerinden ayrılabilir.

Bu aşama, bir karışımın içindeki maddelerin birbirinden ayrılması için kullanılır.

2. Kütle Spektrometrisi (MS): Ayrılan maddelerin tanımlanmasına yardımcı olur.

Gaz kromatografisinden çıkan bileşenler kütle spektrometresine ulaşır.

Burada moleküller iyonlaştırılır ve oluşan iyonların kütle/yük oranları ölçülür.

Bu ölçümler sonucunda her bileşen için bir kütle spektrumu elde edilir.

Elde edilen spektrumlar referans verilerle ve gerektiğinde başka analitik bilgilerle karşılaştırılarak maddelerin kimlikleri araştırılır.

Kromatogram Nedir?

GC–MS analizinin önemli çıktılarından biri kromatogram adı verilen grafiktir.

Bu grafikte yatay eksen genellikle maddelerin cihazdan çıkış zamanını, dikey eksen ise algılanan sinyalin büyüklüğünü gösterir.

Grafikte görülen yükseltiler pik olarak adlandırılır.

Uygun analiz koşullarında her pik, belirli bir kimyasal bileşenle veya yeterince ayrılmamış bileşenlerin oluşturduğu sinyalle ilişkili olabilir.

Piklerin büyüklüğü ve alanı, cihazın ölçtüğü sinyal hakkında bilgi verir.

Ancak her kimyasal bileşenin aynı miktarı cihazda aynı büyüklükte sinyal oluşturmayabilir.

Bu nedenle pik alanlarının gerçek madde miktarlarıyla karıştırılmaması gerekir.

Bilimi Anlamak: GC–MS'yi Nasıl Düşünebiliriz?

Bir gül distilatının içinde birbirinden farklı birçok aromatik bileşen bulunduğunu düşünelim.

Gaz kromatografisi, bu bileşenleri birbirinden ayırmaya yardımcı olur.

Kütle spektrometrisi ise ayrılan bileşenlerin hangi maddeler olabileceğini araştırır.

Böylece GC–MS, analiz edilen numunenin belirlenebilen uçucu bileşenlerine ilişkin bir kimyasal profil oluşturur.

Bu profil, bazen ürünün kimyasal parmak izi olarak tanımlanır.


Akita Gül Distilatının GC–MS Analizleri Neler Gösteriyor?

Akita'nın yağı alınmamış gül distilatı üzerinde gerçekleştirilen analizler, ürünün uçucu bileşen profilinin incelenmesine olanak sağlamıştır.

Akita tarafından paylaşılan 2 Temmuz 2024 tarihli GC–MS sonuçlarında bildirilen başlıca bileşenler şunlardır:

Kimyasal bileşenBildirilen göreli oran
Feniletil alkol (Phenethyl Alcohol)%79,54
β-Sitronellol (β-Citronellol)%7,81
Asetik asit (Acetic Acid)%4,87
Benzil alkol (Benzyl Alcohol)%1,46
α-Linalool%0,92

Kaynak: Akita'nın 2 Temmuz 2024 tarihli GC–MS analizinden paylaştığı bileşen profili.

Bu tabloda önemli bir bilimsel ayrım bulunmaktadır.

Bildirilen yüzdeler, analiz edilen numunenin GC–MS profilindeki göreli bileşen sonuçlarıdır. Ürünün toplam kütlesinin aynı yüzdelerle bu maddelerden oluştuğunu göstermez.

Bu değerler ayrıca bütün üretim partilerinin değişmeyen bir kimyasal bileşime sahip olduğu anlamına gelmez.

Feniletil Alkol: Gülün Çiçeksi Kokusuyla İlişkili Bileşen

Feniletil alkol, gülün karakteristik çiçeksi kokusuna katkı sağlayan önemli aromatik maddelerden biridir.

Suyla belirli ölçüde karışabilmesi nedeniyle damıtılmış gül suyunun aromatik profilinde de bulunabilir.

Akita'nın analizinde feniletil alkolün yüksek göreli değerle belirlenmesi, incelenen numunenin aromatik karakterinin anlaşılması açısından önemlidir.

Ancak feniletil alkol yalnızca yağı alınmamış gül distilatlarında bulunmaz.

Gül yağı ayrılmış geleneksel gül sularında da bulunabilir.

