Etiket: #Gül Suyu

Rosa damascena Nedir?
Rosa damascena Nedir?
Rosa damascena, Rosaceae (gülgiller) familyasının Rosa cinsine ait, güçlü kokusuyla tanınan aromatik bir gül türüdür. İngilizcede çoğunlukla Damask rose olarak adlandırılır. Pek çok gül çeşidi görünüşü için yetiştirilirken Rosa damascena özellikle aromatik özellikleri nedeniyle ekonomik önem taşır. Çiçekleri gül yağı, gül suyu ve farklı gül türevlerinin üretiminde kullanılan önemli bir hammaddedir.Türkiye’de Rosa damascena denildiğinde akla gelen başlıca bölgelerden biri ise Isparta’dır. Kısaca:Rosa damascena yalnızca süs amacıyla yetiştirilen bir gül değildir. Aromatik bileşenleri nedeniyle parfümeri, kozmetik ve gül ürünleri endüstrisi açısından değer taşıyan bir kültür bitkisidir. Isparta Gülü ile Rosa damascena Aynı Şey midir? “Isparta gülü” ifadesi günlük dilde çoğunlukla Isparta ve çevresinde gül yağı üretimi amacıyla yetiştirilen Rosa damascena için kullanılır.Ancak burada küçük fakat önemli bir ayrım vardır:Rosa damascena botanik türün adıdır; “Isparta gülü” ise bu gülün belirli bir üretim coğrafyası ve kültürüyle özdeşleşmiş adıdır.Dolayısıyla bir gülün yalnızca pembe ve güzel kokulu olması onun Rosa damascena olduğu anlamına gelmez.Dünyada binlerce gül çeşidi bulun...
Devamını Oku
Rosa damascena (Isparta Gülü) Neden Bilimsel Araştırmaların Konusu Olmuştur?
Bir gülün bilim insanlarının ilgisini çekmesi için güzel kokması yeterli değildir. Araştırmacılar bir bitkiye baktığında daha farklı sorular sorar: İçinde hangi maddeler var? Bu maddeler nasıl ölçülebilir? Hücrelerle veya mikroorganizmalarla karşılaştıklarında ne oluyor? İnsanlarda aynı etkiler görülüyor mu? Üretim yöntemi sonucu değiştiriyor mu? Rosa damascena, yani Türkiye'de özellikle Isparta ile özdeşleşen yağ gülü, bu soruların birçoğunu aynı anda sordurabilen ilginç bir bitkidir. Üstelik araştırmalar yalnızca gül yağını değil; gül suyunu, hidrosolleri, çiçek ekstraktlarını ve bitkinin farklı bölümlerinden elde edilen özleri de kapsıyor. 🌹 KISA CEVAP Rosa damascena'nın bilimsel açıdan ilginç olmasının temel nedeni; uzun kullanım geçmişi, zengin kimyasal bileşimi, farklı yöntemlerle farklı ürünlere dönüştürülebilmesi ve bu ürünlerde ölçülebilir biyolojik aktivitelerin araştırılmış olmasıdır. Ancak “araştırılmış olması”, bütün etkilerinin insanlarda kesin olarak kanıtlandığı anlamına gelmez. 1. Her şey gülün kimyasıyla başlıyor Bir Rosa damascena çiçeğini kokladığımızda burnumuza tek bir madde ulaşmaz. Gülün karakteristik kokusu çok sayıda uçucu bileşiğin oluştu...
Devamını Oku
Gül Suyunun Frekansı Var ...
Gül Suyunun Frekansı Var mı? Akita Yağı Alınmamış Gül Suyunu Ölçtük
Gül yağı için yıllardır 320 MHz konuşuluyor. Peki gül suyu ölçüldüğünde ne oluyor? Akita, Yağı Alınmamış Rosa damascena Çiçek Distilatını 50–900 MHz arasında inceleyince tek bir frekanstan çok daha ilginç bir sonuçla karşılaştı. “Gül suyunun frekansı kaçtır?” diye hiç düşündünüz mü? İnternette gül ve frekans hakkında araştırma yaptığınızda karşınıza sık sık 320 MHz rakamı çıkar. Ancak burada önemli bir ayrıntı vardır: Bu yaygın söylem gül suyuyla değil, Rosa damascena gül yağıyla ilişkilendirilmiştir. Peki gülün distilasyonu sırasında doğal olarak distilata taşınan yağ fraksiyonu ayrılmazsa ne olur? Akita Yağı Alınmamış Gül Suyu ölçüldüğünde tek bir frekans mı gösterir? Biz de bu sorunun peşinden gittik. Ve sonuç beklediğimizden daha ilginçti: Tek bir frekans bulmadık. Tekrarlanabilir bir frekans parmak izi bulduk. Akita tarafından gerçekleştirilen çalışmada Yağı Alınmamış Rosa damascena Çiçek Distilatı 50–900 MHz aralığında incelendi. Araştırmada tek bir 320 MHz piki görülmedi. Bunun yerine farklı frekans bölgelerine yayılan ve test edilen diğer sıvılardan ayrılan çok bantlı bir ölçüm profili ortaya çıktı. Önce önemli bir fark: Gül yağı ile gül suyu aynı şey değildi...
