Akita Gül Distilatı Neden Yıllarca Taze Kalıyor?

Bir ürünün içine sentetik koruyucu eklenmeden yıllarca aynı görünümünü, kokusunu ve berraklığını koruması mümkün müdür?

Akita’nın geçmiş üretimlerinden kalan bazı açılmamış Yağı Alınmamış Gül Suyu örneklerinde, 15 yıla ulaşan dikkat çekici bir fiziksel ve duyusal stabilite gözlemlenmiştir.

Peki bunu sağlayan nedir?

Yalnızca doğal asetik asit mi?

Feniletil alkol mü?

Distilasyon yöntemi mi?

Yoksa bütün bu özelliklerin birlikte oluşturduğu doğal bir koruma sistemi mi?

Üniversitede gerçekleştirilen bakteri çalışmasının sonucu, bu sorunun yanıtını anlamamız açısından önemli bir ipucu sunmaktadır.


Akita Yağı Alınmamış Gül Suyu Nedir?

Akita Yağı Alınmamış Gül Suyu, diğer adıyla Akita Rosa damascena Flower Distillate, gül yağının sudan ayrılmadığı özel bir distilasyon yaklaşımıyla üretilir.

Geleneksel gül yağı üretiminde temel amaç uçucu gül yağını elde etmektir. Distilasyon sonunda yağ fazı sudan ayrılır ve geriye kalan aromatik su gül suyu olarak değerlendirilir.

Akita’nın 2003 yılında geliştirdiği yaklaşımda ise distilasyonun asıl ürünü gül distilatıdır. Üretim süresi, basınç ve diğer proses koşulları bu amaç doğrultusunda düzenlenir; oluşan doğal gül yağı ayrı bir ürün olarak alınmaz.

Böylece gülün distilasyonla taşınabilen su fazı bileşenleriyle yağ fazından gelen uçucu bileşenleri aynı distilat içinde korunur.


Üniversite Çalışmasında Ne Gözlemlendi?

Akita Gül Distilatı, içinde probiyotik veya doğal olarak bulunan canlı mikroorganizmalar olup olmadığının araştırılması amacıyla üniversite laboratuvarında incelemeye gönderildi.

Çalışma sırasında ürüne eklenen test bakterilerinin Akita Gül Distilatı içinde canlı kalamadığı ve tamamen öldüğü bildirildi.

Bu sonuç yalnızca:

“Üründe başlangıçta bakteri tespit edilmedi.”

anlamına gelmemektedir.

Çok daha dikkat çekici bir duruma işaret etmektedir:

Akita Gül Distilatına eklenen test bakterileri, ürünün doğal ortamında canlılıklarını sürdürememiştir.

Bu bulgu, Akita Gül Distilatının test edilen bakteriler açısından yalnızca besleyici olmayan bir ortam değil, bakterilerin canlılığını kaybetmesine yol açabilen güçlü bir antibakteriyel ortam oluşturduğunu düşündürmektedir.

Gül Akademisi Bilimsel Notu

Çalışmanın yayımlanmasında üniversite raporundaki şu ayrıntılar esas alınmalıdır:

  • Test edilen bakterilerin tam adları
  • Bakterilerin probiyotik, patojen veya başka bir gruba ait olup olmadığı
  • Ürüne eklenen başlangıç bakteri miktarı
  • Temas süresi
  • Kullanılan analiz yöntemi
  • Son ölçümdeki canlı bakteri sayısı
  • Analiz yönteminin tespit sınırı

Raporda sonuç “0 CFU/mL” yerine “tespit edilebilir düzeyin altında” olarak verilmişse, bilimsel metinde de aynı ifade kullanılmalıdır.


Probiyotik Bakterilerin de Yaşayamaması Ne Anlama Geliyor?

“Probiyotik” sözcüğü, insan sağlığı açısından belirli koşullarda yararlı olabilen canlı mikroorganizmaları tanımlar. Ancak probiyotik bakteriler de yaşamlarını sürdürebilmek için uygun bir çevreye ihtiyaç duyar.

