Yağı Alınmış Gül Suyunun Raf Ömrü Ne Kadardır?
Bir şişe gül suyu aldınız. Üzerinde “%100 doğal”, “saf gül suyu” ya da “Rosa damascena gül suyu” yazıyor.
Peki bu ürün ne kadar dayanır?
6 ay mı? 1 yıl mı? 2 yıl mı?
Daha da önemlisi: Koruyucu içermeyen bir gül suyu nasıl uzun süre bozulmadan kalabilir?
Bu sorunun tek bir cevabı yok. Çünkü “gül suyu” adı altında satılan her ürün aynı yöntemle üretilmiyor.
İşte gül suyunun raf ömrünü anlamanın en önemli noktası da burada başlıyor.
Önce şu farkı bilmek gerekiyor: Gül suyu nasıl üretiliyor?
Geleneksel gül yağı üretiminde Rosa damascena çiçekleri suyla damıtılır. Damıtma sırasında çiçeklerde bulunan uçucu maddeler su buharıyla taşınır ve daha sonra yoğunlaştırılır.
Prof. Dr. Hasan Baydar, “Yağ Gülü Tarımı ve Endüstrisi” çalışmasında fabrika tipi gül yağı üretimini ayrıntılı biçimde anlatıyor.
İlk damıtmadan elde edilen yağlı su içerisinden gül yağı ayrılıyor. Yağ altında kalan su tekrar damıtılıyor ve buradan da “ikinci yağ” veya “su yağı” olarak adlandırılan gül yağı elde ediliyor.
Baydar, ikinci damıtma sonunda florentin kabında gül yağının altında toplanan aromatik suyun gül suyu olarak değerlendirildiğini belirtiyor.
Yani burada gül suyu, gül yağı üretimi ve yağın ayrılmasıyla bağlantılı bir üretim sürecinin ürünüdür.
Bu ayrıntı neden önemli?
Çünkü birazdan göreceğimiz gibi raf ömrü konusu tam da burada farklılaşıyor.
Yağı alınmış geleneksel gül suyu bozulur mu?
Prof. Dr. Hasan Baydar bu konuda oldukça açık bir ifade kullanıyor:
“Gül suyu, üretildikten sonra eğer iyi muhafaza edilmez ise kısa sürede bozulur veya ekşir.”
Çalışmada ayrıca ışık, sıcaklık ve havanın gül suyunun bozulmasını hızlandırdığı belirtiliyor.
Bu nedenle gül suyunun hava içermeyen kaplarda, serin ve ışık görmeyen yerlerde saklanması gerektiği ifade ediliyor.
Burada çok önemli bir ayrıntı daha var.
Gül suyunun antimikrobiyal özellik göstermesine rağmen bazı bakterilerin yine de bozulmaya neden olabileceği belirtiliyor.
Yani:
“Gül suyu doğaldır, o halde hiç bozulmaz.”
demek bilimsel olarak doğru değil.
Peki üreticiler raf ömrünü nasıl uzatabilir?
Baydar’ın çalışmasında bunun için birkaç yöntemden söz ediliyor.
Gül suyunun bakterilerden arındırılmasında UV uygulaması veya pastörizasyonun etkili olabileceği belirtiliyor. Ayrıca 2-fenoksi etanol veya sodyum benzoat gibi koruyucuların belirli oranlarda kullanılmasıyla raf ömrünün uzatılabileceği ifade ediliyor.
Bu bilgi tüketici açısından oldukça önemli.
Çünkü markette yan yana duran iki “gül suyu” şişesi dışarıdan birbirine çok benzeyebilir. Fakat üretim yöntemleri, içerikleri ve stabiliteleri aynı olmayabilir.
Dolayısıyla yalnızca ön etiketteki “doğal” veya “saf” ifadelerine bakmak yeterli değildir.
Peki Akita Gül Suyu neden farklı?
Akita’nın yaklaşımındaki temel fark, gül suyunu gül yağının ayrıldığı geleneksel prosesin bir yan ürünü olarak üretmemesidir.
Akita Yağı Alınmamış Gül Suyu, Isparta’da yetiştirilen Rosa damascena çiçeklerinin damıtılması sırasında gül yağını sudan ayırmadan elde edilir.
Başka bir ifadeyle amaç önce gül yağını almak, geriye kalan aromatik suyu gül suyu olarak değerlendirmek değildir.
Ama burada önemli bir soru ortaya çıkıyor:
Yağı alınmamış ve koruyucu eklenmeden üretilen bir gül suyu gerçekten stabil kalabilir mi?