Bu nedenle tek başına feniletil alkolün varlığı veya yüksek göreli oranı, yağ fraksiyonunun üretim sırasında ayrılmadığını kanıtlamaz.

β-Sitronellol: Gül Yağının Karakteristik Aromatik Bileşenlerinden Biri

Sitronellol, gül yağının bilinen aromatik bileşenleri arasında yer alan bir monoterpen alkoldür.

Gülün karakteristik kokusuna katkıda bulunur.

Akita'nın GC–MS profilinde β-sitronellolün belirlenmesi, analiz edilen numunedeki aromatik bileşenlerin karakterizasyonu açısından önemlidir.

Ancak sitronellolün varlığı, tek başına belirli bir üretim işleminin uygulanıp uygulanmadığını kanıtlamaz.

Asetik Asit: Aromatik Profilin Farklı Bir Bileşeni

Asetik asit, karakteristik keskin ve ekşimsi kokusuyla bilinen bir organik asittir.

Sirkenin kokusuyla güçlü biçimde ilişkilendirilir.

Akita'nın analizinde asetik asidin belirlenmesi, ürünün kimyasal ve duyusal özelliklerinin değerlendirilmesi açısından dikkate alınabilir.

Bazı kullanıcıların gül aromasına ek olarak hafif ekşimsi veya sirkeyi hatırlatan bir nota algılamasında asetik asidin katkıda bulunması mümkündür.

Ancak yalnızca GC–MS analizinde asetik asit belirlenmesi:

  • Ürüne sirke eklendiğini göstermez.

  • Asetik asidin hangi süreçte oluştuğunu kesin biçimde açıklamaz.

  • Ürünün bozulduğunu kanıtlamaz.

  • Mikrobiyolojik güvenlik hakkında tek başına kesin bir sonuç vermez.

Bu konular, uygun analizler ve üretim kayıtlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Benzil Alkol ve Linalool

Benzil alkol ve linalool, çeşitli aromatik bitkilerde bulunabilen uçucu bileşenlerdir.

Bu maddeler, gül distilatının analiz edilebilen aromatik profilinin bir bölümünü oluşturabilir.

Ancak bir ürünün bütün koku özelliklerini, biyolojik etkilerini veya kalitesini yalnızca tek bir bileşene bağlamak bilimsel açıdan yeterli değildir.

Gül distilatının kimyasal karakteri, belirlenebilen bileşenlerin birlikte değerlendirilmesiyle daha kapsamlı biçimde anlaşılabilir.


GC–MS Analizindeki Yüzdeler Ne Anlama Gelir?

GC–MS analizleriyle ilgili en sık karşılaşılan yanlış anlamalardan biri, sonuç tablolarında verilen yüzdelerin doğrudan ürünün toplam bileşimini gösterdiğinin düşünülmesidir.

Örneğin feniletil alkol için %79,54 değerinin bildirilmesi, bir şişe gül distilatının %79,54'ünün feniletil alkolden oluştuğu anlamına gelmez.

Birçok GC–MS profil analizinde yüzdeler, belirlenen bileşenlerin cihazda oluşturduğu pik alanlarının göreli dağılımından hesaplanır.

Ancak farklı maddeler aynı miktarda bulunsalar bile cihazda farklı büyüklükte sinyaller oluşturabilir.

Numunenin hazırlanması ve kullanılan analiz koşulları da sonuçları etkileyebilir.

Bu nedenle göreli pik alanı yüzdesi ile gerçek madde konsantrasyonu farklı kavramlardır.

Bir maddenin numunedeki mutlak miktarını örneğin mg/L olarak belirlemek için uygun standartlar ve kalibrasyon yöntemleriyle gerçekleştirilen nicel analizler gerekir.

GC–MS Analizi Neleri Gösterebilir?

Uygun analiz koşullarında GC–MS:

  • Numunede belirlenebilen uçucu ve bazı yarı uçucu bileşenleri tanımlamaya yardımcı olabilir.

  • Aromatik bir ürünün kimyasal profilini incelemek için kullanılabilir.

  • Farklı üretim partilerinin uçucu bileşen profillerini karşılaştırabilir.

  • Farklı üretim yöntemlerinin kimyasal profile etkisini araştırmak için kullanılabilir.

  • Uygun nicel yöntemlerle belirli maddelerin konsantrasyonunu ölçebilir.

GC–MS Tek Başına Neleri Kanıtlayamaz?