Bunların canlılığını etkileyen başlıca koşullar şunlardır:

  • Ortamın pH değeri
  • Besin kaynaklarının bulunması
  • Doğal antimikrobiyal bileşenler
  • Oksijen düzeyi
  • Sıcaklık
  • Temas süresi
  • Diğer uçucu ve organik maddeler

Üniversite çalışmasında test edilen probiyotik bakterilerin dahi Akita Gül Distilatı içinde tamamen canlılığını kaybetmesi, ürünün bakterilerin yaşaması için elverişli bir ortam olmadığını göstermektedir.

Ancak bu sonuç:

“Dünyadaki hiçbir bakteri Akita Gül Distilatında yaşayamaz.”

anlamına gelmez.

Bilimsel sonuç yalnızca çalışmada kullanılan mikroorganizmalar ve test koşulları için geçerlidir.


Akita Gül Distilatındaki Bakteriler Neden Ölmüş Olabilir?

Bu etkinin yalnızca tek bir bileşenle açıklanması doğru olmaz. En güçlü bilimsel olasılık, farklı koruma mekanizmalarının birlikte çalışmasıdır.

Bu yaklaşım “çoklu engel etkisi” olarak açıklanabilir.

1. Distilasyonun Sağladığı Düşük Başlangıç Yükü

Distilasyon sırasında kullanılan ısı, ham maddeden gelebilecek mikroorganizmaların önemli bir bölümünü azaltabilir.

Ürün distilasyondan sonra:

  • Kapalı sistemde korunursa,
  • Hijyenik koşullarda işlenirse,
  • Temiz ambalaja doldurulursa,
  • Dış ortamdan yeniden bulaşma önlenirse,

şişeye son derece düşük bir başlangıç mikrobiyal yüküyle ulaşabilir.

Ancak distilasyon sonrasında elde edilen her ürün otomatik olarak ve süresiz biçimde “steril” kabul edilmemelidir.

2. Feniletil Alkol

Akita Gül Distilatının 2 Temmuz 2024 tarihli GC-MS uçucu profilinde en baskın bileşen feniletil alkoldür.

Feniletil alkol:

  • Rosa damascena’nın karakteristik aromatik bileşenlerindendir.
  • Bazı bakteriler üzerinde antimikrobiyal aktivite gösterebilir.
  • Mikroorganizmaların hücresel işleyişini etkileyebilir.
  • Bazı bakterilerin iletişim ve virülans sistemlerini sınırlandırabilir.

2024 yılında yayımlanan bir laboratuvar çalışmasında feniletil alkolün belirli bakterilerde hücreler arası iletişim mekanizması üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bu çalışma Akita ürününün raf ömrünü doğrudan kanıtlamasa da feniletil alkolün doğal koruma sistemindeki olası rolünü desteklemektedir. Scientific Reports araştırması

Akita analizindeki %79,54 değeri, uçucu bileşenler arasındaki göreceli GC-MS pik alanını gösterir. Şişedeki sıvının %79,54’ünün feniletil alkol olduğu anlamına gelmez.

Koruyucu etkideki gerçek rolünün anlaşılması için ürün içindeki miktarının mg/L cinsinden belirlenmesi gerekir.

3. Doğal Asetik Asit

Akita Gül Distilatının uçucu profilinde doğal asetik asit de belirlenmiştir.

Asetik asit:

  • Ürünün doğal asitlik dengesine katkıda bulunabilir.
  • Bazı bakterilerin çoğalmasını zorlaştırabilir.
  • Diğer aromatik bileşenlerle birlikte antimikrobiyal sistemi destekleyebilir.

Fakat GC-MS profilindeki %4,87 göreceli pik alanı, ürünün doğrudan %4,87 asetik asit içerdiği anlamına gelmez.

Ayrıca üründe doğal asetik asit bulunması onu “sirke” yapmaz. Sirke, kendine özgü fermantasyon süreci ve gıda tanımı bulunan farklı bir üründür.

Doğru ifade şöyledir:

Akita Gül Distilatında doğal olarak bulunan asetik asit, ürünün çok bileşenli doğal koruma sistemine katkıda bulunuyor olabilir.

