Etiket: #Yağı Alınmamış Gül Suyu
Gül yağı için yıllardır 320 MHz konuşuluyor. Peki gül suyu ölçüldüğünde ne oluyor? Akita, Yağı Alınmamış Rosa damascena Çiçek Distilatını 50–900 MHz arasında inceleyince tek bir frekanstan çok daha ilginç bir sonuçla karşılaştı.
“Gül suyunun frekansı kaçtır?” diye hiç düşündünüz mü?
İnternette gül ve frekans hakkında araştırma yaptığınızda karşınıza sık sık 320 MHz rakamı çıkar. Ancak burada önemli bir ayrıntı vardır: Bu yaygın söylem gül suyuyla değil, Rosa damascena gül yağıyla ilişkilendirilmiştir.
Peki gülün distilasyonu sırasında doğal olarak distilata taşınan yağ fraksiyonu ayrılmazsa ne olur? Akita Yağı Alınmamış Gül Suyu ölçüldüğünde tek bir frekans mı gösterir?
Biz de bu sorunun peşinden gittik.
Ve sonuç beklediğimizden daha ilginçti:
Tek bir frekans bulmadık. Tekrarlanabilir bir frekans parmak izi bulduk.
Akita tarafından gerçekleştirilen çalışmada Yağı Alınmamış Rosa damascena Çiçek Distilatı 50–900 MHz aralığında incelendi. Araştırmada tek bir 320 MHz piki görülmedi. Bunun yerine farklı frekans bölgelerine yayılan ve test edilen diğer sıvılardan ayrılan çok bantlı bir ölçüm profili ortaya çıktı.
Önce önemli bir fark: Gül yağı ile gül suyu aynı şey değildi...
Bir şişe gül suyu aldınız. Üzerinde “%100 doğal”, “saf gül suyu” ya da “Rosa damascena gül suyu” yazıyor.
Peki bu ürün ne kadar dayanır?
6 ay mı? 1 yıl mı? 2 yıl mı?
Daha da önemlisi: Koruyucu içermeyen bir gül suyu nasıl uzun süre bozulmadan kalabilir?
Bu sorunun tek bir cevabı yok. Çünkü “gül suyu” adı altında satılan her ürün aynı yöntemle üretilmiyor.
İşte gül suyunun raf ömrünü anlamanın en önemli noktası da burada başlıyor.
Önce şu farkı bilmek gerekiyor: Gül suyu nasıl üretiliyor?
Geleneksel gül yağı üretiminde Rosa damascena çiçekleri suyla damıtılır. Damıtma sırasında çiçeklerde bulunan uçucu maddeler su buharıyla taşınır ve daha sonra yoğunlaştırılır.
Prof. Dr. Hasan Baydar, “Yağ Gülü Tarımı ve Endüstrisi” çalışmasında fabrika tipi gül yağı üretimini ayrıntılı biçimde anlatıyor.
İlk damıtmadan elde edilen yağlı su içerisinden gül yağı ayrılıyor. Yağ altında kalan su tekrar damıtılıyor ve buradan da “ikinci yağ” veya “su yağı” olarak adlandırılan gül yağı elde ediliyor.
Baydar, ikinci damıtma sonunda florentin kabında gül yağının altında toplanan aromatik suyun gül suyu olarak değerlendirildiğini belirtiyor.
Yani burada gül suyu, gül yağı üretimi ve yağın ayr...
Güneş, sıcak hava, deniz ve havuz sonrasında cildin değişen ihtiyaçlarını anlayın; cilt bariyerini desteklemekten leke görünümüne yönelik bakıma kadar doğru uygulama sırasını öğrenin.
Yaz boyunca cildimiz yalnızca güneş ışınlarına maruz kalmaz. Sıcak hava, terleme, klima, deniz suyu, havuzdaki klor ve normalden daha sık duş almak da cildin doğal dengesini etkileyebilir. Yaz sonunda cilt daha kuru, gergin, hassas veya mat görünebilir; çiller, güneş lekeleri ve cilt tonu eşitsizlikleri daha belirgin hâle gelebilir.