Devamını Oku
Yağı Alınmış Gül Suyunun ...
Yağı Alınmış Gül Suyunun Raf Ömrü Ne Kadardır?
Bir şişe gül suyu aldınız. Üzerinde “%100 doğal”, “saf gül suyu” ya da “Rosa damascena gül suyu” yazıyor. Peki bu ürün ne kadar dayanır? 6 ay mı? 1 yıl mı? 2 yıl mı? Daha da önemlisi: Koruyucu içermeyen bir gül suyu nasıl uzun süre bozulmadan kalabilir? Bu sorunun tek bir cevabı yok. Çünkü “gül suyu” adı altında satılan her ürün aynı yöntemle üretilmiyor. İşte gül suyunun raf ömrünü anlamanın en önemli noktası da burada başlıyor. Önce şu farkı bilmek gerekiyor: Gül suyu nasıl üretiliyor? Geleneksel gül yağı üretiminde Rosa damascena çiçekleri suyla damıtılır. Damıtma sırasında çiçeklerde bulunan uçucu maddeler su buharıyla taşınır ve daha sonra yoğunlaştırılır. Prof. Dr. Hasan Baydar, “Yağ Gülü Tarımı ve Endüstrisi” çalışmasında fabrika tipi gül yağı üretimini ayrıntılı biçimde anlatıyor. İlk damıtmadan elde edilen yağlı su içerisinden gül yağı ayrılıyor. Yağ altında kalan su tekrar damıtılıyor ve buradan da “ikinci yağ” veya “su yağı” olarak adlandırılan gül yağı elde ediliyor. Baydar, ikinci damıtma sonunda florentin kabında gül yağının altında toplanan aromatik suyun gül suyu olarak değerlendirildiğini belirtiyor. Yani burada gül suyu, gül yağı üretimi ve yağın ayr...
Devamını Oku
Yaz Sonrası Cilt Bakımı: ...
Yaz Sonrası Cilt Bakımı: Nem Kaybı, Hassasiyet ve Güneş Lekelerine Karşı Doğru Rutin
Güneş, sıcak hava, deniz ve havuz sonrasında cildin değişen ihtiyaçlarını anlayın; cilt bariyerini desteklemekten leke görünümüne yönelik bakıma kadar doğru uygulama sırasını öğrenin. Yaz boyunca cildimiz yalnızca güneş ışınlarına maruz kalmaz. Sıcak hava, terleme, klima, deniz suyu, havuzdaki klor ve normalden daha sık duş almak da cildin doğal dengesini etkileyebilir. Yaz sonunda cilt daha kuru, gergin, hassas veya mat görünebilir; çiller, güneş lekeleri ve cilt tonu eşitsizlikleri daha belirgin hâle gelebilir. Bu dönemde yapılan en yaygın hata, lekeleri hızla azaltmak amacıyla cilde birden fazla asit, peeling veya güçlü aktif içerik uygulamaktır. Oysa güneşten ve çevresel koşullardan yorulmuş bir cildin ilk ihtiyacı agresif bir yenileme değil; güneşten korunma, nazik temizlik, nem ve bariyer desteğidir. Bilimsel açıdan doğru yaklaşım basittir: Önce yeni güneş hasarını önleyin, hassaslaşan cildi rahatlatın ve nem kaybını azaltın. Cilt sakinleştikten sonra leke görünümüne yönelik bakıma başlayın. Yaz Mevsimi Cildi Nasıl Etkiler? Cildin en dış tabakası, vücudu dış etkenlere karşı koruyan bir bariyer görevi görür. Aynı zamanda ciltteki suyun aşırı ölçüde kaybolmasını eng...
