Blog
Bir ay boyunca gül kokusuna maruz kalmak beynin yapısında ölçülebilir bir değişiklik oluşturabilir mi? Rosa damascena ve gül yağı üzerine yapılan araştırmalar, beyin ve hafıza konusunda dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor.
Bir gülün kokusunun yalnızca güzel bir koku olmadığını, beynimizde MRI ile görülebilen bir değişiklikle ilişkili olabileceğini söylesek?
Bilim insanları son yıllarda kokuların beyin üzerindeki etkilerini araştırıyor. Bu araştırmalardan biri özellikle dikkat çekici.
2024 yılında Brain Research Bulletin dergisinde yayımlanan bir insan çalışmasında, 50 sağlıklı kadın araştırıldı. Katılımcıların bir bölümünden bir ay boyunca kıyafetlerinde belirlenmiş bir gül kokusu taşımaları istendi.
Bir ayın sonunda beyinleri tekrar MRI ile görüntülendi.
Sonuç şaşırtıcıydı:
Gül kokusuna sürekli maruz kalan grupta, tüm beynin gri madde hacminde ve posterior singulat korteks (PCC) adı verilen bölgede artış görüldü.
Peki bu ne anlama geliyor? Gül kokusu hafızayı güçlendiriyor mu?
Cevap düşündüğümüzden biraz daha ilginç.
🌹 Bir Ay Boyunca Gül Kokusu: Beyinde Ne Değişti?
Araştırmaya toplam 50 sağlıklı kadın katıldı:
28 kişi gül koku...
Anne kokusundan gül kokusuna: Kokuların insanları, mekânları ve geçmişte yaşanan duyguları nasıl hatırlattığı
Bir kokuyu duyduğunuz anda yıllardır düşünmediğiniz bir insanı hatırladığınız oldu mu? Eski bir sabun çocukluk evinizi, gül kokusu anneannenizin bahçesini, belirli bir parfüm hayatınızın başka bir dönemini bir anda geri getirebilir.
Bu sırada yalnızca olayın görüntüsü değil, o dönemde hissettiğiniz huzur, özlem, sevinç veya hüzün de yeniden ortaya çıkabilir. Anıyı bulmak için düşünmeniz gerekmez; koku sanki geçmişin kapısını kendiliğinden açar.
Bu deneyim, kokuların hayatımızda düşündüğümüzden daha önemli bir yere sahip olduğunu gösterir. Yaşadıklarımızı yalnızca görüntüler, sesler ve sözcüklerle kaydetmeyiz. Çoğu zaman farkına varmadan kokularla da hatırlarız.
Koku hafızası nedir?
Koku hafızası, bir kokunun daha önce yaşanmış bir kişi, yer, olay veya duyguyla ilişkilendirilmesidir. Aynı ya da benzer koku yeniden algılandığında geçmişte kurulan bu bağlantı da etkinleşebilir.
Örneğin çocukluğunda yaz aylarını güllerle çevrili bir bahçede geçiren biri için gül kokusu yalnızca bir çiçeğin kokusu değildir. Bu koku zamanla bahçenin görüntüsü, aile büyüklerinin sesi, yazın...
Akita, su içeren tüm kozmetik ürünlerinde saf su yerine kendi ürettiği Yağı Alınmamış Gül Distilatı’nı kullanarak formülün en büyük bölümünü değerli bir botanik temele dönüştürüyor
Akita, formülün büyük bölümünü oluşturan su fazı yalnızca diğer bileşenleri taşıyan nötr bir ortam olarak görmez. Bu nedenle Akita’nın su kullanılan tüm ürünlerinde sıradan saf su yerine Akita Yağı Alınmamış Gül Distilatı kullanılır.
Bu yaklaşım sayesinde ürünün temeli, daha ilk damlasından itibaren Isparta gülünün doğal karakterini taşıyan botanik bir faza dönüşür.
Akita Yağı Alınmamış Gül Distilatı Nedir?