Bu dönemde yapılan en yaygın hata, lekeleri hızla azaltmak amacıyla cilde birden fazla asit, peeling veya güçlü aktif içerik uygulamaktır. Oysa güneşten ve çevresel koşullardan yorulmuş bir cildin ilk ihtiyacı agresif bir yenileme değil; güneşten korunma, nazik temizlik, nem ve bariyer desteğidir.
Bilimsel açıdan doğru yaklaşım basittir:
Önce yeni güneş hasarını önleyin, hassaslaşan cildi rahatlatın ve nem kaybını azaltın. Cilt sakinleştikten sonra leke görünümüne yönelik bakıma başlayın.
Yaz Mevsimi Cildi Nasıl Etkiler?
Cildin en dış tabakası, vücudu dış etkenlere karşı koruyan bir bariyer görevi görür. Aynı zamanda ciltteki suyun aşırı ölçüde kaybolmasını eng...
Akita, su içeren tüm kozmetik ürünlerinde saf su yerine kendi ürettiği Yağı Alınmamış Gül Distilatı’nı kullanarak formülün en büyük bölümünü değerli bir botanik temele dönüştürüyor
Akita, formülün büyük bölümünü oluşturan su fazı yalnızca diğer bileşenleri taşıyan nötr bir ortam olarak görmez. Bu nedenle Akita’nın su kullanılan tüm ürünlerinde sıradan saf su yerine Akita Yağı Alınmamış Gül Distilatı kullanılır.
Bu yaklaşım sayesinde ürünün temeli, daha ilk damlasından itibaren Isparta gülünün doğal karakterini taşıyan botanik bir faza dönüşür.
Akita Yağı Alınmamış Gül Distilatı Nedir?
Akita Yağı Alınmamış Gül Distilatı, Isparta’da yetiştirilen organik Rosa damascena çiçeklerinin özel bir damıtma yöntemiyle işlenmesiyle elde edilir.
Geleneksel gül suyu üretiminde damıtma sırasında ortaya çıkan gül yağı ayrılabilir. Akita’nın 2003 yılında geliştirdiği yöntemde ise gül yağı distilattan ayrılmaz. Böylece damıtma sırasında su fazına geçen doğal aromatik bileşenlerin oluşturduğu bütünsel yapı korunur.
Ürünün kabul edilen INCI adı:
Rosa Damascena Flower Distillate
Akita’nın yaklaşımı, bitmiş ürüne sonradan bir miktar gül suyu eklemekten farklıdır. Akita formüllerinde gül distila...
Geleneksel kullanımdan bilimsel araştırmalara uzanan dikkat çekici bir alan
Gül suyu yüzyıllardır yalnızca güzel kokusu veya cilt bakımındaki kullanımıyla tanınmıyor. Osmanlı tıp geleneğinde gül ve gül ürünlerinin ağız, boğaz ve diş eti bakımında kullanıldığına ilişkin kayıtlar da bulunuyor. Günümüzde yapılan bazı laboratuvar ve klinik çalışmalar, özellikle doğal aromatik bileşenleri korunmuş gül ürünlerinin ağız bakımındaki potansiyelini yeniden gündeme getiriyor.
Süleyman Demirel Üniversitesi Gül ve Gül Ürünleri Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde yürütüldüğü bildirilen çalışma da Türkiye’de bu alana dikkat çeken ilk girişimlerden biri oldu. Bununla birlikte bilimsel verilerin tamamı birlikte değerlendirildiğinde karşımıza tek yönlü değil, araştırılması gereken daha kapsamlı bir tablo çıkıyor.
Ağız kokusu neden özellikle sabahları belirginleşir?
Uyku sırasında tükürük üretimi azalır. Tükürük, ağız yüzeylerinin temizlenmesine ve mikroorganizmaların oluşturduğu bazı maddelerin uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Gece boyunca tükürük akışının yavaşlamasıyla dil yüzeyi, diş araları ve diş eti çevresinde bulunan mikroorganizmaların oluşturduğu uçucu kükürt bileşikleri daha fazla hisse...
