Etiket: #Rosa damascena
Bir markanın gelişimi yalnızca büyüme rakamlarıyla, yeni ürünlerle veya ulaştığı pazarlarla ölçülmez. Bazı dönemler vardır ki şirketin ne yaptığı kadar neden yaptığı, sahip olduğu bilgiyi nasıl değerlendirdiği ve gelecekte nerede konumlanmak istediği de yeniden tanımlanır.
Akita için 2025 ve 2026 böyle bir dönem oldu.
1993 yılında başlayan yolculuğumuz, Isparta gülü Rosa damascena ile kurduğumuz uzun soluklu bağ, yıllar içinde geliştirdiğimiz üretim deneyimi ve 2003 yılında ortaya koyduğumuz yağı ayrıştırılmamış gül suyu (Non-De-Oiled Rose Water – NDORW) yaklaşımı üzerine inşa edildi.
2025–2026 döneminde ise bu birikime yeni bir boyut eklendi:
Araştırmak, ölçmek, belgelemek, bilgiyi paylaşmak ve geleceğin teknolojileriyle buluşturmak.
Bugün 2027’ye hazırlanırken Akita’nın önünde yalnızca yeni ürünlerden oluşan bir yol haritası bulunmuyor. Hedefimiz; üretim deneyimini, bilimsel araştırmayı, eğitimi, doğal bakım kültürünü ve teknolojiyi aynı ekosistemde buluşturan daha kapsamlı bir Akita oluşturmaktır.
2025: Akita’nın marka kimliğini yeniden okuduğumuz yıl
Akita’nın geçmişinde güçlü bir üretim kültürü bulunuyor. Ancak uzun yıllara yayılan birikimin doğru anlatılması da en az...
Rosa damascena, Rosaceae (gülgiller) familyasının Rosa cinsine ait, güçlü kokusuyla tanınan aromatik bir gül türüdür. İngilizcede çoğunlukla Damask rose olarak adlandırılır.
Pek çok gül çeşidi görünüşü için yetiştirilirken Rosa damascena özellikle aromatik özellikleri nedeniyle ekonomik önem taşır. Çiçekleri gül yağı, gül suyu ve farklı gül türevlerinin üretiminde kullanılan önemli bir hammaddedir.Türkiye’de Rosa damascena denildiğinde akla gelen başlıca bölgelerden biri ise Isparta’dır.
Kısaca:Rosa damascena yalnızca süs amacıyla yetiştirilen bir gül değildir. Aromatik bileşenleri nedeniyle parfümeri, kozmetik ve gül ürünleri endüstrisi açısından değer taşıyan bir kültür bitkisidir.
Isparta Gülü ile Rosa damascena Aynı Şey midir?
“Isparta gülü” ifadesi günlük dilde çoğunlukla Isparta ve çevresinde gül yağı üretimi amacıyla yetiştirilen Rosa damascena için kullanılır.Ancak burada küçük fakat önemli bir ayrım vardır:Rosa damascena botanik türün adıdır; “Isparta gülü” ise bu gülün belirli bir üretim coğrafyası ve kültürüyle özdeşleşmiş adıdır.Dolayısıyla bir gülün yalnızca pembe ve güzel kokulu olması onun Rosa damascena olduğu anlamına gelmez.Dünyada binlerce gül çeşidi bulun...
Alzheimer hastalığı denildiğinde çoğumuzun aklına ilk olarak hafıza kaybı gelir. Oysa bilişsel gerileme yalnızca hatırlama yeteneğini etkilemez. Dikkat, dil, duygu durumu, davranış, yönelim, karar verme ve günlük yaşam aktivitelerini sürdürebilme becerisi de zaman içerisinde değişebilir.
Bu nedenle bilim insanları Rosa damascena gibi bitkileri araştırırken yalnızca “hafızayı etkiliyor mu?” sorusuna odaklanmıyor.