Akita Yağı Alınmamış Gül Distilatı, Isparta’da yetiştirilen organik Rosa damascena çiçeklerinin özel bir damıtma yöntemiyle işlenmesiyle elde edilir.
Geleneksel gül suyu üretiminde damıtma sırasında ortaya çıkan gül yağı ayrılabilir. Akita’nın 2003 yılında geliştirdiği yöntemde ise gül yağı distilattan ayrılmaz. Böylece damıtma sırasında su fazına geçen doğal aromatik bileşenlerin oluşturduğu bütünsel yapı korunur.
Ürünün kabul edilen INCI adı:
Rosa Damascena Flower Distillate
Akita’nın yaklaşımı, bitmiş ürüne sonradan bir miktar gül suyu eklemekten farklıdır. Akita formüllerinde gül distila...
Gül Yağı Nasıl Kullanılır? Bilimsel Çalışmalardaki Yöntemler ve Güvenli Kullanım Rehberi
Rosa damascena uçucu yağının önce koklama, ardından cilt bakımında kullanım yöntemleri
Gül yağının nasıl kullanılacağını merak ediyorsanız, bilimsel çalışmalarda en sık kullanılan yöntem kontrollü biçimde koklamadır: Genellikle bir pamuk veya bez üzerine az miktarda gül yağı damlatılmış, katılımcılar yağı doğrudan buruna uygulamadan belirli süre boyunca koklamıştır. Cilt uygulamalarında ise gül yağı çoğunlukla bir taşıyıcı yağ içinde seyreltilerek kullanılmıştır. Günlük kullanımda saf gül yağı doğrudan cilde, göz çevresine veya ağız içine uygulanmamalıdır. Koklamak için bir pamuk ya da koku çubuğuna 1 damla damlatıp kısa süreli ve uzaktan soluyabilir; cilt için ise uygun bir taşıyıcı yağ içinde düşük oranda seyreltebilirsiniz. Gül yağı ve diğer ürünleri incelemek için Akita Altın Gül Yağı 1 ml ve Akita Taşıyıcı Yağ 30mL ürün sayfasını inceleyebilirsiniz.
Bilimsel çalışmalarda gül yağı nasıl kullanılmıştır?
Gül yağıyla ilgili insan çalışmalarında uygulama yöntemi araştırmanın amacına göre değişmiştir. En sık kullanılan yöntemler şunlardır:
Kontrollü koklama
Bazı çalışmalarda gül yağı:...
Büyük bakır başlık, altındaki kanal ve gül distilatının henüz araştırılmamış yolculuğu
Bir gül imbiğine uzaktan bakıldığında çoğu insan yalnızca büyük bir bakır kazan görür. Oysa geleneksel Türk tipi gül imbiği; kazandan, kubbeli kapaktan, dikey boyundan, büyük yuvarlak başlıktan, başlığın altındaki özel kanaldan ve soğutma havuzuna uzanan borulardan oluşan bütüncül bir damıtma sistemidir.
Özellikle imbiğin üstündeki büyük başlık ve bu başlığın altında bulunan kanal dikkat çekicidir. Çünkü bu bölüm yalnızca buharın yönünü değiştiren bir geçiş noktası değildir. Başlığa çarparak erkenden sıvıya dönüşen aromalı buharın yeniden kazana damlamasını önlemeye ve oluşan distilatı soğutma borularına taşımaya yardımcı olur.
Peki, uzun yıllar içinde ustaların deneyimiyle biçimlenen bu yapı gül suyunun kimyasal bileşimini etkiliyor olabilir mi? Türk tipi imbik neden İran ve Bulgaristan’daki bazı geleneksel sistemlerden farklı görünmektedir? En önemlisi, bu farklılıklar bugüne kadar bilimsel olarak araştırılmış mıdır?
Yanıt oldukça dikkat çekicidir: Gül damıtımı üzerine çok sayıda çalışma bulunmasına rağmen, Türk tipi gül imbiğinin başlık ve kanal yapısı henüz yeterince araştırılmamıştır....