Akita Yağı Alınmamış Gül Suyu Buzdolabında Saklanır mı?
Buzdolabı zorunlu değildir; ürün oldukça stabil yapısıyla oda sıcaklığında kolayca muhafaza edilebilir
Akita Yağı Alınmamış Gül Suyu’nun buzdolabında saklanması zorunlu değildir. Ürün, günlük kullanım koşullarında oldukça stabil bir yapıya sahiptir ve doğru ortam sağlandığında kolay kolay bozulma eğilimi göstermez.
Bu nedenle şişesi:
250 mL, 100 mL ve 50 mL spreyli şişelerde (kullanıma hazır formda)
200 mL kapaklı şişede (klasik kullanım formunda)
Güneş ışığından uzak
Aşırı sıcak ortamlardan korunmuş
bir yerde oda sıcaklığında rahatlıkla saklanabilir.
Burada önemli bir detay vardır: Spreyli şişelerde (250 mL, 100 mL ve 50 mL) kapak kapalı olduğu sürece sistem içine hava girişi olmaz. Sprey mekanizması yerinde kaldığı sürece içerideki gül suyunun stabilitesi etkilenmez. Çok az hava teması olsa bile bu durum ürünün yapısını bozacak düzeyde değildir.
200 mL kapaklı şişede ise en önemli nokta, kapağın her kullanım sonrası sıkıca kapatılmasıdır. Açık bırakılmadığı sürece ürün güvenle korunur.
Ayrıca şeffaf koruyucu kapak takmak zorunlu değildir. Asıl önemli olan, şişenin açık bırakılmaması ve doğru şe...
Akita Yağı Alınmamış Gül Suyunun Raf Ömrü Ne Kadardır?
Açıldıktan sonra iki yıl kullanım süresi ve spreyli ambalajın koruyucu etkisi
Doğal bir gül suyu satın alırken tüketicilerin en çok merak ettiği konulardan biri raf ömrüdür. Özellikle koruyucu içermeyen bir ürün söz konusu olduğunda “Bu ürün nasıl dayanıyor?”, “Ne kadar süre güvenle kullanılabilir?” ve “Son kullanma tarihi ne anlama geliyor?” gibi soruların sorulması son derece doğaldır.
Akita Yağı Alınmamış Gül Suyunun, diğer adıyla Akita Gül Distilatının, açılmamış ambalajdaki raf ömrü iki yıldır. Ürün açıldıktan sonra da önerilen kullanım süresi iki yıldır. Bu süre; ürünün uygun koşullarda saklanması, doğrudan güneş ışığından ve aşırı sıcaklıktan uzak tutulması ve ambalajın normal şekilde kullanılması koşuluyla geçerlidir.
Ayrıca ürünün spreyli ambalajda olması, kullanım sırasında dış ortamla temasın minimuma indirilmesini sağlar. Ürün her kullanımda doğrudan dökülmediği ve parmak, kapak veya başka bir yüzeyle temas etmediği için kontaminasyon riski önemli ölçüde azalır. Bu da ürünün kullanım süresi boyunca stabil kalmasına yardımcı olan önemli bir avantajdır.
Tüketici açısından her zaman ürünün ambalajında bulunan son...
İki farklı şişenin üzerinde de “gül suyu” yazabilir. İkisinin kokusu da gülü hatırlatabilir ve ikisi de cilt bakımında kullanılmak üzere satışa sunulabilir. Ancak bu benzerlik, ürünlerin aynı yöntemle üretildiği anlamına gelmez.
Bir ürün, doğrudan gül çiçeklerinin distilasyonuyla elde edilmiş olabilir. Bir başka ürün suya gül yağı, parfüm veya aromatik bileşenler eklenerek hazırlanabilir. Hatta iki gerçek gül distilatı bile, distilasyon sırasında oluşan doğal gül yağının ayrılıp ayrılmamasına göre farklı üretim hikâyelerine sahip olabilir.
