Etiket: #Rosa damascena
Güller güzel koksa da neden yalnızca bazıları yağ üretiminde kullanılır?
Bir gül bahçesine girdiğimizde birbirinden farklı renklerde, büyüklüklerde ve kokularda yüzlerce gül görebiliriz. Bazıları çok yoğun kokarken bazıları neredeyse hiç kokmaz. Bu durum akla önemli bir soru getirir:
Güzel kokan her gülden gül yağı üretilebilir mi?
Bu sorunun kısa cevabı şudur:
Birçok gül türünden uçucu yağ elde edilebilir. Ancak her gül, kaliteli ve ekonomik ölçekte gül yağı üretmeye uygun değildir.
Dünyada yüzlerce gül türü ve binlerce gül çeşidi bulunmasına rağmen ticari gül yağı üretimi yalnızca belirli yağ gülleri üzerinde yoğunlaşmıştır. Bunların başında da Isparta’da yetiştirilen Rosa damascena Mill., yani Şam gülü veya yağ gülü gelir.
Gül Akademisi Notu
“Başka güllerden yağ çıkmaz” ifadesi bilimsel açıdan doğru değildir.Doğru ifade şudur:
Başka güllerden de uçucu yağ elde edilebilir; fakat yağın miktarı, kimyasal bileşimi, kokusu ve ekonomik değeri aynı değildir.
Önce “gül yağı” kavramını doğru anlayalım
Gül yağı, zeytin veya ayçiçeği yağı gibi çiçeğin içinde bol miktarda bulunan sabit bir yağ değildir.
Gülün taç yapraklarında son derece düşük miktarlarda bulunan uçucu koku b...
Akita Yağı Alınmamış Gül Suyu Buzdolabında Saklanır mı?
Buzdolabı zorunlu değildir; ürün oldukça stabil yapısıyla oda sıcaklığında kolayca muhafaza edilebilir
Akita Yağı Alınmamış Gül Suyu’nun buzdolabında saklanması zorunlu değildir. Ürün, günlük kullanım koşullarında oldukça stabil bir yapıya sahiptir ve doğru ortam sağlandığında kolay kolay bozulma eğilimi göstermez.
Bu nedenle şişesi:
250 mL, 100 mL ve 50 mL spreyli şişelerde (kullanıma hazır formda)
200 mL kapaklı şişede (klasik kullanım formunda)
Güneş ışığından uzak
Aşırı sıcak ortamlardan korunmuş
bir yerde oda sıcaklığında rahatlıkla saklanabilir.
Burada önemli bir detay vardır: Spreyli şişelerde (250 mL, 100 mL ve 50 mL) kapak kapalı olduğu sürece sistem içine hava girişi olmaz. Sprey mekanizması yerinde kaldığı sürece içerideki gül suyunun stabilitesi etkilenmez. Çok az hava teması olsa bile bu durum ürünün yapısını bozacak düzeyde değildir.
200 mL kapaklı şişede ise en önemli nokta, kapağın her kullanım sonrası sıkıca kapatılmasıdır. Açık bırakılmadığı sürece ürün güvenle korunur.
Ayrıca şeffaf koruyucu kapak takmak zorunlu değildir. Asıl önemli olan, şişenin açık bırakılmaması ve doğru şe...
Akita Yağı Alınmamış Gül Suyunun Raf Ömrü Ne Kadardır?
Açıldıktan sonra iki yıl kullanım süresi ve spreyli ambalajın koruyucu etkisi
Doğal bir gül suyu satın alırken tüketicilerin en çok merak ettiği konulardan biri raf ömrüdür. Özellikle koruyucu içermeyen bir ürün söz konusu olduğunda “Bu ürün nasıl dayanıyor?”, “Ne kadar süre güvenle kullanılabilir?” ve “Son kullanma tarihi ne anlama geliyor?” gibi soruların sorulması son derece doğaldır.
Akita Yağı Alınmamış Gül Suyunun, diğer adıyla Akita Gül Distilatının, açılmamış ambalajdaki raf ömrü iki yıldır. Ürün açıldıktan sonra da önerilen kullanım süresi iki yıldır. Bu süre; ürünün uygun koşullarda saklanması, doğrudan güneş ışığından ve aşırı sıcaklıktan uzak tutulması ve ambalajın normal şekilde kullanılması koşuluyla geçerlidir.