Bugüne kadar Rosa damascena farklı bilimsel yaklaşımlarla incelendi. Demanslı bireylerde yapılan küçük bir kontrollü insan çalışmasında Rosa damascena ekstraktı araştırıldı. Alzheimer ile ilişkili deneysel modellerde öğrenme ve uzun süreli hafıza değerlendirildi. Daha yakın tarihli araştırmalarda ise Rosa damascena uçucu yağının kolinerjik sistem ve BDNF gibi nörobilim açısından önemli mekanizmalarla ilişkisi incelendi.
Bütün bu çalışmalar birlikte düşünüldüğünde ilginç bir soru ortaya çıkıyor:
Rosa damascena neden Alzheimer, demans ve bilişsel gerilemeyle ilgili araştırmalarda karşımıza çıkıyor ve bilim insanları bugüne kadar ne buldu?
Bu yazıda özellikle Alzheimer, demans ve bilişsel fonksiyon araştırmalarına odaklanıyoruz. Gül kokusu, gül yağı ve hafıza arasın...
Bir gül bahçesine baktığımızda binlerce benzer çiçek görürüz. Ancak bilimsel açıdan bu çiçeklerin hepsi aynı değildir.
Gülün hangi türe ait olduğu, nerede yetiştiği, toprağı, iklimi, çiçeğin ne kadar açtığı, sezonun hangi döneminde toplandığı, günün hangi saatinde hasat edildiği ve hatta toplandıktan sonra distilasyona kadar ne kadar beklediği; elde edilecek aromatik ürünün miktarını ve kimyasal profilini etkileyebilir.
Bu nedenle kaliteli gül suyu veya gül yağı üretimi aslında fabrikada başlamaz.
Kalite, gül daha dalındayken başlar.
Kısaca: Bir gülün yalnızca Rosa damascena olması yeterli değildir. “Hangi gül?” sorusunun arkasından “nerede yetişti, ne zaman açtı, saat kaçta toplandı ve ne kadar sürede işlendi?” soruları gelir.
1. Her gül aynı değildir: Tür ve yetiştirilen materyal önemlidir
Rosa cinsi çok sayıda tür ve kültür formunu kapsar. Ancak aromatik amaçlı üretimde kullanılan güller bunların yalnızca küçük bir bölümüdür.
Prof. Dr. Hasan Baydar, yağ üretiminde kullanılan başlıca türler arasında Rosa damascena, Rosa gallica, Rosa centifolia, Rosa alba, Rosa rugosa ve Rosa moschata gibi gülleri sıralarken, Türkiye'de yağ üretiminin temel türünün Rosa damascena Mill. old...
İnternette Rosa damascena gül yağı hakkında birkaç dakika araştırma yaptığınızda karşınıza çok etkileyici ifadeler çıkabilir:
“Gül yağı dünyanın en yüksek frekansına sahiptir.”“320 MHz frekans yayar.”“Titreşimi en yüksek doğal yağdır.”
320 MHz…
Oldukça kesin görünen bir sayı.
Ama bilim açısından bakıldığında, tam da bu noktada sorulması gereken çok basit bir soru var:
Bir şişe gül yağının frekansı nasıl ölçülüyor?
Hangi cihazla?
Hangi fiziksel sinyal ölçülüyor?
Hangi koşullarda?
Ve neden sonuç 320 MHz olarak ifade ediliyor?
Bu soruları sormaya başladığımızda, gül yağının hikâyesi aslında çok daha ilginç bir hâl alıyor.
Çünkü Rosa damascena'nın değerini anlatabilmek için doğrulanmamış tek bir sayıya ihtiyacımız yok.
🌹 Önce Çok Basit Bir Soruyla Başlayalım: Frekans Nedir?
Frekans fizikte, tekrarlayan bir olayın belirli bir zaman içerisindeki tekrar sayısını ifade eder ve Hertz (Hz) ile ölçülür.
Ses dalgalarının frekansı vardır.
Elektromanyetik sinyallerin frekansı vardır.
Radyo yayınlarının frekansı vardır.
Işığın elektromanyetik frekansı vardır.
Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken önemli bir nokta bulunuyor:
Frekans ölçerken mutlaka belirli bir...
Gül yağı için yıllardır 320 MHz konuşuluyor. Peki gül suyu ölçüldüğünde ne oluyor? Akita, Yağı Alınmamış Rosa damascena Çiçek Distilatını 50–900 MHz arasında inceleyince tek bir frekanstan çok daha ilginç bir sonuçla karşılaştı.
“Gül suyunun frekansı kaçtır?” diye hiç düşündünüz mü?
İnternette gül ve frekans hakkında araştırma yaptığınızda karşınıza sık sık 320 MHz rakamı çıkar. Ancak burada önemli bir ayrıntı vardır: Bu yaygın söylem gül suyuyla değil, Rosa damascena gül yağıyla ilişkilendirilmiştir.
Peki gülün distilasyonu sırasında doğal olarak distilata taşınan yağ fraksiyonu ayrılmazsa ne olur? Akita Yağı Alınmamış Gül Suyu ölçüldüğünde tek bir frekans mı gösterir?
Biz de bu sorunun peşinden gittik.
Ve sonuç beklediğimizden daha ilginçti:
Tek bir frekans bulmadık. Tekrarlanabilir bir frekans parmak izi bulduk.
Akita tarafından gerçekleştirilen çalışmada Yağı Alınmamış Rosa damascena Çiçek Distilatı 50–900 MHz aralığında incelendi. Araştırmada tek bir 320 MHz piki görülmedi. Bunun yerine farklı frekans bölgelerine yayılan ve test edilen diğer sıvılardan ayrılan çok bantlı bir ölçüm profili ortaya çıktı.
Önce önemli bir fark: Gül yağı ile gül suyu aynı şey değildi...
Isparta gülünün botanik akrabaları ile parfümeri dünyasındaki benzerleri aynı güller değildir
Gül dünyasında birbirine benzeyen yüzlerce tür ve kültür çeşidi bulunur. Bazıları katmerli çiçekleriyle, bazıları güçlü kokusuyla, bazıları ise uçucu yağ üretimine uygunluğuyla öne çıkar. Bu nedenle “Rosa damascenaya en yakın gül hangisidir?” sorusunun tek bir cevabı yoktur.
Botanik köken araştırılırken başka, parfümeri hammaddeleri karşılaştırılırken başka, damıtılmış gül yağı söz konusu olduğunda ise başka güller öne çıkar. Rosa centifolia, Rosa alba, Rosa gallica ve Rosa rugosa gibi güllerin Rosa damascena ile birlikte anılmasının nedeni de budur.
Peki bu güllerin hangisi Rosa damascenaya gerçekten yakındır ve aralarındaki temel farklar nelerdir?
Rosa damascena neden özel bir yere sahiptir?
Rosa damascena Mill., güçlü kokusu ve uçucu yağ içeriği nedeniyle dünyanın en değerli kokulu güllerinden biridir. Türkiye’de özellikle Isparta ve çevresinde yetiştirilen formu, yaygın olarak Isparta gülü veya yağ gülü olarak bilinir.
Bu gülün çiçekleri sabahın erken saatlerinde toplanır ve bekletilmeden distilasyona alınır. Distilasyon sonucunda gül yağı ve gül suyu elde edilebilir. Yağın ayrıl...
Bir ay boyunca gül kokusuna maruz kalmak beynin yapısında ölçülebilir bir değişiklik oluşturabilir mi? Rosa damascena ve gül yağı üzerine yapılan araştırmalar, beyin ve hafıza konusunda dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor.
Bir gülün kokusunun yalnızca güzel bir koku olmadığını, beynimizde MRI ile görülebilen bir değişiklikle ilişkili olabileceğini söylesek?
Bilim insanları son yıllarda kokuların beyin üzerindeki etkilerini araştırıyor. Bu araştırmalardan biri özellikle dikkat çekici.