4. Benzil Alkol

Benzil alkol, kozmetik ve farmasötik formülasyonlarda antimikrobiyal özelliklerinden yararlanılabilen aromatik bir alkoldür.

Akita Gül Distilatında doğal olarak belirlenen benzil alkolün miktarı düşük olsa bile, feniletil alkol ve diğer uçucu bileşenlerle birlikte destekleyici bir rol oynaması mümkündür.

Ancak bunun Akita ürünündeki katkısı, gerçek konsantrasyon ölçülmeden kesin olarak belirlenemez.

5. β-Sitronellol ve Linalool

β-Sitronellol ve linalool, Rosa damascena’nın değerli uçucu bileşenleri arasındadır. Bu bileşiklerin çeşitli mikroorganizmalar üzerindeki etkileri deneysel araştırmalara konu olmuştur.

Akita üretiminde doğal gül yağı ayrılmadığı için, yağ fazından taşınan bu bileşenlerin distilatın bütünsel yapısına katkıda bulunması beklenebilir.

Rosa damascena’dan hazırlanmış seyreltilmiş bir hidrosolün antimikrobiyal aktivite gösterdiğini bildiren bir laboratuvar çalışması da bulunmaktadır. Ancak farklı üretim yöntemleriyle elde edilen hidrosollerin kimyasal profilleri aynı olmayabileceğinden, sonuçlar doğrudan Akita ürününe aktarılmamalıdır. Rosa damascena hidrosolü araştırması

6. Ürünün Bütünsel Yapısı

Doğal bir distilatın mikrobiyal davranışı, yalnızca tek tek bileşenlerin toplamından ibaret olmayabilir.

Feniletil alkol, doğal asitlik, benzil alkol, β-sitronellol, linalool, diğer uçucu bileşenler, pH, üretim yöntemi ve ambalaj koşulları birlikte farklı bir ortam oluşturabilir.

Bu nedenle Akita Gül Distilatının uzun süreli stabilitesini açıklayan en güçlü yaklaşım şudur:

Ürün, tek bir koruyucu maddeyle değil; üretim yöntemi ve doğal bileşenlerinin birlikte oluşturduğu çoklu koruma sistemiyle kendisini koruyor olabilir.


pH 5,5 Bakterilerin Ölmesini Tek Başına Açıklar mı?

Hayır.

Yaklaşık pH 5,5, bazı bakterilerin gelişimini yavaşlatabilir veya ortamı onlar için daha az elverişli hâle getirebilir. Fakat birçok mikroorganizma bu pH düzeyinde yaşayabilir.

Dolayısıyla test bakterilerinin tamamen canlılığını kaybetmesini yalnızca pH ile açıklamak yeterli değildir.

Daha olası açıklama; pH ile birlikte feniletil alkol, doğal asetik asit ve diğer uçucu bileşenlerin ortak etkisidir.


15 Yıllık Örnekler Neden Önemli?

Akita’nın geçmiş üretimlerinden kalan açılmamış bazı şişelerin 15 yıl sonra bile:

  • Berrak görünmesi
  • Belirgin bir renk değişimi göstermemesi
  • Kokusunu koruması
  • Tortu oluşturmaması
  • Görünür bir mikrobiyal değişim göstermemesi

ürünün dikkat çekici fiziksel ve duyusal stabilitesine işaret etmektedir.

Üniversite çalışmasında test bakterilerinin tamamen canlılığını kaybettiğinin bildirilmesi de bu uzun süreli gözlemi destekleyebilecek önemli bir bulgudur.

Ancak iki kavram birbirinden ayrılmalıdır:

Gözlenen uzun süreli stabiliteDoğrulanmış raf ömrü
Renk, koku, berraklık ve görünüm korunmuştur.Mikrobiyoloji, kimyasal profil ve ambalaj uyumu testlerle doğrulanmıştır.
Gerçek ürün örneklerine dayanan değerli bir gözlemdir.Belirlenmiş protokol ve kabul ölçütlerine dayanır.
Araştırma için güçlü bir başlangıç noktasıdır.Etikette kullanılabilecek raf ömrünün bilimsel temelidir.