Bu soruya yalnızca “evet” demek yeterli olmaz.
Ölçmek gerekir.
Akita'nın yaptırdığı stabilite analizi tam olarak bu nedenle önemli.
Akita Gül Suyu laboratuvarda nasıl test edildi?
Akita Rose Water için Bilim Kozmetik ve Endüstriyel Ürün Analiz Laboratuvarı tarafından hazırlanan stabilite raporunun tarihi 17 Ocak 2019.
Test 11 Ekim 2018'de başlamış ve 16 Ocak 2019'da tamamlanmış.
Ürün tek bir ortamda bırakılmamış; farklı koşullarda incelenmiş:
- oda sıcaklığında ve gün ışığında,
- oda sıcaklığında karanlıkta,
- 4 °C'de,
- 45 °C'de.
Testler 1., 28. ve 90. günlerde gerçekleştirilmiş.
Özellikle 45 °C koşulu dikkat çekici. Çünkü ürün yalnızca serin ve ideal saklama şartlarında değerlendirilmemiş; yüksek sıcaklık koşulundaki davranışı da izlenmiş.
90 günün sonunda ne bulundu?
Laboratuvar raporunda mikrobiyolojik açıdan oldukça net sonuçlar görülüyor.
Test edilen koşullarda:
Toplam aerobik mikroorganizma:<10 cfu/g
Maya ve küf:<10 cfu/g
Ayrıca test edilen şu mikroorganizmalar tespit edilmemiş:
Candida albicans
Pseudomonas aeruginosa
Escherichia coli
Staphylococcus aureus
Üstelik raporun 7. sayfasında görüldüğü üzere 90. gün 45 °C koşulunda da bu mikroorganizmalar tespit edilmemiş ve toplam aerobik mikroorganizma ile maya-küf değerleri <10 cfu/g olarak raporlanmış.
Bu sonuç önemli.
Çünkü Akita'nın yağı alınmamış gül suyunun stabilitesi yalnızca teorik olarak ileri sürülmüyor; ürün farklı sıcaklık ve saklama koşullarında laboratuvar testine tabi tutulmuş.
Bir başka dikkat çekici sonuç: pH ve yoğunluk
Stabilite raporunda yalnızca mikroorganizmalara bakılmamış.
Ürünün pH ve yoğunluğu da farklı zaman ve koşullarda ölçülmüş.
Başlangıçta raporlanan pH yaklaşık 3,87 iken, 90. gün 45 °C'de 3,83 olarak ölçülmüş. Yoğunluk ise 0,99 g/cm³ olarak raporlanmış.
Yani bu test kapsamında yüksek sıcaklığa rağmen ölçülen pH değerinde büyük bir değişim görülmemiş.
Burada bir noktayı özellikle belirtmek gerekir: Bu rapor 2018–2019'da teste verilen numuneye ait stabilite sonuçlarını göstermektedir. Akita'nın günümüzde satılan ürünlerinin pH değeriyle karıştırılmamalıdır.
O halde bütün gül sularının raf ömrü aynı mı?
Hayır.
Belki de bu yazının en önemli sonucu bu.
“Gül suyunun raf ömrü ne kadardır?” sorusunu sormadan önce:
“Hangi yöntemle üretilmiş gül suyundan söz ediyoruz?”
diye sormamız gerekiyor.
Prof. Dr. Hasan Baydar'ın anlattığı geleneksel gül yağı üretiminde gül yağı ayrılıyor ve süreç sonunda elde edilen aromatik su gül suyu olarak değerlendiriliyor. Aynı kaynak, gül suyunun uygun şekilde muhafaza edilmezse kısa sürede bozulabileceğini veya ekşiyebileceğini ve raf ömrünü uzatmak için çeşitli yöntemlerin kullanılabileceğini belirtiyor.
Akita ise gül yağını sudan ayırmadan farklı bir üretim yaklaşımı kullanıyor ve bu ürün için yapılan laboratuvar stabilite testinde 90 güne kadar farklı koşullarda mikrobiyolojik stabilite değerlendirilmiş.
Dolayısıyla bu iki ürünü yalnızca “ikisi de gül suyu” diyerek aynı kabul etmek doğru olmaz.
Gül suyu satın alırken sadece “%100 doğal” yazısına bakmayın
Bir sonraki gül suyunuzu seçerken şişeyi çevirip arka etikete bakın.
Şu soruları sorun:
- Gül yağı üründen ayrılmış mı?
- Ürün nasıl damıtılmış?
- İçindekiler listesinde yalnızca gül distilatı mı var?
- Koruyucu bulunuyor mu?