GC–MS sonuçları tek başına:

  • Ürünün bütün kimyasal bileşenlerini eksiksiz belirlemez.

  • Uçucu yağ fraksiyonunun üretim sırasında fiziksel olarak ayrılmadığını kanıtlamaz.

  • Ürünün tamamen homojen olduğunu veya zamanla faz ayrımı göstermeyeceğini kanıtlamaz.

  • Mikrobiyolojik güvenliği göstermez.

  • Bir ürünün başka bir üründen daha kaliteli olduğunu kesin olarak kanıtlamaz.

  • Cilt üzerinde nemlendirme, yaşlanma karşıtı bakım veya başka bir biyolojik etki bulunduğunu tek başına göstermez.

Bu özelliklerin değerlendirilmesi için farklı analiz ve test yöntemlerine ihtiyaç duyulabilir.

Gül Akademisi Notu

GC–MS bize şu soruyu araştırma olanağı verir:

“Bu numunede, kullanılan yöntemle hangi uçucu bileşenleri belirleyebiliyoruz?”

Ancak ürünün nasıl üretildiğini, bütün yağ fraksiyonunun korunup korunmadığını veya cilt üzerinde nasıl bir etki göstereceğini tek başına açıklayamaz.


GC–MS Sonuçları Neden Üretim Yöntemiyle Birlikte Değerlendirilmelidir?

Aynı botanik kaynaktan elde edilen gül distilatları bile farklı kimyasal profillere sahip olabilir.

Bu farklılıkların oluşmasında çeşitli değişkenler rol oynar:

  • Gülün yetiştirildiği bölge,

  • Hasat zamanı,

  • Çiçeklerin tazeliği ve depolama koşulları,

  • Gül-su oranı,

  • Damıtma sıcaklığı ve süresi,

  • Soğutma sistemi,

  • Yağ ayırma işleminin uygulanıp uygulanmaması,

  • Numunenin saklanma koşulları,

  • Kullanılan GC–MS analiz yöntemi.

Dolayısıyla farklı laboratuvarlardan elde edilen sonuçları, analiz koşullarını dikkate almadan doğrudan karşılaştırmak doğru değildir.

Örneğin gül yağı ayrılmış bir geleneksel gül suyu ile Akita'nın yağı alınmamış distilatı karşılaştırılacaksa, mümkün olduğunca benzer koşullarda hazırlanmış numunelerin aynı analitik yöntemle incelenmesi gerekir.

Böylece ölçülen farklılıkların üretim yönteminden mi, hammadde özelliklerinden mi yoksa analiz koşullarından mı kaynaklandığı daha sağlıklı araştırılabilir.

Bilimsel açıdan önemli olan yalnızca bir bileşenin varlığı değil, kullanılan üretim yöntemiyle ortaya çıkan kimyasal profilin birlikte değerlendirilmesidir.


Üretimde Etanol Eklenmemesi Ne Anlama Gelir?

Akita'nın tanımladığı üretim yönteminde gül distilatına etanol veya başka bir çözücü eklenmez.

Ancak burada önemli bir kimyasal ayrım vardır.

Feniletil alkol ve benzil alkol, kimyasal yapılarına göre alkol sınıfına giren maddelerdir.

Bu maddelerin gül distilatında bulunması, ürüne sonradan etanol eklendiği anlamına gelmez.

Etanol, feniletil alkol ve benzil alkol birbirinden farklı kimyasal bileşiklerdir.

Bu nedenle “üretimde etanol eklenmemiştir” ifadesi, “ürünün içinde alkol sınıfına giren hiçbir molekül bulunmaz” ifadesinden daha doğru bir teknik açıklamadır.


INCI Adı, Üretim Yöntemi ve GC–MS Analizi Birbirinden Nasıl Ayrılır?

Bir kozmetik hammaddesinin kimliğini anlamak için birden fazla bilgiye ihtiyaç duyulur.

INCI adlandırması, üretim yöntemi ve GC–MS analizi farklı sorulara yanıt verir.