2024 yılında Brain Research Bulletin dergisinde yayımlanan bir insan çalışmasında, 50 sağlıklı kadın araştırıldı. Katılımcıların bir bölümünden bir ay boyunca kıyafetlerinde belirlenmiş bir gül kokusu taşımaları istendi.
Bir ayın sonunda beyinleri tekrar MRI ile görüntülendi.
Sonuç şaşırtıcıydı:
Gül kokusuna sürekli maruz kalan grupta, tüm beynin gri madde hacminde ve posterior singulat korteks (PCC) adı verilen bölgede artış görüldü.
Peki bu ne anlama geliyor? Gül kokusu hafızayı güçlendiriyor mu?
Cevap düşündüğümüzden biraz daha ilginç.
🌹 Bir Ay Boyunca Gül Kokusu: Beyinde Ne Değişti?
Araştırmaya toplam 50 sağlıklı kadın katıldı:
28 kişi gül koku...
Gül Yağı Nasıl Kullanılır? Bilimsel Çalışmalardaki Yöntemler ve Güvenli Kullanım Rehberi
Rosa damascena uçucu yağının önce koklama, ardından cilt bakımında kullanım yöntemleri
Gül yağının nasıl kullanılacağını merak ediyorsanız, bilimsel çalışmalarda en sık kullanılan yöntem kontrollü biçimde koklamadır: Genellikle bir pamuk veya bez üzerine az miktarda gül yağı damlatılmış, katılımcılar yağı doğrudan buruna uygulamadan belirli süre boyunca koklamıştır. Cilt uygulamalarında ise gül yağı çoğunlukla bir taşıyıcı yağ içinde seyreltilerek kullanılmıştır. Günlük kullanımda saf gül yağı doğrudan cilde, göz çevresine veya ağız içine uygulanmamalıdır. Koklamak için bir pamuk ya da koku çubuğuna 1 damla damlatıp kısa süreli ve uzaktan soluyabilir; cilt için ise uygun bir taşıyıcı yağ içinde düşük oranda seyreltebilirsiniz. Gül yağı ve diğer ürünleri incelemek için Akita Altın Gül Yağı 1 ml ve Akita Taşıyıcı Yağ 30mL ürün sayfasını inceleyebilirsiniz.
Bilimsel çalışmalarda gül yağı nasıl kullanılmıştır?
Gül yağıyla ilgili insan çalışmalarında uygulama yöntemi araştırmanın amacına göre değişmiştir. En sık kullanılan yöntemler şunlardır:
Kontrollü koklama
Bazı çalışmalarda gül yağı:...
Geleneksel kullanımdan bilimsel araştırmalara uzanan dikkat çekici bir alan
Gül suyu yüzyıllardır yalnızca güzel kokusu veya cilt bakımındaki kullanımıyla tanınmıyor. Osmanlı tıp geleneğinde gül ve gül ürünlerinin ağız, boğaz ve diş eti bakımında kullanıldığına ilişkin kayıtlar da bulunuyor. Günümüzde yapılan bazı laboratuvar ve klinik çalışmalar, özellikle doğal aromatik bileşenleri korunmuş gül ürünlerinin ağız bakımındaki potansiyelini yeniden gündeme getiriyor.
Süleyman Demirel Üniversitesi Gül ve Gül Ürünleri Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde yürütüldüğü bildirilen çalışma da Türkiye’de bu alana dikkat çeken ilk girişimlerden biri oldu. Bununla birlikte bilimsel verilerin tamamı birlikte değerlendirildiğinde karşımıza tek yönlü değil, araştırılması gereken daha kapsamlı bir tablo çıkıyor.
Ağız kokusu neden özellikle sabahları belirginleşir?
Uyku sırasında tükürük üretimi azalır. Tükürük, ağız yüzeylerinin temizlenmesine ve mikroorganizmaların oluşturduğu bazı maddelerin uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Gece boyunca tükürük akışının yavaşlamasıyla dil yüzeyi, diş araları ve diş eti çevresinde bulunan mikroorganizmaların oluşturduğu uçucu kükürt bileşikleri daha fazla hisse...