Bu nedenle, doğrulayıcı analizler tamamlanmadan “raf ömrü sınırsızdır” yerine şu ifade daha uygundur:

Uygun koşullarda saklanan bazı açılmamış Akita Gül Distilatı örneklerinde 15 yıla ulaşan dikkat çekici fiziksel ve duyusal stabilite gözlemlenmiştir.


Bakterilerin Ölmesi Ürünün Koruyucu Etkinliğini Kanıtlar mı?

Üniversite çalışması son derece önemli bir bulgudur. Bununla birlikte kozmetik ürünlerde antimikrobiyal korumanın standart biçimde değerlendirilmesi için koruyucu etkinlik testi uygulanır.

ISO 11930 kapsamında ürün, belirlenen bakteri, maya ve küflerle kontrollü olarak zorlanır. Mikroorganizmaların sayısının belirli günlerde ne ölçüde azaldığı incelenir. ISO 11930:2019

Akita Gül Distilatının doğal koruma mekanizmasını daha kapsamlı göstermek için şu çalışmalar birlikte değerlendirilebilir:

  • Üniversite bakteri çalışmasının ayrıntılı raporu
  • ISO 11930 koruyucu etkinlik testi
  • Toplam aerobik mikroorganizma sayımı
  • Maya ve küf sayımı
  • Eski ve yeni üretimlerin karşılaştırmalı mikrobiyolojisi
  • Feniletil alkolün mg/L olarak belirlenmesi
  • Asetik asit miktarı ve toplam titre edilebilir asitlik
  • Karşılaştırmalı GC-MS analizi
  • pH takibi
  • Ambalaj sızdırmazlığı ve uyumluluk incelemesi

“Bakterileri Öldürüyor” İfadesi Kullanılabilir mi?

Üniversite raporunda test bakterilerinin tamamen öldüğü doğrulanıyorsa, raporun kapsamına bağlı kalmak koşuluyla kullanılabilir.

Bilimsel açıdan en uygun ifade şöyledir:

Üniversite laboratuvarında gerçekleştirilen çalışmada, Akita Yağı Alınmamış Rosa damascena Distilatına eklenen test bakterilerinin ürün içinde canlı kalamadığı ve canlılıklarını tamamen kaybettiği belirlenmiştir. Bu sonuç, distilatın doğal bileşiminin test edilen bakterilere karşı güçlü bir antibakteriyel ortam oluşturduğunu göstermektedir.

Raporda sonucun “tespit sınırının altında” olduğu belirtiliyorsa ifade şöyle düzenlenmelidir:

Çalışmanın sonunda canlı test bakterileri kullanılan yöntemin tespit sınırının altında kalmıştır.

Şu mutlak ifadelerden ise kaçınılmalıdır:

  • “Akita Gül Distilatında hiçbir bakteri yaşayamaz.”
  • “Bütün mikroorganizmaları öldürür.”
  • “Her türlü bakteri, maya ve küfü yok eder.”
  • “Sonsuza kadar bozulmaz.”

Çünkü test edilen bakterilerle ilgili bir sonuç, dünyadaki bütün bakteri türleri veya maya ve küfler için otomatik olarak geçerli değildir.


Doğru Bilinen Yanlış

“Üründe bakteri bulunmaması, bakterileri öldürdüğünü kanıtlar.”

Yanlış. Rutin mikrobiyoloji analizi yalnızca test edilen numunede bakteri bulunup bulunmadığını gösterir. Ürüne eklenen bakterilerin canlılığını kaybettiğinin gösterilmesi ise daha farklı ve güçlü bir bulgudur.

“Bakteriler öldüyse bunun tek nedeni asetik asittir.”

Bunu söylemek mümkün değildir. Feniletil alkol, benzil alkol, doğal asitlik, gülün diğer uçucu bileşenleri ve üretim yöntemi birlikte rol oynuyor olabilir.

“Asetik asit bulunan her ürün sirkedir.”

Yanlış. Sirke ayrı bir fermantasyon süreciyle tanımlanan gıda ürünüdür. Bir distilatta doğal asetik asit bulunması ürünü sirkeye dönüştürmez.

“Probiyotik bakterilerin ölmesi ürünün sağlığa zararlı olduğunu gösterir.”