Bu nedenle bir gül suyunun gerçek kimliğini anlamak için yalnızca şişenin ön yüzüne bakmak yeterli değildir. Üretim yöntemini, bileşen listesini, sertifikalarını ve üreticinin sunduğu teknik bilgileri de incelemek gerekir.
Çünkü gül suyu bir ürün adı olabilir; distilat ise o ürünün nasıl doğduğunu anlatır.
Kısa cevap: “Flower water” veya “gül suyu”, tüketicinin bildiği genel ürün adı olarak kullanılabilir. “Flower distillate” ise çoğunlukla çiçeğin distilasyonuyla elde edilen sulu ürünü tanımlar. Dolayısıyla gerçek bir Rosa damascena distilatı, tüketiciye “gül suyu” adıyla sunulabilir. Bu iki ifade her zaman birbirine rakip değildir; çoğu...
Gülün yalnızca kokulu suyunu değil, distilasyonla ortaya çıkan doğal bütünlüğünü korumayı amaçlayan farklı bir üretim yaklaşımı
Taze Isparta gülleri distilasyon kazanına girdiğinde yalnızca güzel kokulu bir su elde edilmez. Gül yapraklarında bulunan farklı özellikteki aromatik bileşenler, su buharının yardımıyla çiçekten ayrılarak distilata taşınır.
Soğutulan buhar yeniden sıvıya dönüştüğünde iki temel bölüm ortaya çıkar:
Büyük ölçüde sudan oluşan aromatik gül distilatı
Suda çok az çözünen uçucu gül yağı
Geleneksel gül yağı üretiminde yüzeyde toplanan yağ fazı ayrılır ve gül yağı olarak değerlendirilir. Geriye kalan aromatik su ise gül suyu veya gül hidrosolü olarak adlandırılır.
Peki, gül yağı bu sıvıdan ayrılmazsa ne olur?
Kısa cevap şudur: Distilasyonla gelen doğal yağ fazı ürünün içinde tutulmuş olur. Ancak bu, yağın tamamının suda çözündüğü anlamına gelmez. Yağın bir bölümü çok küçük damlacıklar hâlinde dağılabilir, bir bölümü zamanla yüzeye çıkabilir; suda çözünebilen bazı aromatik maddeler ise su fazında kalır.
İşte “yağı ayrılmamış gül suyu” yaklaşımının temelinde bu fark bulunur.
Önce distilasyonu anlayalım
Gül distilasyonu, taze gül çiçeklerinin su vey...
Gül Suyuna Yeni Bir Değer Kazandıran Öncü İnovasyon
Akita’nın ödüllerle taçlanan yolculuğunun merkezinde, gül suyu anlayışını değiştiren önemli bir yenilik bulunmaktadır: Gül yağı ayrılmadan üretilen Yağı Alınmamış Gül Suyu.
Akita, doğal gül yağını distilatın yapısından ayırmadan ürettiği bu özel gül suyuyla yeni bir ürün yaklaşımına öncülük etmiş; geliştirdiği ürün ve üretim yöntemiyle dünyada örnek teşkil eden bir model ortaya koymuştur. Böylece gül suyunun yalnızca gül yağı üretiminden sonra elde edilen ikincil bir ürün olarak görülmesine karşı çıkarak, onu başlı başına değerli ve yenilikçi bir kozmetik ürün konumuna taşımıştır.
Gül yağı son derece kıymetli olmasına rağmen yoğun yapısı nedeniyle cilt üzerinde doğrudan kullanıma uygun değildir ve çoğunlukla uygun oranlarda seyreltilmesi gerekir. Yağı Alınmamış Gül Suyu ise günlük cilt bakımında çok daha pratik biçimde kullanılabilen, gülün doğal aromatik karakterini distilatın içinde korumayı amaçlayan bütüncül bir üründür.
Akita’nın geliştirdiği özel süreç, yalnızca yeni bir ürün ortaya çıkarmakla kalmamış; gül suyunun algılanan değerini yükselterek doğal gül suyu pazarının gelişmesine de katkıda bulunmuştur. Bu yaklaşım say...