DeğerlendirmeYanıtladığı temel soru
INCI adıKozmetik bileşeninin uluslararası standart adı nedir?
Üretim yöntemiHammadde nasıl elde edilmiştir ve hangi işlemler uygulanmıştır?
GC–MS analiziNumunenin ölçülebilen uçucu bileşen profilinde hangi maddeler bulunmaktadır?
Fiziksel ve stabilite analizleriÜrün farklı koşullarda fiziksel ve kimyasal özelliklerini nasıl korumaktadır?
Mikrobiyolojik analizÜrünün mikrobiyolojik kalite özellikleri nelerdir?
Güvenlik ve etkinlik testleriÜrünün belirli koşullardaki güvenliği ve araştırılan etkileri hakkında hangi sonuçlar elde edilmiştir?

Bu nedenle Rosa Damascena Flower Distillate INCI adı, Akita'nın üretim belgeleri ve GC–MS analizleri aynı bilgiyi tekrar etmez.

Birbirini tamamlayan farklı teknik bilgiler sağlar.

Akita'nın geliştirdiği hammaddenin bilimsel kimliği de bu bilgilerin birlikte değerlendirilmesiyle daha kapsamlı biçimde anlaşılabilir.


Akita'nın Üretim İnovasyonu ve Bilimsel Karakterizasyon Yaklaşımı

Akita'nın yağı alınmamış gül distilatı çalışmaları, üretim yaklaşımının geliştirilmesiyle başlamış; zaman içerisinde kimyasal analizler ve teknik adlandırma çalışmalarıyla genişlemiştir.

Bu gelişim üç temel aşamada değerlendirilebilir.

Birinci aşama: Üretim yönteminin geliştirilmesi

2003 yılında geliştirilen yöntemde gül yağını ayrı bir ürün olarak toplamak yerine distilatın kendisi hedeflenmiştir.

İkinci aşama: Kimyasal özelliklerin incelenmesi

GC–MS gibi analitik yöntemlerle üretilen distilatın uçucu bileşen profili araştırılmıştır.

Bu analizler ürünün kimyasal karakterizasyonuna katkı sağlamıştır.

Üçüncü aşama: Uluslararası bileşen adlandırması

Akita'nın yürüttüğü INCI başvuru süreciyle, geliştirdiği hammaddenin Rosa Damascena Flower Distillate adı altında uluslararası kozmetik bileşenleri terminolojisinde tanımlanması hedeflenmiş ve Akita'nın bildirdiğine göre bu ad 18 Ocak 2026 tarihinde kabul edilmiştir.

Bu üç aşama aynı şeyi ifade etmez.

Üretim geliştirme, kimyasal karakterizasyon ve uluslararası adlandırma birbirinden farklı ancak birbirini tamamlayan süreçlerdir.

Akita açısından önemli olan, yıllara dayanan üretim deneyiminin yalnızca ticari bir ürün kimliğiyle değil, teknik tanımlar ve ölçülebilir özelliklerle de ifade edilmesidir.


Sık Sorulan Sorular

1. Rosa Damascena Flower Distillate doğal bir bileşen midir?

Rosa damascena çiçeklerinin damıtılmasıyla elde edilen botanik kökenli bir bileşendir.

Ancak bir ürünün belirli bir doğal kozmetik standardına uygunluğu, ilgili standardın kriterlerine ve ürünün tüm bileşenlerine göre değerlendirilir.

2. Rosa Damascena Flower Water ile Rosa Damascena Flower Distillate aynı şey midir?

Her iki ad da Rosa damascena çiçekleriyle ilişkili kozmetik bileşenlerini tanımlar.

Ancak isimlerden tek başına üretim koşullarının ve kimyasal profillerin aynı olduğu sonucuna varılamaz.

Ürünlerin gerçek özellikleri teknik belgeler ve analizlerle değerlendirilmelidir.

3. Akita neden Rosa Damascena Flower Distillate INCI adının alınması için başvurdu?

Akita, 2003 yılında geliştirdiği yağı alınmamış gül distilatının uluslararası kozmetik bileşenleri sisteminde uygun bir isimle tanımlanması amacıyla başvuruda bulunmuştur.

Akita'nın bildirdiğine göre Rosa Damascena Flower Distillate adı 18 Ocak 2026 tarihinde kabul edilmiştir.

4. Akita bu hammaddeyi uluslararası kozmetik literatürüne kazandırdı mı?

Akita, geliştirdiği yağı alınmamış gül distilatı için INCI başvurusunda bulunarak Rosa Damascena Flower Distillate adının uluslararası kozmetik bileşenleri adlandırma terminolojisinde yer almasına yönelik sürece öncülük etmiştir.