Geleneksel kullanımdan bilimsel araştırmalara uzanan dikkat çekici bir alan
Gül suyu yüzyıllardır yalnızca güzel kokusu veya cilt bakımındaki kullanımıyla tanınmıyor. Osmanlı tıp geleneğinde gül ve gül ürünlerinin ağız, boğaz ve diş eti bakımında kullanıldığına ilişkin kayıtlar da bulunuyor. Günümüzde yapılan bazı laboratuvar ve klinik çalışmalar, özellikle doğal aromatik bileşenleri korunmuş gül ürünlerinin ağız bakımındaki potansiyelini yeniden gündeme getiriyor.
Süleyman Demirel Üniversitesi Gül ve Gül Ürünleri Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde yürütüldüğü bildirilen çalışma da Türkiye’de bu alana dikkat çeken ilk girişimlerden biri oldu. Bununla birlikte bilimsel verilerin tamamı birlikte değerlendirildiğinde karşımıza tek yönlü değil, araştırılması gereken daha kapsamlı bir tablo çıkıyor.
Ağız kokusu neden özellikle sabahları belirginleşir?
Uyku sırasında tükürük üretimi azalır. Tükürük, ağız yüzeylerinin temizlenmesine ve mikroorganizmaların oluşturduğu bazı maddelerin uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Gece boyunca tükürük akışının yavaşlamasıyla dil yüzeyi, diş araları ve diş eti çevresinde bulunan mikroorganizmaların oluşturduğu uçucu kükürt bileşikleri daha fazla hisse...
Isparta Gül Yağını Diğer Ülkelerde Üretilen Gül Yağlarından Ayıran Özellikler Nelerdir?
Coğrafya, iklim, hasat zamanı ve distilasyon yöntemi gül yağının kimyasal yapısını nasıl etkiler? Gül yağında gerçek kalite nasıl değerlendirilir?
Rosa damascena, dünyada gül yağı üretiminde kullanılan en önemli gül türlerinden biridir. Türkiye’nin Isparta ve Göller Yöresi başta olmak üzere Bulgaristan, İran, Fas ve bazı başka ülkelerde yetiştirilir.
Aynı gül türü kullanılmasına rağmen farklı bölgelerde üretilen gül yağlarının kokusu ve kimyasal bileşimi tamamen aynı olmayabilir. Bunun nedeni yalnızca ülke farklılığı değildir. İklim, rakım, bahçenin konumu, hasat saati, çiçeğin bekletilme süresi, distilasyon yöntemi ve depolama koşulları da elde edilen yağı etkiler.
Bu yazının amacı ülkeleri “daha iyi” veya “daha kötü” şeklinde sıralamak değildir. Amaç, Isparta gül yağının tanımlanabilir özelliklerini açıklamak ve gül yağında gerçek kalitenin nasıl değerlendirilmesi gerektiğine açıklık getirmektir.
Yazının ana fikri
Coğrafya gülün taşıdığı potansiyeli şekillendirir; üretim kalitesi ise bu potansiyelin yağa ne ölçüde aktarılacağını belirler.
Dünyada gül yağı hangi ülkelerde üret...
Geleneksel Türk Gül İmbiği: Gül Suyuna Biçim Veren Ustalık
Burdur’da elde biçimlendirilen bakır imbiklerden Isparta’nın gül damıtma geleneğine uzanan, henüz bütünüyle araştırılmamış bir üretim mirası
Gül suyu yalnızca gül çiçeklerinin suyla kaynatılmasıyla elde edilmez. Çiçeğin tazeliği, kullanılan su, ısıtma biçimi, damıtma süresi ve soğutma sistemi kadar, buharın içinden geçtiği imbiğin yapısı da üretim sürecinin bir parçasıdır.
Isparta ve çevresindeki geleneksel gül suyu üretiminde kullanılan bakır imbikler, dünyanın birçok yerinde görülen standart fabrika kazanlarından farklı bir görünüme sahiptir. Kazanın üzerindeki geniş kubbe, dar boyun ve onun üzerinde bulunan büyük yuvarlak başlık, bu imbiklerin en dikkat çekici bölümleridir.