- Üretici ürünün stabilitesini test ettirmiş mi?
- Bu test sonuçları gösterilebiliyor mu?
Çünkü “doğal”, “saf” ve “gerçek” gibi kelimeler tek başına bir ürünün nasıl üretildiğini veya ne kadar stabil olduğunu açıklamaz.
“Koruyucusuzsa nasıl bozulmuyor?” sorusunun cevabı şişenin içinde değil, üretim yönteminde olabilir
Gül suyunu değerlendirirken yalnızca içerik listesini değil, üretim teknolojisini de anlamamız gerekiyor.
Geleneksel gül yağı üretiminden kalan gül suyu ile gül yağını ayırmadan üretilen bütünsel bir gül distilatının aynı özellikleri göstermesini beklemek doğru değildir.
Akita'nın geliştirdiği yaklaşımın farkı tam olarak burada ortaya çıkıyor:
Gülün uçucu yağını ayırıp geriye kalan suyu değerlendirmek yerine, gülün damıtma sırasında suya geçen bileşenlerini mümkün olduğunca birlikte tutmak.
Ve bu farkı değerlendirmenin yolu yalnızca kokuya veya pazarlama ifadelerine bakmak değil, analiz sonuçlarına bakmaktır.
Akita'nın stabilite raporu da bu nedenle değerlidir: farklı koşullarda yapılan ölçümler, test edilen Akita Rose Water numunesinin 90 günlük stabilite çalışmasındaki davranışını somut olarak ortaya koymaktadır.
Sonuç: “Gül suyu ne kadar dayanır?” tek başına doğru soru değil
Doğru soru şudur:
“Bu gül suyu nasıl üretilmiş?”
Çünkü aynı Rosa damascena çiçeğinden üretilmiş olsalar bile, üretim yöntemleri farklı olan iki gül suyunun içeriği ve stabilitesi de aynı olmak zorunda değildir.
Prof. Dr. Hasan Baydar'ın çalışması geleneksel gül suyunun uygun muhafaza edilmediğinde bozulabileceğini ve ekşiyebileceğini açıkça ortaya koyuyor.
Akita'nın laboratuvar raporu ise yağı ayrılmadan üretilen Akita Rose Water numunesinin 90 günlük stabilite çalışmasında, 45 °C dahil farklı koşullarda test edilen mikrobiyolojik kriterleri koruduğunu gösteriyor.
Bu nedenle bir gül suyunu değerlendirirken yalnızca şişenin üzerinde yazan “%100 doğal” ifadesine değil;
gülün türüne, üretim yöntemine, yağın ayrılıp ayrılmadığına, içeriğine ve ürünün laboratuvar verilerine bakmak gerekir.
Çünkü bazen iki şişenin üzerinde de “gül suyu” yazar.
Ama şişenin içindeki ürün aynı değildir.
Sık Sorulan Sorular
1. Gül suyu bozulur mu?
Evet, bozulabilir. Ancak bütün gül sularının aynı şekilde üretilmediğini unutmamak gerekir. Prof. Dr. Hasan Baydar, geleneksel gül suyu için iyi muhafaza edilmediğinde kısa sürede bozulabileceğini veya ekşiyebileceğini; ışık, sıcaklık ve havanın bozulmayı hızlandırdığını belirtmektedir.
2. Yağı alınmış gül suyunun raf ömrü ne kadardır?
Tek bir süre vermek doğru değildir. Raf ömrü üretim yöntemi, mikrobiyolojik yük, ambalajlama, saklama koşulları ve uygulanan koruma yöntemlerine bağlıdır. Baydar’ın çalışması belirli bir “6 ay” veya “2 yıl” süresi vermemekte; gül suyunun iyi muhafaza edilmezse kısa sürede bozulabileceğini belirtmektedir. Bu nedenle kaynağın söylemediği kesin bir raf ömrü vermek doğru olmaz.
3. Gül suyu neden ekşir?
Baydar’a göre gül suyu antimikrobiyal özelliklere sahip olmasına rağmen bazı bakteriler bozulmaya neden olabilir. Işık, sıcaklık ve havayla temas da bozulmayı hızlandırabilir.
4. Gül suyunun raf ömrünü uzatmak mümkün mü?
Evet. Baydar’ın çalışmasında bakterilerden arındırmak için UV uygulaması ve pastörizasyonun etkili olabileceği belirtilmektedir. Ayrıca 2-fenoksi etanol veya sodyum benzoat gibi koruyucuların kullanılmasıyla raf ömrünün uzatılabileceği ifade edilmektedir.