Bu katkı, gül suyunun veya gül distilasyonunun ilk kez keşfedildiği anlamına gelmez. Hammaddenin kozmetik bileşenleri adlandırma sistemi içerisinde tanımlanmasıyla ilgilidir.

5. Yağı alınmamış gül distilatının içinde gül yağı bulunur mu?

Tanımlanan üretim yönteminde oluşan uçucu yağ fraksiyonu ayrı bir ürün olarak uzaklaştırılmaz.

Ancak aromatik bileşenlerin su içinde hangi biçimde ve miktarda bulunduğu, uygun analizlerle değerlendirilmelidir.

6. Gül yağı sonradan mı eklenir?

Hayır. Akita'nın tanımladığı üretim yönteminde sonradan gül yağı eklenmez.

Aromatik bileşenler doğrudan damıtma sürecinde elde edilir.

7. Ürün ikinci kez damıtılır mı?

Akita'nın teknik üretim açıklamasına göre tek ve uzun süreli distilasyon uygulanır. İkinci bir distilasyon aşaması bulunmaz.

8. Koruyucu veya etanol eklenir mi?

Akita'nın tanımlanan üretim yönteminde etanol, koruyucu veya başka bir katkı maddesi eklenmez.

Bununla birlikte gül distilatında feniletil alkol gibi kimyasal olarak alkol sınıfına giren aromatik bileşenler bulunabilir.

9. GC–MS analizi nedir?

Gaz Kromatografisi–Kütle Spektrometrisi, bir numunedeki uygun uçucu ve bazı yarı uçucu kimyasal bileşenlerin ayrılmasına ve tanımlanmasına yardımcı olan analitik bir yöntemdir.

10. GC–MS analizindeki yüzdeler ürünün içindeki kesin madde miktarlarını mı gösterir?

Her zaman değil.

Göreli GC–MS sonuçları, kullanılan analiz yöntemine bağlıdır.

Mutlak madde konsantrasyonlarını belirlemek için uygun kalibrasyonla gerçekleştirilen nicel analizler gerekir.

11. GC–MS analizi ürünün yağı alınmamış olduğunu kanıtlar mı?

Tek başına kanıtlamaz.

GC–MS, kimyasal profil hakkında bilgi verir. Yağın üretim sırasında fiziksel olarak ayrılmadığı, üretim belgeleri ve gerektiğinde ek teknik incelemelerle değerlendirilmelidir.

12. INCI adının kabul edilmesi ürünün güvenliğinin onaylandığı anlamına gelir mi?

Hayır.

INCI adı, kozmetik bileşeninin standart biçimde tanımlanmasını sağlar.

Ürünün güvenliği ve etkinliği ayrıca uygun değerlendirme ve testlerle araştırılmalıdır.

13. Aynı INCI adına sahip iki ürün tamamen aynı mıdır?

Mutlaka değil.

Botanik kökenli hammaddelerin üretim koşulları, kimyasal bileşimleri ve fiziksel özellikleri farklılık gösterebilir.

Bu nedenle yalnızca INCI adı değil, teknik veri sayfaları ve uygun analiz sonuçları da dikkate alınmalıdır.


Bölüm Özeti: Bir Gül Distilatının Bilimsel Kimliği

Gül distilatı, Rosa damascena çiçeklerinin damıtılması sonucunda elde edilen aromatik bir üründür.

Akita'nın 2003 yılında geliştirdiği yağı alınmamış gül distilatı yaklaşımında, damıtma sırasında oluşan uçucu yağ fraksiyonu ayrı bir ürün olarak uzaklaştırılmaz.

Distilat, üretim sürecinin başından itibaren hedeflenen asıl üründür.

Akita, geliştirdiği bu hammaddenin uluslararası kozmetik bileşenleri terminolojisinde tanımlanması amacıyla INCI başvurusunda bulunmuş ve şirketin bildirdiğine göre Rosa Damascena Flower Distillate adı 18 Ocak 2026 tarihinde kabul edilmiştir.

Bu gelişme, Akita'nın yağı alınmamış gül distilatının uluslararası kozmetik bileşenleri adlandırma literatüründe tanımlanmasına yaptığı katkı açısından önemlidir.

Ancak INCI adı, ürünün bütün üretim koşullarını veya kimyasal bileşimini tek başına açıklamaz.