Ayrıca ürünün spreyli ambalajda olması, kullanım sırasında dış ortamla temasın minimuma indirilmesini sağlar. Ürün her kullanımda doğrudan dökülmediği ve parmak, kapak veya başka bir yüzeyle temas etmediği için kontaminasyon riski önemli ölçüde azalır. Bu da ürünün kullanım süresi boyunca stabil kalmasına yardımcı olan önemli bir avantajdır.
Tüketici açısından her zaman ürünün ambalajında bulunan son...
Yazın cilt bakımında uzun ve karmaşık rutinlerden çok, doğru zamanda kolayca kullanılabilen ürünler değerlidir. Akita Yağı Alınmamış Gül Suyu ve Akita Yağı Alınmamış Lavanta Suyu; sıcak hava, deniz, rüzgâr ve duş sonrasında cilde ferahlık kazandıran iki %100 doğal çiçek suyudur. Kompakt 100 ml şişeleri seyahat ve plaj çantasında kolayca taşınır. Biri gülün zengin botanik karakterini, diğeri lavantanın ferahlatıcı doğasını sunar.
Bir Yaz Günü Bu İki Şişe Nasıl Kullanılır?
Sabah plaja hazırlanırken güneş koruyucunuzun, şapkanızın ve su şişenizin yanına iki küçük şişe daha eklediğinizi düşünün: Akita Yağı Alınmamış Gül Suyu ve Akita Yağı Alınmamış Lavanta Suyu.
100 ml’lik şişeleri fazla yer kaplamaz. Gün içinde sıcaklık arttığında gül suyunu yüzünüze, boynunuza ve ensenize spreyleyebilirsiniz. Lavanta suyunu ise farklı bir botanik ferahlık istediğinizde kullanabilirsiniz.
Denizden çıktıktan sonra cildinizde yoğun tuz veya kum kaldıysa önce temiz suyla durulanmanız daha doğru olur. Temizlenen cildinize gül veya lavanta suyunu spreyleyerek bakımınızı sürdürebilirsiniz.
Akşam duşundan sonra ürünlerin kullanım alanı genişler. Yüzünüze, boynunuza, ensenize, vücudunuza ve saç boylarını...
Gül suyu çoğu zaman yıllarca bozulmadan kalabilen doğal bir ürün olarak düşünülür. Ancak bilimsel çalışmalar, bütün gül sularının aynı yapıya ve aynı dayanıklılığa sahip olmadığını göstermektedir.
Bir gül suyunun raf ömrünü anlayabilmek için önce şu soruyu sormamız gerekir:
Bu ürün, gül yağı üretiminden sonra kalan su mudur; yoksa gül yağı ayrılmadan, gül distilatı ana ürün olacak şekilde mi üretilmiştir?
Çünkü üretim yöntemi, ürünün bileşimini ve saklama sırasındaki davranışını etkileyebilir.
Gül Yağı Üretimi Sırasında Gül Suyu Nasıl Oluşur?
Rosa damascena çiçekleri su ve buhar yardımıyla distile edildiğinde, gülün uçucu bileşenleri buharla birlikte taşınır. Buhar soğutulduğunda yeniden sıvı hâle gelir.
Bu sıvının içinde iki farklı bölüm bulunabilir:
Su fazı
Uçucu gül yağı fazı
Geleneksel gül yağı üretiminde asıl amaç gül yağını elde etmektir. Bu nedenle oluşan yağ fazı sudan ayrılır. Gül yağı alındıktan sonra geriye kalan aromatik su ise ticari olarak gül suyu adıyla değerlendirilebilir.
Bu ürün değersiz değildir. Ancak doğal yağ fazının ayrılmış olması nedeniyle bileşimi, gül yağının üründe bırakıldığı bir gül distilatından farklıdır.
🌹 Gül Akademisi Not...
Kokudan Fazlasını Arayanlara: Akita Yağı Alınmamış Gül Suyu
Doğallığı yalnızca hoş bir kokuda değil, ürünün değiştirilmeyen bütünsel yapısında arayanlar için
Akita Yağı Alınmamış Gül Suyu, yalnızca güzel gül kokusu vermesi amacıyla hazırlanmış parfümlü bir bakım suyu değildir.
Bu ürün; doğal içeriğe, üretim yöntemine, bilimsel analizlere ve cildinde hissettiği gerçek bakım deneyimine önem veren bilinçli kullanıcılar için üretilmektedir.