5. Yağı alınmış gül suyu ile yağı alınmamış gül suyu aynı şey midir?
Hayır. Baydar’ın anlattığı geleneksel fabrika prosesinde gül yağı üretimi sırasında yağ ayrılır; ikinci distilasyon sonunda gül yağının altında toplanan aromatik su gül suyu olarak değerlendirilir. Akita Yağı Alınmamış Gül Suyu ise gül yağını sudan ayırmayan farklı bir üretim yaklaşımına sahiptir. Bu nedenle iki ürünün üretim proseslerini ve stabilitelerini aynı kabul etmek doğru değildir.
6. Koruyucu içermeyen her gül suyu uzun süre dayanır mı?
Hayır. “Koruyucusuz” olması tek başına uzun raf ömrünün kanıtı değildir. Gül suyunun üretim yöntemi, ambalajı, mikrobiyolojik özellikleri ve saklama koşulları birlikte değerlendirilmelidir.
7. Akita Yağı Alınmamış Gül Suyunun stabilitesi test edildi mi?
Evet. Bilim Kozmetik ve Endüstriyel Ürün Analiz Laboratuvarı tarafından hazırlanan 17 Ocak 2019 tarihli raporda Akita Rose Water farklı saklama koşullarında 90 günlük stabilite testine tabi tutulmuştur.
8. Akita stabilite testinde hangi koşullar kullanıldı?
Ürün oda sıcaklığında gün ışığında, oda sıcaklığında karanlıkta, 4 °C'de ve 45 °C'de değerlendirilmiştir. İncelemeler 1., 28. ve 90. günlerde gerçekleştirilmiştir.
9. 90 günün sonunda Akita Gül Suyunda bakteri veya küf bulundu mu?
Raporda 90. gündeki testlerde toplam aerobik mikroorganizma sayısı <10 cfu/g, maya ve küf <10 cfu/g olarak verilmiştir. Test edilen Candida albicans, Pseudomonas aeruginosa, Escherichia coli ve Staphylococcus aureus tespit edilmemiştir. Bu sonuçlar 45 °C'deki 90. gün değerlendirmesinde de görülmektedir.
10. 90 günlük stabilite testi ürünün yıllarca bozulmayacağını kanıtlar mı?
Hayır. Bilimsel açıdan bu ayrımı yapmak önemlidir. Bu rapor, test edilen Akita Rose Water numunesinin belirtilen koşullardaki 90 günlük stabilite sonuçlarını göstermektedir. Tek başına bu rapordan “10 yıl”, “15 yıl” veya “hiç bozulmaz” sonucu çıkarılamaz. Böyle bir iddia için ayrıca uzun dönem numune analizlerinin belgelenmesi gerekir.
11. Gül suyu satın alırken nelere dikkat edilmeli?
Ön etiketteki “doğal” veya “saf” ifadelerinden daha fazlasına bakmak gerekir. İçindekiler listesini inceleyin; ürünün hangi gül türünden üretildiğini, gül yağının ayrılıp ayrılmadığını, koruyucu içerip içermediğini, üretim yöntemini ve varsa laboratuvar analizlerini araştırın.
12. Akita Yağı Alınmamış Gül Suyunun temel farkı nedir?
Temel fark üretim yöntemidir. Akita'nın yaklaşımında amaç gül yağını ayırdıktan sonra kalan aromatik suyu değerlendirmek değil; Rosa damascena çiçeğini damıtırken gül yağını sudan ayırmadan bütünsel bir gül distilatı elde etmektir.
Kaynaklar
1. Baydar, Hasan. Yağ Gülü Tarımı ve Endüstrisi.
Süleyman Demirel Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü, Isparta. Özellikle “Yağ gülünde damıtma” ve “Damıtma ve ekstraksiyon ürünleri” bölümleri. Çalışmada geleneksel gül yağı ve gül suyu üretim prosesi açıklanmakta; gül suyunun muhafazası, bozulması ve raf ömrünün uzatılmasında kullanılan yöntemler ele alınmaktadır.
2. Bilim Kozmetik ve Endüstriyel Ürün Analiz Laboratuvarı. Akita Rose Water – Analysis Report.
Rapor No: A-2018-000177. Rapor tarihi: 17.01.2019. Akita Doğal Ürünler A.Ş. adına gerçekleştirilen stabilite çalışması. Ürün; oda sıcaklığı/gün ışığı, oda sıcaklığı/karanlık, 4 °C ve 45 °C koşullarında 90 güne kadar mikrobiyolojik ve fizikokimyasal parametreler açısından değerlendirilmiştir.
Yorum Yapın