Bu başlıklar her zaman hazır bir teknik çizime göre üretilmez. Burdur’da bakırcılık mesleğini uzun yıllardır sürdüren Hasan İmrak Usta gibi ustalar, kazan büyüklüğüne uygun başlığı yılların verdiği deneyimle biçimlendirir.
Peki, bir ustanın eliyle biçimlenen bu büyük başlığın gül damıtımındaki görevi nedir? Bu yapı bilimsel olarak incelenmiş midir? Geleneksel bilgi, modern mühendislik açısından ne anlatmaktadır?
Geleneksel Türk gül imbiği nasıl...
Güller güzel koksa da neden yalnızca bazıları yağ üretiminde kullanılır?
Bir gül bahçesine girdiğimizde birbirinden farklı renklerde, büyüklüklerde ve kokularda yüzlerce gül görebiliriz. Bazıları çok yoğun kokarken bazıları neredeyse hiç kokmaz. Bu durum akla önemli bir soru getirir:
Güzel kokan her gülden gül yağı üretilebilir mi?
Bu sorunun kısa cevabı şudur:
Birçok gül türünden uçucu yağ elde edilebilir. Ancak her gül, kaliteli ve ekonomik ölçekte gül yağı üretmeye uygun değildir.
Dünyada yüzlerce gül türü ve binlerce gül çeşidi bulunmasına rağmen ticari gül yağı üretimi yalnızca belirli yağ gülleri üzerinde yoğunlaşmıştır. Bunların başında da Isparta’da yetiştirilen Rosa damascena Mill., yani Şam gülü veya yağ gülü gelir.
Gül Akademisi Notu
“Başka güllerden yağ çıkmaz” ifadesi bilimsel açıdan doğru değildir.Doğru ifade şudur:
Başka güllerden de uçucu yağ elde edilebilir; fakat yağın miktarı, kimyasal bileşimi, kokusu ve ekonomik değeri aynı değildir.
Önce “gül yağı” kavramını doğru anlayalım
Gül yağı, zeytin veya ayçiçeği yağı gibi çiçeğin içinde bol miktarda bulunan sabit bir yağ değildir.
Gülün taç yapraklarında son derece düşük miktarlarda bulunan uçucu koku b...
Gülün Kokusu Sadece Yapraklarında mı? Isparta Gülünü Bütünüyle Kullanmanın Keşfedilmemiş Sırrı
Bir Rosa damascena çiçeğini yalnızca pembe taç yapraklardan ibaret sanıyoruz. Oysa çiçeğin kokusu, dokusu ve doğal bileşen profili; taç yaprakları, polen taşıyan erkek organları ve çiçeğin diğer bölümleriyle birlikte oluşan bir bütündür.
Bir Isparta gülünü elinize aldığınızda ilk dikkatinizi çeken, kat kat açılan pembe taç yapraklarıdır. Bu nedenle kurutulmuş gül denildiğinde çoğu kişinin aklına yalnızca ayrılmış yapraklar gelir.
Ancak Rosa damascena yalnızca pembe yapraklardan oluşmaz. Çiçeğin merkezinde erkek ve dişi organları, polenleri; alt kısmında ise çanak yaprakları ve çiçek tablası bulunur. Gülün kokusal ve bitkisel kimliği de bu yapıların birlikte oluşturduğu doğal bütünün içinde saklıdır.
Bunu anlamanın en kolay yolu ise oldukça basit:
Kurutulmuş bir Isparta gülünü bütünüyle öğütün ve hemen koklayın.
Ortaya çıkan kokunun yalnızca “gül yaprağı kokusu” olmadığını; daha derin, sıcak, bitkisel ve çok katmanlı bir karakter taşıdığını fark edebilirsiniz.
Yeni Bir Gül Deneyimi: “Bütün Çiçek” Yaklaşımı
Gül çiçeğiyle hazırlanan tariflerde çoğunlukla yalnızca taç yapraklarının ku...