GC–MS analizi ise gül distilatının uçucu bileşen profilinin incelenmesine olanak sağlar.

Akita'nın 2024 tarihli analizinde belirlenen feniletil alkol, β-sitronellol, asetik asit, benzil alkol ve α-linalool gibi bileşenler, analiz edilen numunenin kimyasal karakterizasyonuna ilişkin bilgiler sunmaktadır.

Bununla birlikte bir kimyasal profil, ürünün bütün fiziksel özelliklerini, güvenliğini veya cilt üzerindeki etkilerini tek başına kanıtlamaz.

Bir gül distilatının kimliğini bilimsel olarak anlamak için üç temel unsur birlikte değerlendirilmelidir:

  1. Botanik kaynak: Hangi gül türü ve bitki bölümü kullanılmıştır?

  2. Üretim yöntemi: Hammadde nasıl damıtılmış, uçucu yağ fraksiyonuna hangi işlemler uygulanmıştır?

  3. Analitik karakterizasyon: Elde edilen distilatın ölçülebilen kimyasal ve fiziksel özellikleri nelerdir?

Akita'nın bu alandaki çalışmaları, üretim bilgisinin analitik yöntemlerle araştırılması ve uluslararası kozmetik terminolojisiyle ilişkilendirilmesi açısından önemli bir örnektir.

Çünkü bir botanik hammaddenin kimliğini yalnızca adı değil; botanik kaynağı, üretim geçmişi ve ölçülebilir özellikleri birlikte tanımlar.


Bilimsel Kaynaklar ve Teknik Dayanaklar

1. Personal Care Products Council (PCPC). International Nomenclature of Cosmetic Ingredients (INCI). Uluslararası kozmetik bileşenlerinin adlandırılması, INCI sisteminin kapsamı ve sınırları.

https://www.personalcarecouncil.org/resources/inci/

2. Personal Care Products Council (PCPC). INCI Regulatory Information. INCI adı atanmasının güvenlik, etkinlik veya resmî ürün onayı anlamına gelmediğine ilişkin açıklamalar.

https://incipedia.personalcarecouncil.org/regulatory-information/

3. Lovestead, T. M. ve Urness, K. N. (2019). Gas Chromatography–Mass Spectrometry (GC–MS). ASM Handbook, Volume 10: Materials Characterization. National Institute of Standards and Technology (NIST).

https://www.nist.gov/publications/gas-chromatography-mass-spectrometry-gc-ms

4. Baydar, H. ve Göktürk Baydar, N. (2017). Yağ Gülü (Rosa damascena Mill.)’nde Distilasyon Ürünlerinin Uçucu Yağ ve Fenolik Madde İçerikleri ile Antiradikal ve Antioksidan Aktiviteleri. Journal of Agricultural Sciences, 23(1), 1–9.

https://dergipark.org.tr/en/pub/ankutbd/article/786544

5. Health Canada. Notification of Cosmetics: Guide for Cosmetic Notifications. Kanada kozmetik bileşen bildirimlerinde INCI adlarının kullanımı.

https://www.canada.ca/en/health-canada/services/consumer-product-safety/cosmetics/notification-cosmetics/guide.html

6. Akita Doğal Ürünler. Akita Gül Suyunun Doğal Kokusunun Ardındaki Bilim. Akita'nın 2 Temmuz 2024 tarihli GC–MS analizinden paylaşılan bileşen profili.

https://akita.com.tr/article/gul-suyunun-dogal-kokusunun-ardindaki-bilim

7. Akita Doğal Ürünler. Akita'nın 2025–2026 Yolculuğu ve 2027 Vizyonu. Rosa Damascena Flower Distillate INCI adının 18 Ocak 2026 tarihinde kabul edildiğine ilişkin şirket açıklaması.

https://akita.com.tr/article/akita-2025-2026-yolculugu-2027-vizyonu

8. Akita teknik üretim belgeleri ve INCI başvurusu. Başvuru numarası: 2025-14613. Tek ve uzun süreli distilasyon, yağ ayırma işleminin uygulanmaması ve üretim koşullarına ilişkin şirket tarafından bildirilen teknik bilgiler.

Bizden haberdar olmak, kampanyaları en önce öğrenmek için
WhatsApp destek ekibimize danışabilirsiniz.
Merhaba, nasıl yardımcı olabiliriz?