Kokusu standartlaştırılmamış, doğal yapısı değiştirilmemiş ve yalnızca daha geniş bir kitle tarafından beğenilsin diye karakterinden ödün verilmemiştir.
Çünkü Akita’nın önceliği, herkese aynı kokuyu sunmak değil; Rosa damascena gülünden elde edilen değerli distilatı mümkün olduğunca bütünsel biçimde korumaktır.
Her gül suyu yalnızca güzel kokmak zorunda mı?
Piyasadaki birçok kullanıcı, “gül suyu” denildiğinde tatlı, hafif ve parfümü andıran belirgin bir gül kokusu bekler.
Akita Yağı Alınmamış Gül Suyunda ise Rosa damascena’nın güzel gül kokusunun yanında, ürünün doğal bileşiminden kaynaklanan kendine özgü keskin ve asidik notalar da hissedilebilir. Bazı kullanıcılar bu doğal notayı sirke kokusuna benzetebilir.
Bu koku:
Ürüne sonradan...
Gül Gerçekten 320 MHz Frekansında mı? Yeni Araştırma Ne Gösteriyor?
Yıllardır Duyduğumuz "320 MHz" İddiası Bilimsel Olarak Ne Anlama Geliyor?
"Gül 320 MHz frekansında titreşir."
Aromaterapi ve doğal yaşam dünyasında bu cümleyi yıllardır birçok kaynakta görmek mümkündür. Özellikle Rosa damascena (Isparta gülü) için dile getirilen bu ifade, zamanla internette en çok paylaşılan bilgilerden biri haline gelmiştir.
Peki bu sayı gerçekten neyi ifade ediyor? Bu değer gülün kendisine mi, gül yağına mı, yoksa gül suyuna mı aittir? Günümüzde yapılan yeni ölçümler bu iddieyi destekliyor mu?
Son yıllarda gerçekleştirilen yeni bir araştırma, bu konuya farklı bir bakış açısı getiriyor. Araştırmanın sonucuna göre, Rosa damascena'nın elektromanyetik davranışı tek bir frekansla açıklanamayacak kadar karmaşık olabilir.
320 MHz İddiası İlk Olarak Hangi Ürün İçin Ortaya Atıldı?
Öncelikle önemli bir ayrımı yapmak gerekir.
320 MHz olarak sıkça paylaşılan ifade, tarihsel olarak Rosa Damascena Flower Oil, yani uçucu gül yağı ile ilişkilendirilmiştir.
Bu ifade, geleneksel gül suları için geliştirilmiş bir tanımlama değildir.
Çünkü klasik gül suyu üretiminde damıtma işlemi tamamlandıktan sonra ol...
İnsanlık binlerce yıldır bitkilerden yararlanıyor.
Lavanta... Papatya... Aloe vera... Yeşil çay... Calendula... Yasemin...
Her biri cilt bakımında önemli bir yere sahip.
Ancak ilginç bir gerçek var.
Hiçbiri Rosa damascena kadar aynı anda hem cilde, hem duyulara, hem de insanın ruh hâline hitap edemiyor.
İşte bu yüzden dünyanın en prestijli kozmetik markaları, en değerli parfümleri ve en özel aromaterapi ürünleri yüzyıllardır Rosa damascena'yı tercih ediyor.
Peki neden?
Gül Sadece Bir Bitki Değildir
Bazı bitkiler yalnızca cildi destekler.
Bazıları yalnızca güzel kokar.
Bazıları ise yalnızca tıbbi özellikleri nedeniyle kullanılır.
Rosa damascena ise bunların hepsini aynı bitkide buluşturur.
İçerisinde bulunan uçucu aromatik bileşenler, fenolik maddeler, flavonoidler ve doğal antioksidanlar sayesinde hem cildin korunmasına katkı sağlayan hem de kendine özgü zengin bir koku profili sunan nadir bitkilerden biridir.
Belki de onu eşsiz yapan şey tam olarak budur.
Kokusunu Güzel Bulmamız Tesadüf Değil
İnsan beyni kokuları diğer duyulardan farklı işler.
Bir gül kokladığınızda yalnızca burnunuz çalışmaz.
Koku molekülleri saniyeler içinde beynin duygu ve hafıza ile ilişkili...