Devamını Oku
Bir Kozmetik Ürünün En Bü...
Bir Kozmetik Ürünün En Büyük Sırrı: Su Fazında Ne Var?
Akita, su içeren tüm kozmetik ürünlerinde saf su yerine kendi ürettiği Yağı Alınmamış Gül Distilatı’nı kullanarak formülün en büyük bölümünü değerli bir botanik temele dönüştürüyor Akita, formülün büyük bölümünü oluşturan su fazı yalnızca diğer bileşenleri taşıyan nötr bir ortam olarak görmez. Bu nedenle Akita’nın su kullanılan tüm ürünlerinde sıradan saf su yerine Akita Yağı Alınmamış Gül Distilatı kullanılır. Bu yaklaşım sayesinde ürünün temeli, daha ilk damlasından itibaren Isparta gülünün doğal karakterini taşıyan botanik bir faza dönüşür. Akita Yağı Alınmamış Gül Distilatı Nedir? Akita Yağı Alınmamış Gül Distilatı, Isparta’da yetiştirilen organik Rosa damascena çiçeklerinin özel bir damıtma yöntemiyle işlenmesiyle elde edilir. Geleneksel gül suyu üretiminde damıtma sırasında ortaya çıkan gül yağı ayrılabilir. Akita’nın 2003 yılında geliştirdiği yöntemde ise gül yağı distilattan ayrılmaz. Böylece damıtma sırasında su fazına geçen doğal aromatik bileşenlerin oluşturduğu bütünsel yapı korunur. Ürünün kabul edilen INCI adı: Rosa Damascena Flower Distillate Akita’nın yaklaşımı, bitmiş ürüne sonradan bir miktar gül suyu eklemekten farklıdır. Akita formüllerinde gül distila...
Devamını Oku
Türk Gül İmbiğinin Gizli ...
Türk Gül İmbiğinin Gizli Mühendisliği
Büyük bakır başlık, altındaki kanal ve gül distilatının henüz araştırılmamış yolculuğu Bir gül imbiğine uzaktan bakıldığında çoğu insan yalnızca büyük bir bakır kazan görür. Oysa geleneksel Türk tipi gül imbiği; kazandan, kubbeli kapaktan, dikey boyundan, büyük yuvarlak başlıktan, başlığın altındaki özel kanaldan ve soğutma havuzuna uzanan borulardan oluşan bütüncül bir damıtma sistemidir. Özellikle imbiğin üstündeki büyük başlık ve bu başlığın altında bulunan kanal dikkat çekicidir. Çünkü bu bölüm yalnızca buharın yönünü değiştiren bir geçiş noktası değildir. Başlığa çarparak erkenden sıvıya dönüşen aromalı buharın yeniden kazana damlamasını önlemeye ve oluşan distilatı soğutma borularına taşımaya yardımcı olur. Peki, uzun yıllar içinde ustaların deneyimiyle biçimlenen bu yapı gül suyunun kimyasal bileşimini etkiliyor olabilir mi? Türk tipi imbik neden İran ve Bulgaristan’daki bazı geleneksel sistemlerden farklı görünmektedir? En önemlisi, bu farklılıklar bugüne kadar bilimsel olarak araştırılmış mıdır? Yanıt oldukça dikkat çekicidir: Gül damıtımı üzerine çok sayıda çalışma bulunmasına rağmen, Türk tipi gül imbiğinin başlık ve kanal yapısı henüz yeterince araştırılmamıştır....
Devamını Oku
Yağı Alınmamış Gül Suyunu...
Yağı Alınmamış Gül Suyunun Ağız Bakımındaki Bilimsel Potansiyeli
Geleneksel kullanımdan bilimsel araştırmalara uzanan dikkat çekici bir alan Gül suyu yüzyıllardır yalnızca güzel kokusu veya cilt bakımındaki kullanımıyla tanınmıyor. Osmanlı tıp geleneğinde gül ve gül ürünlerinin ağız, boğaz ve diş eti bakımında kullanıldığına ilişkin kayıtlar da bulunuyor. Günümüzde yapılan bazı laboratuvar ve klinik çalışmalar, özellikle doğal aromatik bileşenleri korunmuş gül ürünlerinin ağız bakımındaki potansiyelini yeniden gündeme getiriyor. Süleyman Demirel Üniversitesi Gül ve Gül Ürünleri Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde yürütüldüğü bildirilen çalışma da Türkiye’de bu alana dikkat çeken ilk girişimlerden biri oldu. Bununla birlikte bilimsel verilerin tamamı birlikte değerlendirildiğinde karşımıza tek yönlü değil, araştırılması gereken daha kapsamlı bir tablo çıkıyor. Ağız kokusu neden özellikle sabahları belirginleşir? Uyku sırasında tükürük üretimi azalır. Tükürük, ağız yüzeylerinin temizlenmesine ve mikroorganizmaların oluşturduğu bazı maddelerin uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Gece boyunca tükürük akışının yavaşlamasıyla dil yüzeyi, diş araları ve diş eti çevresinde bulunan mikroorganizmaların oluşturduğu uçucu kükürt bileşikleri daha fazla hisse...