Hayır. Probiyotik bakteriler de her ortamda yaşayamaz. Bir kozmetik distilatın onların yaşamı için uygun olmaması, ürünün güvenli veya güvensiz olduğunu tek başına belirlemez.

“Bakteriler öldüyse maya ve küfler de mutlaka ölür.”

Yanlış. Bakteriler, mayalar ve küfler farklı mikroorganizma gruplarıdır. Her biri ayrı olarak test edilmelidir.


Biliyor muydunuz?

Bir kozmetik ürünün korunması her zaman formüle eklenen tek bir koruyucu maddeye bağlı değildir.

Uygun üretim yöntemi, düşük başlangıç mikrobiyal yükü, pH, doğal uçucu bileşenler, hijyenik dolum ve koruyucu ambalaj birlikte çalışarak güçlü bir koruma sistemi oluşturabilir.

Akita Gül Distilatındaki üniversite bulgusu, ürünün doğal bileşiminin bu tür bir sistem oluşturabileceğini düşündürmektedir.


Bölüm Özeti

  • Akita Gül Distilatı, gül yağının ayrılmadığı özel bir distilasyon yaklaşımıyla üretilir.
  • Üniversite çalışmasında ürüne eklenen test bakterilerinin canlı kalamadığı ve tamamen öldüğü bildirilmiştir.
  • Bu sonuç, sıradan bir rutin mikrobiyoloji analizinden daha güçlü bir bulgudur.
  • Sonucun kapsamı test edilen bakteri türleri ve deney koşullarıyla sınırlıdır.
  • Probiyotik bakterilerin de canlı kalamaması, ürünün bakteriyel yaşam için elverişli olmadığını göstermektedir.
  • Olası etkinin yalnızca asetik asitten kaynaklandığı söylenemez.
  • Feniletil alkol doğal koruma sisteminin en dikkat çekici bileşenlerinden biridir.
  • Benzil alkol, β-sitronellol, linalool ve doğal asitlik de katkıda bulunabilir.
  • Distilasyon, hijyenik dolum ve uygun ambalaj başlangıçtaki mikrobiyal riski sınırlandırır.
  • Açılmamış eski örneklerde 15 yıla ulaşan fiziksel ve duyusal stabilite gözlemlenmiştir.
  • Berrak görünüm tek başına mikrobiyolojik güvenliği kanıtlamaz.
  • Maya ve küfler ayrıca test edilmelidir.
  • Üniversite raporu ve ISO 11930 testi birlikte güçlü bir bilimsel dosya oluşturabilir.
  • “Bütün bakterileri öldürür” yerine “test edilen bakteriler canlılıklarını kaybetmiştir” denilmelidir.
  • Bulgular Akita Gül Distilatının doğal koruma sisteminin bilimsel olarak daha ayrıntılı araştırılmaya değer olduğunu göstermektedir.

Sık Sorulan Sorular

1. Akita Gül Distilatında bakteri yaşayabilir mi?

Üniversite çalışmasında ürüne eklenen test bakterilerinin canlı kalamadığı ve tamamen öldüğü bildirilmiştir. Sonuç yalnızca test edilen mikroorganizmalar ve çalışma koşulları için geçerlidir.

2. Probiyotik bakteriler de mi canlı kalmadı?

Aktarılan üniversite sonucuna göre test edilen probiyotik bakteriler de ürün içinde canlılıklarını sürdürememiştir.

3. Probiyotik bakterilerin ölmesi ne anlama gelir?

Akita Gül Distilatının test edilen bakterilerin yaşaması ve çoğalması için elverişli bir ortam oluşturmadığını gösterir.

4. Akita Gül Distilatı antibakteriyel midir?

Üniversite bulgusu, ürünün test edilen bakterilere karşı antibakteriyel bir ortam oluşturduğunu desteklemektedir. Kamuya açık iddianın kapsamı rapordaki yöntem ve sonuçlarla sınırlandırılmalıdır.