Devamını Oku
Akita Yağı Alınmamış Gül ...
Akita Yağı Alınmamış Gül Suyu Buzdolabında Saklanır mı?
Akita Yağı Alınmamış Gül Suyu Buzdolabında Saklanır mı? Buzdolabı zorunlu değildir; ürün oldukça stabil yapısıyla oda sıcaklığında kolayca muhafaza edilebilir Akita Yağı Alınmamış Gül Suyu’nun buzdolabında saklanması zorunlu değildir. Ürün, günlük kullanım koşullarında oldukça stabil bir yapıya sahiptir ve doğru ortam sağlandığında kolay kolay bozulma eğilimi göstermez. Bu nedenle şişesi: 250 mL, 100 mL ve 50 mL spreyli şişelerde (kullanıma hazır formda) 200 mL kapaklı şişede (klasik kullanım formunda) Güneş ışığından uzak Aşırı sıcak ortamlardan korunmuş bir yerde oda sıcaklığında rahatlıkla saklanabilir. Burada önemli bir detay vardır: Spreyli şişelerde (250 mL, 100 mL ve 50 mL) kapak kapalı olduğu sürece sistem içine hava girişi olmaz. Sprey mekanizması yerinde kaldığı sürece içerideki gül suyunun stabilitesi etkilenmez. Çok az hava teması olsa bile bu durum ürünün yapısını bozacak düzeyde değildir. 200 mL kapaklı şişede ise en önemli nokta, kapağın her kullanım sonrası sıkıca kapatılmasıdır. Açık bırakılmadığı sürece ürün güvenle korunur. Ayrıca şeffaf koruyucu kapak takmak zorunlu değildir. Asıl önemli olan, şişenin açık bırakılmaması ve doğru şe...
Devamını Oku
Akita Yağı Alınmamış Gül ...
Akita Yağı Alınmamış Gül Suyunun Raf Ömrü Ne Kadardır?
Akita Yağı Alınmamış Gül Suyunun Raf Ömrü Ne Kadardır? Açıldıktan sonra iki yıl kullanım süresi ve spreyli ambalajın koruyucu etkisi Doğal bir gül suyu satın alırken tüketicilerin en çok merak ettiği konulardan biri raf ömrüdür. Özellikle koruyucu içermeyen bir ürün söz konusu olduğunda “Bu ürün nasıl dayanıyor?”, “Ne kadar süre güvenle kullanılabilir?” ve “Son kullanma tarihi ne anlama geliyor?” gibi soruların sorulması son derece doğaldır. Akita Yağı Alınmamış Gül Suyunun, diğer adıyla Akita Gül Distilatının, açılmamış ambalajdaki raf ömrü iki yıldır. Ürün açıldıktan sonra da önerilen kullanım süresi iki yıldır. Bu süre; ürünün uygun koşullarda saklanması, doğrudan güneş ışığından ve aşırı sıcaklıktan uzak tutulması ve ambalajın normal şekilde kullanılması koşuluyla geçerlidir. Ayrıca ürünün spreyli ambalajda olması, kullanım sırasında dış ortamla temasın minimuma indirilmesini sağlar. Ürün her kullanımda doğrudan dökülmediği ve parmak, kapak veya başka bir yüzeyle temas etmediği için kontaminasyon riski önemli ölçüde azalır. Bu da ürünün kullanım süresi boyunca stabil kalmasına yardımcı olan önemli bir avantajdır. Tüketici açısından her zaman ürünün ambalajında bulunan son...
Devamını Oku
Bizden haberdar olmak, kampanyaları en önce öğrenmek için
WhatsApp destek ekibimize danışabilirsiniz.
Merhaba, nasıl yardımcı olabiliriz?