5. Bakterilerin ölmesini asetik asit mi sağlıyor?

Asetik asit katkıda bulunabilir; ancak tek başına sorumlu olduğu kanıtlanmamıştır. Feniletil alkol ve diğer doğal bileşenler de rol oynuyor olabilir.

6. Akita Gül Distilatı sirke midir?

Hayır. İçinde doğal asetik asit belirlenmesi ürünü sirke yapmaz. Sirke farklı bir üretim ve fermantasyon sürecine sahiptir.

7. Feniletil alkol doğal bir koruyucu mudur?

Feniletil alkol deneysel çalışmalarda antimikrobiyal özellik göstermiştir. Akita ürünündeki kesin rolü, gerçek konsantrasyonu ve bütün formül içindeki etkisi araştırılmalıdır.

8. Ürünün pH’ı bakterilerin ölmesi için yeterli midir?

Yaklaşık pH 5,5 tek başına bu sonucu açıklamak için yeterli değildir. Çoklu bileşen etkisi daha güçlü bir olasılıktır.

9. Akita Gül Distilatının raf ömrü sınırsız mıdır?

Bazı açılmamış örneklerde 15 yıla ulaşan dikkat çekici stabilite gözlemlenmiştir. Fakat “sınırsız raf ömrü” iddiası kapsamlı raf ömrü testleriyle doğrulanmalıdır.

10. Eski şişelerin berrak olması güvenli olduklarını kanıtlar mı?

Hayır. Berraklık ve kokunun korunması fiziksel ve duyusal stabiliteyi gösterir; mikrobiyolojik güvenlik ancak laboratuvar analiziyle doğrulanabilir.

11. Bakterilerin ölmesi maya ve küflerin de öleceğini gösterir mi?

Hayır. Maya ve küfler ayrı mikroorganizma gruplarıdır ve ayrıca test edilmelidir.

12. Bu sonuçlar hangi testle daha ileri taşınabilir?

Üniversite raporuna ek olarak ISO 11930 koruyucu etkinlik testi, bileşenlerin mg/L ölçümü ve eski-yeni ürün karşılaştırmaları yapılabilir.


Sonuç: Tek Bir Koruyucu Değil, Bütünsel Bir Doğal Sistem

Akita Yağı Alınmamış Rosa damascena Distilatının dikkat çekici uzun süreli stabilitesi, yalnızca doğal asetik asitle açıklanabilecek basit bir özellik gibi görünmemektedir.

Üniversite çalışmasında ürüne eklenen test bakterilerinin tamamen canlılığını kaybettiğinin bildirilmesi; ürünün bakteriler için elverişsiz, hatta test edilen türler açısından güçlü biçimde antibakteriyel bir ortam oluşturduğuna işaret etmektedir.

Bu ortamın oluşmasında muhtemelen:

  • Akita’ya özgü distilasyon yaklaşımı,
  • Düşük başlangıç mikrobiyal yükü,
  • Feniletil alkol,
  • Doğal asetik asit,
  • Benzil alkol,
  • β-Sitronellol ve linalool,
  • Gül yağı ayrılmadığı için korunan diğer uçucu bileşenler,
  • Hijyenik dolum ve uygun ambalaj

birlikte rol oynamaktadır.

Bugünkü bilgilerle ulaşılabilecek en doğru sonuç şudur:

Üniversite çalışmasında Akita Gül Distilatına eklenen test bakterilerinin canlılıklarını tamamen kaybettiği bildirilmiştir. Bu bulgu, ürünün doğal bileşiminin güçlü bir bakteriyel engel oluşturduğunu ve uzun süreli stabilitesine katkıda bulunabileceğini göstermektedir. Bu etkinin hangi bileşenlerden ve mekanizmalardan kaynaklandığının belirlenmesi için ayrıntılı karşılaştırmalı araştırmalar gereklidir.

Bu içerik bilimsel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Dezenfektan, antiseptik veya hastalık tedavisi iddiası taşımaz.

Kategori:

Akita Gül Akademisi – Gül Distilatı ve Bilimsel Araştırmalar

 

Bizden haberdar olmak, kampanyaları en önce öğrenmek için
WhatsApp destek ekibimize danışabilirsiniz.
Merhaba, nasıl yardımcı olabiliriz?